• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI

Yapılan zamlardan endişe ediyoruz

29 Temmuz 2023
A


Ali Sandıkçıoğlu İletişim: [email protected]

Değerli kardeşlerim, öncelikle şunu ifade etmek isterim ki; ben bir ekonomi uzmanı değilim. Emekli bir Türk vatandaşıyım. Emeklilik hayatım daha çok benim gibi, her kademeden emekliler arasında geçiyor. Onların neler söylediklerini dikkatle dinliyorum. Çok değişik şikâyetler de bulunan ve zorlanan emekliler var. Bu insanların hemen, hemen hepsi Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Cumhur İttifakı’na oy veren insanlardır. Vatanını, devletini seven gerektiğinde her türlü fedakârlığı yapmaktan çekinmeyen insanlar… Dünyanın bir pandemi sıkıntısı yaşadığını biliyoruz. Ülkemizin 11 vilayetinde büyük bir deprem felaketi olduğunu da biliyoruz. Devletimiz, milletimiz yaraları sarmak için nasıl seferber olduklarını bunun da milletimiz için ağır bir yük getirdiğinin idraki içindeyiz. Bu deprem herhangi bir Avrupa ülkesinde olmuş olsaydı inanın altından zor kalkardı. Ama milletimizin özelliği bu. Gerektiğinde ekmeğini kardeşiyle paylaşmasını bilir. Gözlerini para hırsı bürümüş, karaborsacıları, haram servet yığanları bir kenara bırakınız… Ancak; emeklilerin bir bölümünün zam yapılmayanlar dışında kalmaları, gerçekten birçok emekliyi üzdüğüne şahit oldum. Bu insanların içinde kira ödeyenler var. Bilindiği gibi günümüzde bir kısım ev sahipleri nerede ise kiracıların canını alacak. Tabii bütün ev sahiplerini kastetmiyorum (Zaman zaman kiracılarla ev sahipleri arasında olan kavgaları, hatta cinayetle biten olaylara TV haberlerinde şahit olmaktayız). Emekli 2 bin lira kira öderken, kirasını birden sekiz-on bin TL ve daha yukarılara çıkartan ev sahiplerini kastediyorum. Eskilerimiz; ekmek aslanın ağzında derlerdi. Şimdi ise ekmek aslanın midesine indi. Al alabilirsen, geçin geçinebilirsen… En iyi hesap uzmanı olsan bile topla, çıkar, böl, çarp ancak olmuyor. Gelir, gideri karşılamıyor. Gerçekten geçim zor. Pazarlar, marketler el yakıyor… Bu arada; Sağlık Bakanlığımız ilaçlara sessiz sedasız zamlar yapmış kanser, kalp ve bir kısım hastalar ilaçlarını doktoru yazsa, raporu dahi olsa vatandaştan bir hayli para alınıyor. Hastaneler nerede ise eski günlerine döndü. Herhangi bir hastane veya doktordan randevu almak günümüzde çok zor… Hani var ya: “Zor dostum, zor…”. Hele çalışanlar, bir iki çocuk da okutuyorlarsa; bir de tek çalışıyorlarsa Allah onların yardımcıları olsun… Bir de milletle alay eder gibi birçok televizyon kanalında öğlen kuşağında yemek yarışmaları yapılmaz mı? Vatandaş ekmeği, soğanı, patatesi almayı hesap ederken, yarışmalar ve kısmen albenili gıda reklamları insanları televizyon karşısında imrendirip duruyor. Akla merhum Kemal Sunal’ın camdan döneri yaladığı filmi geliyor…

EMEKLİLİK, çalışma hayatının sonunda insanların hak ettikleri dinlenme ve huzur dönemidir. Ancak emeklilik yılları boyunca ekonomik zorluklarla karşılaşan birçok emekli, geçim sıkıntılarına maruz kalmaktadır. Son zamanlarda; ülkemizin ekonomik şartları sebebi ile hayat pahalılığı artmış ve enflasyon oranları yükselmiştir. İşte bu durum özellikle ülkemizde emeklilerin satın alma gücünü ciddi şekilde etkilemiştir. Artan fiyatlar, emeklilerin aylık gelirlerinin yeterli olmamasına ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta ciddi bir şekilde zorlanmalarına sebep olmuştur. Günümüzde sağlık giderleri, kira giderleri, temel gıda ihtiyaçları, sosyal giderler herkesin bildiği gibi emeklilerin bütçelerine ağır bir yük getirmektedir. Bazı dar gelirliler için sosyal yardım kuruluşları ayni ve nakdi yardımlar yapıyorlarsa da bu da tam olarak ihtiyacı karşılayamamaktadır. (Sosyal kurumlardan yardım alabilmek için ya torpil ya da siyasi referans gerekiyor.) Bazı çözüm önerilerini şöyle sıralamak mümkün:

a) Emeklilerin gelir düzeylerine uygun bir enflasyon endekslenmesi sağlanmalı ve yapılan zamlar, temel yaşam maliyetlerini takip edecek şekilde ayarlanmalıdır.

b) Ekonomik istikrarın sağlanması için sosyal politikaların güçlendirilmesi.

c) Emeklilere yönelik ekonomik, danışmanlık ve bilinçlendirme programları düzenlenmesi.

d) Sosyal yardımların kapsamının genişletilmesi.

e) Emekli maaşlarından yapılan vergi kesintilerinin acilen gözden geçirilmesi.

