• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI

Tuna ağlıyormuş bazı geceler…

13 Mayıs 2023
A


Ali Sandıkçıoğlu İletişim: [email protected]

Değerli kardeşlerim; Hz. Peygamber Efendimizin (SAS) bir hadisi şerifi vardır. Diğer hadisi şerifler gibi, bu hadisi şerif de bizleri çok ciddi bir şekilde uyarıyor. Hadisi şerifin meali şöyle “Sizden biriniz bir kötülük gördüğünüz zaman onu elinizle önlemeye çalışın. Buna gücünüz yetmezse, diliniz ile engel olmaya çalışın. Buna da gücünüz yetmezse o zaman kalbinizle buğz ediniz. Onların yaptıklarını tasvip etmeyiniz. Üçüncü hal, imanın en zayıf tarafıdır.” Yani Müslüman şartlara göre münkirat veya kötülükler işleyenleri elle, olmazsa dille engellemeye çalışmalıdır (Lütfen bundan değişik bir mana çıkartmaya tevessül etmeyiniz. Biz kimseyi isyana teşvik etmiyoruz.) Yani gerçek manada bir Müslüman diniyle, kitabıyla, inanç ve akidesi ile bağdaşmayan meseleler karşısında “Beni sokmayan yılan bin yaşasın” veya “Her koyun kendi bacağından asılır” diyemez. Koyun kendi bacağından asılmış olsa da bir süre sonra koktuğunda, kokusu etrafı ve herkesi rahatsız edeceği kesindir. Birçok dini kitapta yer alan, Kur’an-ı Kerim’de de sarahaten açıklanan Lut (AS) Kavminin helak oluşu hadisesi vardır. Çirkin fiillerinden dolayı Cenab-ı Hakk, Lut (AS) kavminin helak edilmesi emrini verdiğinde melekler, Lut (AS) kavmini helak etmek üzere gelirler. Bakarlar ki binlerce insan secde halinde. Acaba yanlış bir kavme mi gittik diye Cenab-ı Hakk’a sorarlar. “E tühlekül karyetü ve fihessalihün” yani “Yarabbi birçok salih ve secdede bulunan insanların bulunduğu bir belde helak olur mu?”. Cenab-ı Hakk: “Kale neam bi sükütihim ala maasıllah” yani “Evet. Allah’a (CC) yapılan isyanlara karşı sessiz kaldıklarından.”. En azından içlerinden onlara buğz edebilirlerdi. Onu da yapmadıkları için, hepsi aynı ceza ile cezalanacak ve bilindiği gibi Lut (AS) Kavmi cezalandı.

Değerli kardeşlerim; ilkokuldan beri az çok hepimiz haçlı seferlerini biliyoruz. Peygamber Efendimiz (SAS) ilk olarak Mekke-i Mükerreme’de Cebeli Kubeys Dağından İslamiyeti ilan ettiği zaman; Ebu Cehil ve Ebu Leheb en azılı düşman olarak Peygamber Efendimizin (SA) karşısına dikildiler. O günden bugüne, Ebu Cehil ve Ebu Leheb’in torunları vardır ve İslam dinine amansız bir şekilde düşmanlıkları devam ediyor. Kıyamete kadar da devam edecektir. Avrupa’da Türk deyince akla İslam geliyor. O bakımdan Avrupa’da hem İslam dinine hem de Müslüman Türklere amansız bir düşmanlık sürüp gelmektedir. Türlü türlü oyunlarla 14 Mayısta ülkemizde yapılacak seçimi etkilemek istiyorlar. Şu an için ülkemizde elhamdülillah istedikleri gibi at oynatamıyorlar. Kendilerine göre piyonlar istiyorlar. Bunu elde edebilmek içinde aylardır ülkemizde dönen dolapları, ülkemizde oynanan oyunları, kurulan tuzaklar hep birlikte ibretle ve hayretle takip ediyoruz. Yıllardan beri sağcı, milliyetçi, muhafazakâr tanıdığımız bazı siyasetçilerin sırf kin, hasetlerinden dolayı kimlerle birlik olduklarını, hangi protokollerin altına beraberce imza attıkları üzülerek seyrediyoruz. Ancak yaptıklarını asla tasvip etmiyor, ortaklıklarını onaylamıyoruz. Peki, bu insanları aynı masada veya aynı çatı altında birleştirenler kimlerdir? Bunlara kimler emirler veriyor? Salim bir kafa ile hepimiz düşünelim.

Birkaç gün önce kütüphaneme indim. Elime Osmanlıca basım çok eski bir ciltli mecmua aldım (Yeni Mecmua). Şöyle sayfalarını karıştırırken 17. sayısının 231. sayfasında (M F) imzalı bir şiir dikkatimi çekti. Çok etkilendim. Onu siz değerli kardeşlerimle paylaşmak istiyorum: 

AKINCI TÜRKÜSÜ

Tuna boylarında sıra selviler

Tan yeri estikçe sessiz ağlarmış;

Gül bahçelerinde başkuşlar öter…

Şu viranelikler eski bağlarmış!

