• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI

Kurban Bayramı yaklaşırken...

24 Haziran 2023
A


Ali Sandıkçıoğlu İletişim: [email protected]

Kurban lügaten yaklaşmak; ıstılahta ise Allahu Zülcelal hazretlerine manen yaklaşmak gayesi ile Allah rızası için kurban olarak kesilen hayvana verilen addır. Hicretin ikinci yılında Medine-i Münevvere’de meşru kılınmıştır. Kurban kesme ibadetinin meşruiyeti kitap, sünnet ve icmai ümmet ile sabittir. Mali bir ibadet olan kurbanın bir insana vacip olabilmesi için kişinin hür, mukim ve zengin olma şartı aranır. Zengin olan ve şartlar kendinde bulunan kadın-erkek herkese kurban kesmek vaciptir. (Hanefi mezhebine göre) Kurbanın vacip olabilmesi için ölçü 20 miskal yani 80 gram altındır. Bunun karşılığı dövizi yahut Türk parası veya herhangi bir geçerli parası olan kurban kesmekle mükelleftir. Bazı sözüm ona ilim adamlarının söyledikleri gibi kurban asla(!) bir “kavurma bayramı” değildir. Veya hayvan katliamı hiç de değildir. Kurbanın nasıl kesileceği, hangi hayvanlardan kurban olabileceği, büyükbaş hayvanlardan kaç kişinin ortak olarak kurban kesebileceği, ortaklarda aranan şartlar ve kurban etinin nasıl taksim edileceği, kurbana ait diğer bütün hükümler detaylı bir şekilde fıkıh kitaplarında yer almaktadır. Burada bunların üzerine duracak değilim. Tarifinden de anlaşılacağı üzere kurbanı inanan Müslüman, bir ibadet olarak, Allah’a (c.c) manen daha fazla yaklaşmak için keser. Kesilen kurban doğrudan doğruya kesenin malıdır. Bir başka kurum, ya da şahsın, kişinin malı olan kurbana öyle veya böyle müdahale etme hakkı yoktur. Eğer mülkiyet hakkı denen bir şey varsa ve ondan söz ediyorsak, kişi kestiği kurbanın etini, derisini dilediği gibi tasarruf edebilir. Eskiden sayın devlet yetkililerimiz Kurban Bayramı yaklaştığında tebliğler, demeçler, beyanatlar yağdırmaya başlarlar, kurban kesen Müslüman kurban derisini sadece THK’ya verecek veya kurban derilerini sadece THK toplayabilir diye... Müslümanlara ne tür çileler çektirmişlerdir. Bekçiler kapı kapı dolaşarak Müslümanların kestikleri kurbanlarının derilerini zorla almışlardır. İyi ki, o zaman ki, yetkililerimiz kurban derilerinizi Kızılay’a mecburen vereceksiniz demediler. Daha kısa bir süre önce yolsuzluk nedeni ile Kızılay yönetimini yetkililer görevden almadı mı? (Geçmişte) Kızılay’ın başarısına gelince: Yakın geçmişte ülkemizin yaşadığı ( Allah bir daha göstermesin) o acı depremde (Gölcük, Adapazarı depremi) Ne kadar başarılı(!) çalışmalar yaptıklarını gördük. (Elbette ki günümüzdeki Kızılay’ın çalışmalarını eskisi ile kıyaslamıyoruz. Bazı eksik işleri olsa da) Anayasamızın 13. maddesi kişiye temel hak ve özgürlük hakkı tanımıyor mu? Neden Müslümanın elini kolunu bağlayarak ille de derini şu kurum toplayabilir diyerek hukuk adını hukuksuzluklar yaptılar. Bu nasıl demokrasi, nasıl laik bir idare sistemi idi? Hani din, devlet işlerine, devlet de din işlerine karışmayacaktı?... Bu nasıl insan hakları ve bu nasıl mülkiyet hakkı? Böyle bir uygulama hukuka uygun mudur? Böyle bir uygulama mülkiyet hakkını ihlal etmek değil midir?... Madem laikiz bırakın her dinin mensubu; dininin gereğini dilediği gibi yapsın ve yaşasın. Sizler neden kılıflar uyduruyor ve Müslümanın mali bir ibadet olarak kestiği kurbanının derisini ille de şuraya vereceksiniz diyerek talimatlar yağdırıyorsunuz?... (Bu o eski günleri hatırlatmak için)

