• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI

Hep birlikte bir süre bal yemeyelim…

16 Eylül 2023
A


Ali Sandıkçıoğlu İletişim: [email protected]

Değerli kardeşlerim, bugün sizlerle İmam-ı Azam (RA) hazretleri ile alakalı bir kıssayı paylaşmak istiyorum. Ancak kıssaya geçmeden önce son günlerde mutfaklarımızda yanan ateşten biraz bahsetmek isterim. Hepinizin bildiği gibi şu anda özellikle gıda maddelerinde kaynağı net belli olmayan çok aşırı bir zam furyası vardır (Bu zamları daha çok birileri hükümeti zor duruma bırakmak için yapıyor veya yaptırıyor).

Elbette ki hükümetten yana olmak başka bir şey, yanan bu ateşi görmek ve sayın ilgililerimizden tedbirler istemek, çareler beklemek başka bir şeydir. Emekli, işçi, memur, öğretmen, öğrenci, amir, memur hatta işverenler de bu aşırı zamları görmektedirler. Herkes menfi yönde etkileniyor. Yıllardır Cumhurbaşkanımız Sayın Tayyip Erdoğan Bey’i seçimle yenmek için iç ve dış düşmanlar uğraştılar, ancak milletimizin feraseti yüzünden içteki dönmeler (İnşallah yakın gelecekte dönmeler ile alakalı bir yazı yazmaya çalışacağım), dıştaki düşmanlar buna muvaffak olamadılar.

Sayın Tayyip Bey’in elini masada bükemeyenler çok çeşit ve hileli yollara başvurdular, bebek katilleri ile ittifaka varıncaya kadar yaptılar. Tarikatçılarla iş birliği yaptılar, masalar kurdular, % 1 bile oyları olmayan partilere onar, yirmişer milletvekili dağıttılar. “İki kişinin namusuna havale edilen sözde gizli antlaşmalar yaptılar.”

MİT ve bir kısım bakanlıklar peşkeş çekilerek dağıtım sözleşmeleri yapıldı. Olmadı, yine de olmadı. Yine de belli mihraklar son seçimde hezimetle çıktılar. Eskilerimizin tabiri ile “Oluk oluk paralar akıttılar” insanları, vicdanları satın almaya çalıştılar yine olmadı. Gerçek vicdan sahibi olanların vicdanlarını satın alamadılar (Tebrikler Türk Milleti). Şimdi metot değiştirdiler. Milletimizi, vatandaşı, Cumhurbaşkanımız ve hükümetimize düşman etmek için ülkemizde dolar ve euro oyunları oynamaya başladılar. Bir kısım para babaları televizyonlarda gördüğümüz gibi soğanı, patatesi, salatalıkları, domatesleri derelere döktüler, fiyatı düşürmediler…

İnsafsızlıkta sınır tanımaz oldular. Her gün insanımızı canından bezdirecek şekilde zamlar üstüne insafsızca zamlar yaptılar. Halen de zamlar yapmaya devam ediyorlar. Fakir fukarayı, garip gurebayı bezdirmek için ellerinden gelen tüm alçaklıkları yaptılar, halen de yapmaya devam ediyorlar. Üzülerek ifade edelim ki millet bu zam yangını nasıl sönecek, çoluk çocuğumu nasıl geçindireceğim diye kara kara düşünürken ikide bir ilgili bakanlar televizyonlara çıkıp “Marketler zincirlerine şu kadar cezalar kestik” diyerek konuşmalar yapmazlar mı…

İnanın bu tip konuşmalar vatandaş nezdinde hiçbir değer taşımıyor… Hatta şahit olduğum kadarı ile bir kısım vatandaş öfkeleniyor, kızıyor. Vatandaş zamların durdurulmasını, fiyatların indirilmesini bekliyor. Bir ay önce 20 küsur lira olan mazot şimdi 39 TL. Vatandaş artık arabalarını park etmiş durumdalar. Sadece benzine, mazota para yetiştiremiyorlar…

Marketler zincirine caza verdik demekle olmaz teşhir edin, isimlerini açıklayın ve belli bir süre kapatma cezaları verin… Hatta daha da ileri giderek ruhsatlarını iptal edin… Sayın Milli Eğitim Bakanımız, okullarda kayıt için öğrencilerden kayıt parası alınmayacak diyor. Yine de bir yolunu bularak velilerden para alınıyor. Vatandaş olarak kendisini çok takdir ettiğimiz, çok başarılı hizmetler ifa eden Sayın Sağlık Bakanımız, şu anda hastanedeki kuyrukları azaltmak için geceli, gündüzlü çalışıyor. Ancak birçok devlet hastanesinde kuyruklar uzayıp gidiyor.

