• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI

“Ula ne oldi?”

31 Mayıs 2023
A


Ali Sandıkçıoğlu İletişim: [email protected]

Tebrikler Türkiye… Tebrikler Türk Milleti… Tebrikler vatan ve bayrak sevdalıları… Tebrikler Anadolu’nun yiğit evlatları… Tebrikler Fatmalar, Tebrikler Ayşeler… Tebrikler Hasanlar, tebrikler Mehmetler… Tebrikler dünyanın birçok ülkesinde rızkını arayan gurbetçilerimiz… Tebrikler il il, kasaba kasaba, köy köy, ev ev dolaşan gayret gösteren kardeşlerimiz… Tebrikler doğruyu yazan, hakkı savunan basınımız, gazetecilerimiz… Tebrikler doğrudan taviz vermeyen medyamız… Tebrikler ekranlarda çekinmeden doğruları anlatan konuşmacılarımız… Tebrikler satın alınamayan, ısmarlama anketler yayınlamayan kamuoyu araştırmacıları mensupları… Tebrikler dua ehli… Allah (CC) hepinizden razı olsun. Bizim Karadeniz yöresinde çoklarınızın bildiği meşhur bir Karadeniz fıkrası vardır. Seyahat halinde olan geminin birinci kaptanı, yardımcısı ikinci kaptana: “Ben yoruldum. Ben biraz dinleneyim. Sen gemiyi rotasına uygun idare et.” der. İkinci kaptan “Olur efendim, merak etme. Sen git dinlen.” der ve geminin idaresini teslim alır. Birinci kaptan yardımcısına “Şayet anormal bir durum olursa beni uyandırırsın.” tembihinde de bulunur. Yardımcı kaptan: “Olur kaptanım. Siz rahat olun, siz biraz dinlenin ben gemiyi sizin ayarladığınız rotaya doğru idare etmeye çalışırım. Bir durum olursa da sizi uyandırırım.” der. İkinci kaptanın idaresinde gemi bir müddet gittikten sonra hafif bir fırtına çıkar, dalgalar var, pek fazla da tecrübesi olmayan acemi, yardımcı kaptan rotadan da ayrılarak, gemiyi sevk ve idare etmeye çalışırken birden gemi büyük kayalıklara çarpar ve büyük bir gürültü çıkarır… Gürültü ile uyanan birinci kaptan acemi kaptan yardımcısına seslenir: “Bir ses duydum. Ula! ne oldi?”. İkinci kaptan bağırarak cevap verir: “Yok bi şey kaptanım!... Deniz bitti.”.