Bir taraftan laikiz dediler,. Öbür taraftan laik devletin polisi, bekçisi seferber olarak vatandaşın elinden kurban derisini zorla almaya çalışacak. Madem laiklik var, demokrasi var, bırakın isteyen kurban kessin. İsteyen kesmesin. Kurban kesen kişi de etini ve derisini dilediği gibi tasarruf etsin. Ancak derideki rant hem devletin, hem dernek ve vakıfların hem de birçok insanların iştahını kabartıyor, hukuk adeta göz ardı ediliyordu. Tabir caiz ise bir deri kapma savaşı başlıyordu. Bir zamanlar THK yetkililerinin kurban deri paraları ile yurt dışından artistler getirdiklerini gazetelere okumuştuk, yine Müslümanın kestiği kurban derileri ile içki sofraları tertiplendiği haberlerde, basında yer almıştı. Çok şükür devletimizin polisi, bekçisi, jandarması şu an için deri avına çıkmıyor. Müslüman kendi derisini istediği yere verebiliyor. Okula versin, çeşmeye versin, spor kulübüne versin, dilerse camiye versin, dilerse hava kurumuna versin. Dilerse de namaz pöstekisi yapsın. İsterse de hizmetlerini takdir ettiği, beğendiği herhangi bir başka hayır kurumuna versin. Bu kişinin kendi öz malı ve kişide malını dilediği gibi kullansın. Elhamdülillah günümüzde de kurban kesen etini, derisini dilediği gibi tasarruf etmekte serbesttir. Burada kurban kesen Müslümanlara da bir çift sözüm var: Türkiye bir hukuk devletidir. O halde kestiğin kurbanının derisine sahip çık. Gönlünde hangi kurum ya da kuruluş yatıyorsa derini al oraya götür ver. Zorla elinden deriyi bir hukuk devletinde kimsenin alma yetkisi yoktur. Şuurlu ve uyanık olalım. Allah rızası için kestiğin kurbanın derisini güvenmediğin insanlara kaptırma...

DEĞERLİ KARDEŞLERİM:

Şimdi belki derimizi zorla alacak polisler, bekçiler yok ama.. Kestiğimiz kurban derilerine göz diken, onları bizlerden almak isteyen, çeşitli isimler altında faaliyet gösteren vakıf, dernekler ve “Hizmet, hizmet” diyen din istismarcıları, sahtekârlar vardır. Bunların bir zümresi 15 Temmuzda devleti yıkmaya, darbe yapmaya kalkan hainlerdir. Şu günlerde gizliden gizliye yine toparlanmak istiyorlar.

Başka isimlerle, çeşitli insanları araya koyarak Müslümanların kestikleri kurbanların etlerine veya derilerine talip olmak istemektedirler. Bu durumu zaten devletimizin ilgili birimleri biliyor ve takibini de yapıyor.

Bunları çok iyi seçmeli ve tanımalıyız…

Yakın geçmişte ülkemiz çok önemli bir seçim geçirdi. Çanakkale ve İstiklal Harbi’nden daha zor ve çetin bir durumdu ülkemiz için..

Yedi düvelle sandıkta savaştık..

Ne yazık ki, ülkemizde büyük bir kısım dini ve tasavvufi cemaat bu elim, kalım ve Türkiye’nin bekası mevzuunda, Sol cenahla, Sol ittifaklarla iş birliği yaparak, bağlılarını; Ezan ve Kur’an düşmanı solu desteklemeye yönlendirdiler.

Şimdi onlarda yurt içinde, yurt dışında Müslümanlardan kurban toplama hizmet yarışına(!) girdiler…

Aman kardeşlerim: İkinci bir feto hareketine doğru adım, adım ilerleyen, idare makamında olanlarının iplerinin kimlerin elinde olduğu pek de belli olmayan bu insanlara sakın aldanmayalım.

Kurbanlarımızı, kurban derilerimizi, kurban etlerimizi kesinlikle onlara vermeyelim.

Onlara şu an için yapılacak her türlü aynı ve nakdi yardımlar kırkbin evladımızı şehit eden teröristlere yardım yapmak gibidir. Allah korusun bu çok büyük bir vebal olur.

Çünkü onlar; alnı secdeye gelenlerle, vatan, bayrak, ezan, Kur’an diyenlerle beraber olmamış, birliklerini bebek katilleri ile beraber olmaktan yana izhar etmişlerdir.

Onları aleni desteklemişlerdir.

Es kaza bağlılarından Cumhur İttifakına oy verenleri tespit ettiklerinde (bay ve bayan) onlara Allah’tan (c.c) korkmadan, yerin altını düşünmeden yasaklar(!) koydular… Herkesin malumu.

DEĞERLİ KARDEŞLERİM:

Müslüman milletimizden sola destek verdikleri için kırmızı kart gören bazı cemaat mensupları; Müslümanlardan kurban alamayınca işin bir başka hileli yoluna başvurdular. Resimde gördüğünüz gibi birçok insana böyle mesajlar atarak sözde Peygamber Efendimiz (sas) ruhu için cüz-i bir para ile kurban keseceklerini söylüyorlar.

