Galatasaray’ın şampiyonluğu, Fenerbahçe’nin borcu ve Bursa’nın Filistin duyarlılığı
Galatasaray’ın şampiyonluğu, Fenerbahçe’nin borcu ve Bursa’nın Filistin duyarlılığı
AHMET GÜLÜMSEYEN
Futbolseverin ‘Şampiyon kim olur?’ sorusunun cevabına az bir süre kaldı. Hafta sonu oynanacak olan Galatasaray-Fenerbahçe karşılaşması, şampiyonluk sorusunun da karşılığı olacak gibi. Tüm bunları söylerken, aklımızdan geçenleri bir kez daha paylaşmak istiyor; ‘Şampiyonluk kime göre, neden önemli?’ Futbol, ardı arkası kesilmeyen, bitmek bilmeyen bir oyun. Öyle bir oyun ki her defasında da toplumu ‘oyalıyor’. Çocuk yaşlı, her kesimden insanın gündemini meşgul ediyor.. “Üç büyüklerin YouTube kanalları, Avrupa’da ilk 20’de” şeklinde bir haber gözümüze ilişiyor. Haberde, Galatasaray’ın platformlardaki abone sayısı 3,9 milyona ulaşırken, Fenerbahçe’nin 3,1 milyona, Beşiktaş’ın ise 1,7 milyona çıktı’ şeklindeki içeriği, aslında daha fazla söze gerek bırakmıyor. Hal böyle olunca da toplumsal ilgi ve etkileşimden dolayı bugünlerde sıkça gündeme gelen ‘bağımlılığın’ futbola uyarlanması, abartı sayılmayacaktır. Çünkü, gündemden hiç düşmüyor, sürekli insanlığı ‘meşgul’ ettiği kadar da, abartı sayılacak yaklaşım ve duygular oluşturup, tehlikeye dönüşebiliyor. Futbol kulüpleri ‘şampiyonluğunu’ gündem yapıp tartışırken, toplumun değerlerinden nelerin alıp götürdüğünü de konuşmak, gündemde tutmak, çözüm önerileri hayata geçirmek önem taşıyor…
FENERBAHÇE’NİN BORCU 27 MİLYAR 293 MİLYON
Fenerbahçe’nin hafta sonu Yüksek Divan Kurulu toplantısı vardı. Toplantıda sarı-lacivertli kulübün toplam borcunun 27 milyar 293 milyon olduğu açıklandı. Fenerbahçe Denetim Kurulu Başkanı Mehmet Vodina’nın toplam borç açıklamasıyla birlikte, dikkat kesilmesi gereken iki başlık; amatör ve profesyonel sporcularla yapılan sözleşmeler dolayısıyla 2028 Şubat 2026’dan sonra ödenecek maç başı ücretler hariç, garanti ücretlerin toplamı 12 milyar 823 milyon TL’dir (1), 2026-2031 yılları arası için 2 milyar 165 milyon TL tutarında reklam, sponsorluk ve loca gelirleri tahsil edilmiştir. (2). Fenerbahçe her yıl şampiyonluğa oynayan bir ekip, dolayısıyla transfere harcadığı para kadar, gelirlerinin de iyi olması gerekir. Kulübün toplam borcunun her yıl katlanarak artması, evdeki hesabın çarşıya uymadığı gerçeğini ortaya koyuyor. Üzerinde dikkat kesilmesi gereken konu kulüpleri işadamlarının yönetmesi. Fenerbahçe, dün Ali Koç bugün ise Sadettin Saran örneğinde olduğu gibi. İşadamlarının şirketlerini bu şekilde yönetseler, şirketlerinin varlığını sürdürme şansı olması mümkün olmazdı, sanırız. Sözün özü, milyonlarca taraftarı olan kulüpler iyi yönetilmediği gibi, kulüplerin bu denli yüksek borcun içine girme çarkına kimsenin/yetkililerin ‘dur’ deme gibi bir düşüncesine sahip olmamaları…
FİLİSTİN DESTEKLEYİCİSİ BURSASPOR ŞAMPİYONLUĞU FAZLASIYLA HAKEDİYOR…
Tarihinde Süper Lig şampiyonluğu bulunan ve yönetim zafiyetlerinden dolayı 3. Lig’e kadar düşen Bursaspor, 2. Lig’de şampiyon olarak 1. Lig’e dönmenin sevincini yaşıyor. Yeşil-beyazlı ekibin şampiyonluğu, sıradan bir şampiyonluk değil. Taraftarının desteğiyle, her maçını kapalı gişe oynuyor. ‘1. Lig’e yükselen Bursaspor’un satışa sunulan 39 bin kombinenin şimdiden tükendiği, önümüzdeki hafta kapalı gişe oynayacak’ haberini okuyunca, Bursaspor taraftarının her defasında İsrail soykırımı altındaki Filistin’e verdiği destek geldi, aklımıza. 3. Lig’in 16. haftasında Düzcespor maçında ‘Özgür Filistin’ şarkısı eşliğinde binlerce kartonla Filistin bayrağı koreografisi sergilemesini hatırladık. O tarihten bugüne, bir yılı aşkın bir zaman geçti. Bursaspor 1. Lig’de ve Filistin’de İsrail katliamı ise dur durak bilmeden devam ediyor. Bursa taraftarının gösterdiği Filistin hassasiyetinin devamlılığı, tüm takımların/sporcuların bu duyarlılığa ayak uydurması ‘insanlık’ adına önemli. Bu vesileyle, Bursaspor’un şampiyonluğunu tebrik ederiz…