İlaç fiyatlarının nerelere uçtuğundan haberdar mısınız? İnanın şahit olduğum birçok emekli ilaçlardan kesilen aşırı fiyatlarından muzdariptir. Birçok özel hastane SSK ile yaptıkları sözleşmeleri feshederek çekildiler. Sigortalı vatandaşlar, emekliler artık eskiden olduğu gibi özel hastanelere gidemiyorlar. Rakamlar binlerle konuşuluyor. Benim kendi kızım bir özel hastanede bir gün bir gece yattı. Ameliyat ile bir kist alındı. Tam 140.000 TL ödedi. Allah’tan özel sigortaları vardı. Masrafları sigorta karşıladı…

7500 TL maaş alan bir emekli böyle bir hastane masrafını ödeyebilir mi? Veya hastalığı sebebi ile böyle eskiden olduğu gibi özel bir hastaneye yatabilir mi?... Devlete gidin diyeceksiniz. Orada da bir zamanlar merhum Savaş Ay’ın yaptığı röportajda gösterdiği gibi izdiham ve kuyruklar uzayıp gidiyor… Doktorlardan randevu almak ise başlı başına bir mesele. Burada niyetim kesinlikle doktorlarımızı kötülemek için değil. Sistem çalışmıyor, birileri sistemi tıkamaya çalışıyor, onu anlatmaya çalışıyorum.

Gelelim kıssamıza. Günlerden bir gün İmam-ı Azam’ın (RA) yanına bir kadın çocuğu ile gelir. Kadın İmam-ı Azam’a: “Hocam bu benim çocuğum aşırı derecede bal yiyor. Kendine bir nasihat edin de çok aşırı bal yeme alışkanlığından vazgeçsin” der. İmam-ı Azam (RA) kadına: “Hanım, sen al çocuğunu git. Tam kırk gün sonra gel. O zaman çocuğunu okuyup, kendisine nasihat ederim inşallah bu aşırı bal yeme hastalığından vazgeçer” der.

Kırk gün dolar. Kadın yine çocuğunu alarak İmam-ı Azam’a (RA) gelir. İmam-ı Azam çocuğa: “Evladım bal insanlar için Allah’ın bir nimetidir. Balda insanlar için şifalar var. Bal ye ancak aşırı derecede yeme” der ve hanıma “Al çocuğunu götür inşallah bundan sonra aşırı derecede daha bal yemez” der. Kadın İmam-ı Azam’a “Ya İmam! Bu iki cümle için neden bizi kırk gün beklettin? Geldiğimiz gün oğluma bu nasihati yapsan olmaz mıydı?” der.

İmam-ı Azam (RA) kadına: “Hanım, siz bana geldiğiniz gün ben kendim bal yemiştim. Bal yemiş bir insan olarak oğlunuza bal yemeyin diye yapacağım nasihatim tesir etmezdi. Ben de kırk gün bal yemedim. Kendim bal yemeden durdum. Ve şimdi oğlunuza nasihat ettim. Sözüm oğlunuza tesir etti” der.

A’dan Z’ye bütün idarecilerden istirhamımız; bunlar ister devlette olsun ister özel sektörde olsun, isterse tarikat ve cemaatlerde olsun lütfen bizler de biraz kemer sıkalım. Milletin önünde değeri milyonları bulan pahalı arabaları binmeyin. Bir süre onları garajlara çekin.

Milletin görebileceği şekilde çeşit çeşit yemeklerin, içeceklerin bulunduğu sofra görüntülerini sosyal medyaya atmayalım (Bu arada öğlen kuşağı televizyonlarda yayınlanan yemek programları hem nimete saygısızlık hem de evinde aylarca et girmeyen vatandaşlarımızla bir nevi alay etmektir. Bu tip yayınlara da bir ölçü getirilmesi şarttır. Hele masa başlarında bir kısım mağrur bayanların onu beğenmedim, bunu beğenmedim, kaşığı evirip, çevirip poz vermeleri nimeti hor görmek ve nimete hakarettir).

Resmi veya özel karşılama, uğurlama törenlerini asgariye veya mütevazı bir şekle indirin. İndirelim ki; sözlerimiz tesir etsin. Millet bize inansın. Hani eskilerimiz derler ya: “Taşın altına elimizi hep birlikte koyalım.” Zorlukları beraberce karşılayalım. İnşallah en kısa zamanda milletçe bu zorlukları huzur içinde aşalım.