Şimdi necip milletimiz sayesinde geminin idaresi (Türkiye’nin idaresi) ülkemizi kayalıklara doğru götürüp parçalatacak (bölünmesine sebep olacak) acemi kaptanlara teslim edilmedi. Yoksa ülkemizin bölünmesi hiçten bile değildi. Tüm hazırlıklar ülkemizi bölmek, birilerine muhtariyet vermek, yer altı ve yer üstü zenginliklerimizi paylaşmak üzere iç ve dış düşmanlarla anlaşılmıştı… Çok şükür… Elhamdülillah. Bu planlar tutmadı. Milletimizin feraseti sayesinde hepsi suya düştü. Kandildekiler, Pensilvanya’dakiler, dünya devletleri, teröristler tüm güçleri ile acemi kaptana destek verdiler. Sayın Cumhurbaşkanımızı alçakça aşağıladılar. Türkiye gemisinin idaresini acemi ikinci kaptana teslim etmek istediler, oyları falancaya veriniz diye kanun kaçakları, vatan ve bayrak düşmanları televizyonlara çıkarak konuşmalar yaptırdılar. Bir kısım Avrupa basını aleni acemi kaptana akıl almaz şekilde destekler verdiler… Sahte anketlerde onu çok çok önde gösterdiler… Acemi kaptanla ittifak etmeleri üzerine kendilerine vaatler verilen, oyları binde biri bile bulmayan, kendilerini kahraman zanneden, al sana da bir cumhurbaşkanlığı yardımcılığı, yetmez ise dışarıdan göstereceğiniz birkaç adaya da Cumhurbaşkanlığı yardımcılığı vereceğiz denilen minik partilerden (sözde milliyetçi, muhafazakâr) destek aldılar. Ama olmadı. Şimdi terör sevicileri ister ağlasınlar ister gülsünler… Türk devletinde bakanlık, başbakanlık verilen vefasızlar nasıl da dün dostum(!) dediklerini arkadan hançerlediler, bayrak düşmanları ile birlik oldular… Kur’an kurslarını kapatacağız diyenler, diyaneti kaldıracağız diyenler, herkesten hesap soracağız diyenler, kendilerini milletin üzerinde bir güç sayan Sabatayistler, dönmeler, mukaddes davasını satıp ihanet edenler, neredesiniz?... Hiç vicdan azabı çekiyor musunuz? Bu necip millete yanlış yaptığınızın farkında mısınız? Hele hele ömrü Kur’an hizmeti ile geçen, mahkemelerde, tabutluklarda, cezaevlerinde çileler çeken, İslam şeriatının, sünneti Resulullah’ın yayılması için gece gündüz demeden çalışan Allah (CC) dostu Üstazımız Hz. Süleyman Hilmi Tunahan’ın (KS) davasını satanlar, yıllardan beri birçok dinsizin yapamadığından daha çok İslami hizmetlere zarara verenler, emirul müminler, iki peygamber gücündeki abileri, muhterem büyüğümüz(!) vicdanen rahat mısınız?... Kabre girdiğinizde bu davayı satmanın, bunca insanın vebalinin hesabını nasıl vereceksiniz?... Bazı münafıklar görmezden gelseler de bir kere daha Hz. Üstazımızı (KS) ona gerçekten bağlı olan ihlas ve samimiyet ehlini, bu mukaddes davaya “Sabikunler” gibi hizmet eden birçokları baka alemine göçen birinci kuşak büyüklerimizi, halen ihlasla yardıma koşan, verilen sünnete uygun hizmetleri yapmaya çalışanları tenzih ederim. Baka alemine göçenlere rahmetler dilerken, hayatta olanları hürmetlerimle selamlarım.

Yine meşhur bir Karadeniz fıkrası var. Karadenizlinin biri işlediği bir suçtan dolayı idama mahkûm olur… İdam edilecek kişiye idam sehpasında kendisine sorulur: “Son isteğin nedir?”. Karadenizli cevap verir: “Habu bağa ders olsun. Bi daha yapmiyacağum.”. Milletin tokadı size ders olsun. Bir daha milletin kutsallarını ve milleti hafife almayın!... Siyaset yapacaksanız adam gibi, demokrasi ve hukuk kurallarına uyarak yapınız. Vatanı satmaya kalkmayınız. Bayrağı indirmek isteyenlerle bir olmayınız.