Ülkemizdeki emekliler çalışma hayatlarında memleketimize çeşitli katkı sağlayan önemli bir kesimi oluşturmaktadır. Bugünün gençleri ve çalışanları yarının yaşlıları ve emeklileri olacaklardır. Ülkemizde emeklilerin huzur içinde hayatlarını sürdürmeleri acilen halledilmesi gereken bir konudur. Bunun için iktidar, muhalefet, mecliste grubu olan veya olmayan bütün siyasilerimiz oy hesabını, siyasi çekişmeleri bir kenara bırakarak bu konunun halledilmesi için ellerinden gelen gayretleri yapmaları gerekmektedir. Sayıları milyonlara varan emeklilerimiz böyle bir kararı sabırsızlıkla beklemektedirler. Milletimizin her kesimindeki insanlar emeklilerin onurlu ve yaşanabilir bir hayat sürmelerini sağlamak adına sorumluluklar almalı ve elden geldiği kadarı ile adil çözümler üretmelidirler. Yazımızın başına koyduğumuz: “Endişe ediyoruz” başlığı şunun içindir. Biz geçmişte bazı Avrupa ülkelerinde hayat pahalılığı vatandaşın ekmek bulamadıklarını krala veya devlet başkanına söylenince kral şöyle demişti: “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler.”. Biz kendi insanımıza böyle umursamaz bir şekilde sözler diyemeyiz. İster çalışan olsun ister emekli, bizi idare edenler bütün sıkıntılarımızla ilgilenmek durumundadırlar (Zaten hükümetimiz elinden geldiği kadarı ile mecburen zamlar yapsa da yine de vatandaşı nasıl daha rahat ettirebilirimin çarelerini arıyor). Günümüzde gidip gördüğüm için, halen kendilerine her türlü yardımcı olduğumuz bazı batılı küçük ülkelerin parası bile bizim sekiz on katımız fazla olmuş neden? (Bilerek küçük devletlerin isimlerini yazmadım). Birkaç sene önce Gürcistan’ın parası bize göre çok çok daha düşüktü. Şimdi onların parası bile bizden çok çok daha ileride niçin (Paraları değer kazandığı için, önceden çay toplamak için Rize’ye akın eden Gürcüler şimdilerde eskisi gibi gelmiyor.) Bazı zaruri ihtiyaç maddelerine; son olarak yapılan zamları bir türlü anlayamıyoruz. Daha çok almalarını isteriz. Niçin verildi demiyoruz. Ancak memura seyyanen sekiz bin TL verilirken, binlerce emeklinin görülmemiş olması, unutulmuş olması neden? İşte bunun için endişeleniyoruz. Yakın gelecekte mahalli seçimler olacak. Yedi düvel son seçimde Sayın Cumhurbaşkanımızı düşürmek için gece gündüz çalıştılar. Milyarlar döktüler. Ancak milletimiz, kararını verdi ve Cumhur İttifakı dedi. Acaba belli güçler devletimizin birçok kurumunda olan uyuyan güçleri uyandırıp, yapılan zamlarla büyük şehirleri ve mahalli seçimleri mi şimdiden etkilemeye çalışmaktadırlar? Endişemiz var… Yoksa ülkemizdeki zamane haşhaşileri birilerinden emirler alarak yavaş yavaş harekete mi geçtiler? Yoksa: dünya çapında bir lider olan Sayın Cumhurbaşkanımızın çevresinde olan, asla ona yar olmayanların tezgâhına mı geliyor? Sessiz sedasız ABD himayesinde olan malum zatın Türkiye’deki hücreleri mi harekete geçti… Petrole yapılan aşırı zamlar, bütün piyasaya arka arkaya zamları getireceğini çocuklar dahi biliyor… Bir kısım yetkililer Avrupa’da petrol fiyatlarının Türkiye’den daha pahalı olduğunu söylüyorlar. Doğrudur. Ancak sayın yetkililerimiz Avrupa’da çalışan insanlarla, Türkiye’de çalışan insanların alım güçlerini de göz önünde bulundurmaları gerekir. Ben geçen hafta Avrupa’da idim. Orada da marketlerdeki fiyatları kontrol ettim… Orada her çalışanın marketten filesini doldurması bize göre daha kolay… Çünkü paralarının alım gücü fazla. Netice olarak Hz. Allah (C.C) insanlara takatlerinin kaldıramayacağı bir yükü yüklememektedir. Sayın Cumhurbaşkanımız ve sayın hükümetimiz ve sayın muhalefet partilerimiz lütfen vatandaşı, emekliyi rahatlatacak tedbirleri birlikte alınız. Vatandaşa kaldıramayacakları yükleri yüklemeyiniz. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

AÇIK MEKTUP:

Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca Beyin dikkatine;

Son günlerde özellikle İstanbul’un Rumeli yakasındaki hastanelerden randevu almak çok zorlaştı. Randevu almak için telefonlara cevap verilmiyor. Diyelim ki telefonu düşürdünüz bu defa bir ay, iki ay sonrasına randevu zoraki veriliyor. Görüntülemeler için hemen her hastanede çok geç gün veriliyor. Zatı âlinizden istirhamımız bir bakan olarak değil, vatandaş olarak lütfen denemek için herhangi bir hastanenden randevu almak için telefon ediniz. Vatandaşa, Sayın Cumhurbaşkanımızın da çok defa dile getirdiği o eski günlere mi dönüyoruz korku ve heyecanı hâkim. Yine hastanelerde randevu ve ilaç kuyrukları mı başlayacak? Ayrıca birçok ilacın fiyatı da epeyce arttı. İlginizi istirham eder, saygılar sunarım.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Helal olsun

Akit gazetesinde böyle bir yazar varmıymış be hocam... Kaleminden öpüyorum...

Aslan

Doğru değil. Kimsenin bir mağduriyeti yok.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23