 

Namaz gah bir otluk: kalmamış taşı;

Çeşmelerden akan: kanlı gözyaşı…

Orda bir güzel var çatılmış kaşı;

Ak alnına kara çatkı bağlarmış!

 

Kırık minareden duyulmaz ezan

Hep ocaklar sönmüş, devrilmiş kazan.

Bir inilti duydum, sandım bir ozan;

Sesime ses veren karlı dağlarmış!

 

Söğüdün dalında hasta serçeler

Eski akın destanını heceler…

Tuna ağlıyormuş bazı geceler…

Göğsünde kefensiz şehitler varmış!

 

Bozulan bağların üzümü acı;

Ası köle kesmiş, eski haracı.

Yine yeni kral giymişler tacı

Şahin yuvasını, kargalar sarmış!

 

Haydi eski ozan al sazı ele

Düşmanlar içine düşsün velvele

Deki hor bakmayın bu durgun sele 

O yetmiş bir kavme akın çıkarmış!

(Şiirin yazarı hakkında fazla malumat bulamadım. Allah rahmet eylesin.)

DEĞERLİ KARDEŞİM:

Eğer bizler güzel vatanımızda akan; Sakarya, Dicle, Fırat, Harşıt Çayı, Melen Çayı, Kelkit Çayı, İyidere (Kalapatamoz), Fırtına Deresi, Manavgat, Asi, Meriç, Aras, Zap Suyu, Seyhan, Ceyhan, Çoruh, Yeşilırmak, Kızılırmak, B. Menderes, K. Menderes gibi ülkemizin birçok bölgesinde akan adlarını buraya sayamadığımız küçük büyük nehirlerimizin ağlamalarını istemiyorsak 14 Mayısta çok ciddi düşünerek, iyi hesap ederek vatandaşlık görevlerimizi ifa edelim. Sosyal medyanın nefret ve düşmanlık üzerine kurdukları asılsız iftiraları, propagandaları elimizin tersi ile itip sazı gerçek ozanın eline verelim. İç ve dış düşmanlarımıza hep birlikte inşallah velvele salalım. “Nasrun minellahi ve fethün karıb” ayeti kerimesinin sahibi Allah (CC); milletimizin, memleketimizin yardımcısı olsun. Âmin. İnşallah. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

GEÇMİŞ OLSUN:

Yayın hayatına başladığı günden günümüze kadar, yayın politikasından taviz vermeyen, hakkı ve doğruları savunup Türkiye ve dünya mazlumlarının yanında yer alan, mukaddes değerlerimizi en iyi bir şekilde, samimi olarak savunan, din, vatan ve mukaddesat düşmanlarının karşısında dimdik duran, AKİT MEDYA grubunun bulunduğu iş hanında bilindiği gibi korkunç bir yangın meydana gelmiştir. Tek teselli can kaybının olmamasıdır. AKİT MEDYA grubunun sahip, yönetici ve tüm çalışanlarına geçmiş olsun dileklerimi sunarım. ALLAH (CC) her türlü maddi ve manevi felaketlerden cümlemizi korusun. ÂMİN…

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Uğur

Hocam bütün beşinci kuşak ataları Tuna civarından (onun 50 ila 70 km yakınından) olan, Deliorman asıllı biri olarak şu benim için çok ilginç ve manidar oldu ki aynı gün hem siz bu şekilde atalarımın Tuna yöresinden olan hicretine dair bir şiirden söz ettiniz hem de gazetenizdeki diğer bir yazar aynı yöredeki 1854 Silistre zaferimizi anlattı. İçimizdeki Zilletçi münafıklar ve akılsızlar yüzünden elimizde kalan topraklarımızda da tekrar garip ve parya bırakılmak bir tarafa ben şunu hayal ediyorum ki Tuna'ya ve çok daha ötesine, Viyana'ya ve Kiev'e kadar bize atalarımızdan emanet kendi eski Rumeli topraklarımıza geri dönelim ve çok daha ötesini fethedelim. Ben Allah'a bunun için niyaz ediyorum. Benim bildiğim kadarıyla atalarım Anadolu'dan da Orta Asya'dan da gelmedi, fakat bugünkü sözde-Ukrayna ve sözde-Bulgaristan'dan ve bu ikisinin arasından geldi. Oralar benim binlerce senelik atalarımın ve özellikle mücahid mümin atalarımın yurtlarıdır ve bana ve benim gibi milyonlarca diğer Muhacir torununa onların emanetidir.

Hasan oğlu Hüseyin

Oylar Milli Dini tüm değerlere sahip çıkan Reis e Cumhur ittifakına
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23