Ezanı susturmak isteyenlere destek olmayınız. Milletin dini ile vatanı ile bayrağı ile Kur’an’ı ile ezanı ile örtüsü ile adet, gelenek ve töreleri ile asla oynamayınız!... LGBT’ci ahlaksızların reklamcıları olmayınız! Onları savunmayınız!… Ahmet’leri, Mehmet’leri, Ayşe’leri, Fatma’ları bırakıp Jacop’larla, Hans’larla, Dimitri’lerle birlikler kurmayınız… Türk aile yapısını koruyun, en azından hürmet edin… Millet döneklere, yuvasını terk edenlere, davasını satanlara, tarihe ve ecdadına ihanet edenlere, tükürdüğünü yalayanlara, dün söylediklerini bugün inkâr edenler ile teröristlerle el sıkışanların biletlerini keserek haydi size güle güle diyerek uğurladı! Böylece kendilerine çok güzel derslerini verdi… Hani meşhur bir atasözümüz var: “Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.”. ABD, AB ve batılı bütün ülkeler acemi kaptana açık çekler ve destekler verdiler. Ancak büyük Türk Milletinin feraseti galip geldi. Bütün gayretleri boşa çıktı… Yaptıkları şişirilmiş anketler, algı operasyonları işe yaramadı… İç ve dış düşmanlar; büyük Türk Milletinin feraseti karşısında şişirdikleri zat, bal mumu gibi eridi, saman alevi gibi söndü. Yalanları ile peynir gemisi bile yürümedi… Dış güçler, şer kuvvetleri, bizdeki gözlerini para hırsı bürümüş bir kısım dönekler bir kısım medya ve basın mensuplarını satın aldılar, euro ve dolarlar akıttılar. Yanlış haberler yaptılar, şişirilmiş kamuoyu yoklamaları yayınladılar, iftiralar attırdılar, karalamalar yaptılar, yapılan hizmetleri inkâr ettiler, milleti bu sahtekârların haberlerine, aslı olmayan kamuoyu araştırmalarına inandırmaya çalıştılar. Ancak milletimiz, alçakların ihanetlerine inanamadı ve Cumhur dedi. Cumhurun yanında yerini aldı. Bir kısım araştırmacılar manipülasyon yaparak, acemi kaptana % 60’ın üzerinde oy gösterdiler. Ülkemizdeki dönek siyasetçiler gemilerini sol limanlara demirlediler, Kandil’den gelen direktiflere, yutkunmadan tamam, baş üstüne dediler, Batılı tüm ülkeler, büyük medya kuruluşları, ajanslar hepsi seferber oldu. Yalan üzerine projeler geliştirdiler (Onların niyetleri ülkemizi bölmekti tabii.). Ama emellerine, arzularına ulaşamadılar. Hiçbir zaman da ulaşamayacaklar inşallah. Bebek katillerini, terör suçlularını, devletimizi yıkmaya kalkan FETÖ kaçkınlarını, affetmek için söz verenlerin sözleri kuru vaatlerinden öteye geçemedi. Şimdi de ellerini ovuşturuyorlar. Çokları bu netice karşısında içmeden sarhoş oldu…

Hele bizdeki çok bilmiş bazı televizyon konuşmacılarının biraz olsun acaba seçim öncesi söylediklerinden dolayı yüzleri kızarır mı?... Arkadaşlar! Sizler hiç duymadınız mı “Mazlumun ahı dağları yıkar.” diye. Kırk bin Türk, Kürt, Arap, Acem vs. demeden millet evladını: güya Kürtlerin haklarını savunuyoruz diyerek şehit eden, eli kanlı teröristlere bu millet kırk bin şehidini unutarak destek mi verecekti?... O günahsız şehitlerin bu topraklara akan kanı, onların analarının, babalarının, yakınlarının ahları sizleri boğar. Neticede boğdu da. Millet size karnenizi verdi. Gidin iyi çalışın. Vatan düşmanlığını bırakın… Bayrak düşmanlığını yapmayın. Milleti bölmeyi bırakın. Kan akıtmayın, gelin bizim değerlerimizi paylaşın… Bu ülkede birlikte yaşayalım… Bu millet hiçbir zaman teröristlere, terör sevicilerine bu vatanı teslim etmez. Bunu iyice öğenin. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz…

ÖZÜR:

Geçen haftaki yazımda yer alan Bakara Suresinin 120. ayeti kerimesini bilgisayarda aktarırken “velen terda ankel yahudü ve len nesara” olması icap ederken “vennesara” diye çıkmıştır. Mazlum ismi ile uyarıda bulunan arkadaşımıza teşekkür eder, düzeltir, bütün kardeşlerimden özür dilerim.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Abdullah

 Sevdiklerinle aynı sandıkta haşrolasınız inşallah.

Canan

Elhamdulillah.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23