Köydeki Ali dayı, Fatma teyze bir karpuz almak için dakikalarca hesap etmesin. Şehit annesi, şehit çocukları veya emeklilerimiz bir kilo et almak için dakikalarca alabilir miyim, alamaz mıyım, bu ay maaşım yeter mi, yetmez mi, aybaşı geliyor evin kirasını nasıl ödeyeceğim hesapları yapmasın… Rahat olsun. Huzurlu olsun. Pazara gittiğinde en kalitesiz, en düşük sebze ve meyveleri aramasın. Rahat rahat filesini doldursun ve evine dönsün. Vatandaşlarımızın karınları doysun, yüzleri gülsün…

Hz. Ömer’in (RA) kısa bir kıssası ile yazımızı bitirelim. Kıtlık senesinden Hz. Ömer’e yağlı bir yemek getirilir. Yemeği getiren kişiye: “Halk da bu yemeği bulabiliyor mu?” diye soran Hz. Ömer’e yemeği getiren hayır cevabını verir. Bunun üzerine karnı açlıktan guruldayan Hz. Ömer (RA) “Kaldırın o zaman bunu. İstediğin kadar guruldan halkın yemediğini sen de yemeyeceksin” der ve yemeği geri gönderir yemez.

A’dan Z’ye tüm idareciler lütfen hepimiz kendimize göre birer dersler çıkartalım. Milletin parası ile helali, haramı düşünmeden yediklerimizin hesabını mutlaka günü geldiğinde Hz. Allah’a (C.C) vereceğiz. Vatandaş kara kara düşünmesin… Zamları durdurun. Fiyatları indirin. Sizler de hiç olmasa bir süreliğine bal yemeye ara verin. Milletimizin hepsinin yüzü gülmesi için sizler de gayretler gösterin. Mutlaka samimi olanlara Cenab-ı Hakk yardımını gönderecektir. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI’NA AÇIK MEKTUP:

Öncelikle bakan oluşunuzu tebrik eder; milletimiz, memleketimiz ve eğitim camiamıza hayırlı ve başarılı hizmetlerde bulunmanızı temenni ederim. İzninizle bir hususu tekrar gözden geçirmenizi istirham ederim. Açık liselere geçişin zorlaştırılmasının ve çevrimiçi imtihanın kaldırılmasının hafızlık müessesesine büyük zarar verdiğini bilemiyorum gözden mi kaçırdınız? Avrupa ülkelerinde okuma oranı çok yüksek. Her nasılsa okuyamamış -özellikle Anadolu’da- kadınlar için online imtihanlar bir ümit olmuş ve niceleri üniversite imtihanlarında başarılı olmuştur. Online sistemin tekrar açılması için en kısa zamanda gereğinin yapılması için talimatlarınızı arz ederim.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

BEKTAS I

BUGÜNKÜ DURUMUN HAKIYKATI ANCAK BU SEKILDE EN GÜZEL ANLATILIR ANLAYANA SIVRISINEK SA....Z ANLAMAYANA DÖRT KITABI OKUSAN AZ. NOT BAZI ARKADASLARA SÖYLÜYORUM BURAYA HIZIPCILIKLE ALAKALI YAZMAYIN ALI HOCA BU DAVAYA KIRK YILINI VERMIS NE YAPACAGINI SIZDEN COK IYI BILIR BIR USLUBUNUZ COK BOZUK ÖTE YANDAN EHLI TAKVAYIZ IMAMMAI RABBANI EVLADIYIZ DERSINIZ SÖZ ÖZ TENEAKUZ HALINDE SIZDE MÜSAMAHAKAR OLUN KEMALAT SERGILEYIN FARKLI FIKIRLERE HÜRMET EDIN ABBASI HALIFESI ELMUVATTAYI BÜTÜN MEMEMALIKI MAHRUSAYI ABBASIYEDE MECBURI KILACAGINI SÖYLER IMAMI MALIK BUNU KABUL ETMEZ INSANLARIN BEYNINE FIKRINE KELEPCE VURMAK DOGRU DEGILDIR DER

malum sultan

bulundugun dava ya ters dusneseydin simdi sen de bal yiyirdun ama yazik ters dustun. herkes bal yiyor siz ne yiyorsunuz bilemiyoruz .
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23