Anlayacağınız Müslümanların nezih inanç ve itikatlarını istismar ediyorlar… Müslümanları kandırmaya kalkıyorlar.

Para için yapamayacakları bir şey yoktur.

Üst kademenin alttakilerden istediği: “Ne yaparsan yap. Geçen seneyi geç. Daha çok kurban veya kurban derisi, o da olmazsa Peygamber Efendimize kurban hissesi altında para topla.

Kurbanda, zekâtta, fitrede ve her türlü yardımda istenen budur.” Geçen seneyi geçin. Allah’ın (c.c) yarattığı meyve ağaçları bile her sene aynı ölçüde vermiyor. Bazen çok oluyor, bazen az.

Ancak bizim çokbilmiş idarecilerin tek bildikleri bir şey var “Geçen seneyi geçin.” Geçenlere aferin… Geçemeyenler ise iyi çalışmayan, feyizden nasibini az alan insanlar…

Çünkü idareci efendiler; üstünden aferin alacak, koltuğunu korumaya devam edecek. İşte sizlere canlı bir örnek:

Bir Cuma günü (16.06.2023) tarihinde İstinye Neslişah Sultan Camiinin lokalinde otururken bir genç geldi 50 TL kurban hissesi topladığını söyledi.

Elbette ki o zavallı, belki de yoksul genç bir masumdur…

Ancak onları istismar edenler ise bambaşka…

Git peygamber adına 50-100-200 TL, ne kadar alabilirsen kurban hissesi topla denilmiş kendilerine.

Cumada caminin imamı böyle, böyle bir duruma şahit olduk. Bunlara inanmayın.

Böyle kurban olmaz diye cemaati gayet nezih bir şekilde, fitneye sebep vermeden uyardı. Bu duruma yüzlerce insan şahittir.

Bunu niçin yazdım?. Kurbanın şartları açıktır.

Kurbanın bedelleri de az aşağı, az yukarı yurt içinde ve yurt dışında bellidir. 50-100-250 TL’ye kurban olmaz.

Bunlar para toplamak için sadece bir isim istismarıdır.

Mübarek Peygamber Efendimizin (SAS) adını kullanıyorlar.

Kurban kesecek Müslüman önce kendi köyünde, yakınlarındaki fakirlere yardımcı olsun.

Ülkemiz büyük bir deprem felaketi yaşadı oradaki kardeşlerimize verelim.

Emin isen, emin olduğun kuruluşlarla Asya, Afrika’daki fakir din kardeşlerimize kurbanlarını gönder…

Sakın ha!!.. Sakın isimleri ne olursa olsun, din baronlarına, din istismarcılarına, Müslümanların emanetlerini çarçur edenlere, bilmediğin kurum ve kuruluşlara kurban ve kurban derini verme.

Biliyorum. Birileri; kendine göre çok çok sofu, tarikat ehli, kendinden başkasını Müslüman olarak görmeyen, abisine ve emirul müminine çok bağlı(!) bazı zavallı yaratıklar, Haşhaşilerin günümüzdeki temsilcileri, yine yazımızın altına aslı, astarı olmayan, hakikatle bağdaşmayan Kaf dağının ötesinden yorumlar yaparak bize hücum edeceklerdir. Varsın etsinler.

Biz zaten ahiri ömrümüzdeyiz. Rabbimizden af, Resulünden şefaat bekleriz. Cennete de inşallah Allahın izni, Resulünün şefaati ile gireceğiz. Rabbim nasip eder inşallah. Emirulmüminin tezkiyesi ile değil. (Onlar saf ve temiz Müslümanları kandırmaya, aldatmaya devam etsinler. Bakalım Mevla’nın huzurunda durumları nasıl olacak?...)

Şimdiden mübarek Kurban Bayramınızı gönülden tebrik eder, sağlık, afiyetler dilerim.

Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

paralar iyi(parti) şıkırdıyor

uzun bir süre kurbanlarımıza ve onların derilerine laik pislikler musallat olmuşlardı polis ve bekçi nezaretinde, yıllar böyle geçti; bayaa bir süreden beri de kermescilik rezilliğinin üreticisi olan süleymancılar! lan bizi bir rahat bırakın be, rahat bırakın artık ahlaksızlar! (kursda, pardon pansiyonda kalan çocuklar malzeme, ağababalarının para işleri ise şıkır şıkır, hükümete savaş açmaya devam)

Abdül Bahri

Tahminen en az son on yılda küçükbaş kurban derilerini alan toplayan yok. Senin yazdığın gibi kapış kapış eskiden THK ve FETO topladığı zamanlardaydi. Şimdi camiye müftülüğe soruyoruz onlarda büyük baş topluyoruz diyorlar. Bende bahçeye gömüyorum. Bu konuya yetkililer el atmalı. Millî Servet yok oluyor.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23