• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI

“Ağla oğul ağla…”

10 Haziran 2023
A


Ali Sandıkçıoğlu İletişim: [email protected]

DEĞERLİ KARDEŞLERİM:

Bugün sizlerle istişare mahiyetinde bazı konulara kısa kısa değinmek istiyorum.

Birçoklarımız en zor şart ve zamanlarda Süleyman Hilmi Tunahan (ks) hazretlerinin kurslarında okuduk. Dini ve şeri ilimler öğrendik, manevi intisablarımız oldu.

Birçokları yurtlarda kalarak müsbet ilim tahsili yaptılar, hemen hemen her branşta okuyan, bağımsız çalışan veya devlet dairelerinde memur olan birçok kardeşlerimiz vardır.

Süleyman Efendi hazretlerinin rahle-i tedrisinden geçen; Diyanet İşleri Başkanlığında vazife alan müftüler, vaizler, imamlar, müezzinler, Kur’an kursu öğretmenleri vardır. Bunların birçokları emekli oludğu gibi, az sayıda yine Diyanet’te görev yapanlar var.

Diyanet’te görev yapıp beka âlemine göçenler de var. Rabbim hepsine gani, gani rahmet eylesin.

Süleyman Efendi hazretlerinin yüce dine ve Kur’an-ı Kerim’e yaptığı hizmetler hiçbir surette basit görülemez, inkâr da edilemez.

Onun yaptığı hizmetleri dost, düşman herkes kabul etmekte ve hakkını teslim etmektedir. (Bu hususla alakalı yazılı birçok eser vardır.)

Ne varki;

Merhum Kemal Kacar’ın vefatından sonra cemaatin başına gelen, ya da getirilenler cemaati esas mecrası dışına taşımışlardır.

Merhum Süleyman Efendinin yolu, hizmetleri ve metodları ile hemen, hemen hiç alakaları kalmamış gibi…

Günümüzde Süleyman Efendinin bağlıları, çok temiz, itikadı düzgün insanlar (İhlas ve samimi olanlara asla sözümüz yoktur. Hiçbir zaman da Kur’an’a ve dini hizmet edenlere karşı incitici, karalayıcı bir sözümüz olamaz. Onları her zaman tenzih ederiz.)

 Ne yazık birçokları rahmete erme, cennete kavuşma umutları ile başlarındaki orkestra şeflerine tam uyup onlerın istediği veya işaret ettikleri şekilde perdenin arka tarafını görmeden, kâr ve zarar hesabı yapamadan, helal ve haram düşünmeden hareket etmektedirler.

İşin esas mahiyetini fark edemeyenler, Sayın eski Dış İşleri Bakanımızın da internette dolaşan sözlerinde açıkladığı gibi:

“Şayet Kılıçdaroğlu na oy verirseniz cennete gidersiniz… Yok, Tayyıp Erdoğan’a oy verirseniz cehenneme gidersiniz… Eşleriniz boş olur… Üstazımız ve büyüğümüz size şefaat(!) etmez…

 Şimdilerde inkâra, tevile çalışsalar da, neticede hepimizin gördüğü, bildiği, duyduğu, haberi mütevatir ile sabi haline gelen solu desteklediler.

Zalimlerle beraber oldular. Bunu da ne yazık ki, maneviyat adına, emirul mümininin(!) emrine uymak için yaptılar?!...

Seçim sonrası:

Anadoluda birçok yurdun önünde Müslümanların aleyhte propagandalar yaptıklarını internet üzerinden izledik.

Böyle büyük bir zatın mensupları nasıl olur da camileri satan, ahıra çeviren, ezanı yasaklayanların günümüzdeki uzantılarını destekleyebilirler?!..

Destekleme hikmetleri(!) neydi acaba?

Piyraün denilen varlığı yokluğu tartışılan manevi mlaka(!) önünü göremez haldemidir ki, her zaman destekleme emri verdikleri taraf kaybediyor?!!

İnsanlardan cennet ve şefaat bekleyen bu insanlar Kur’an-ı Kerim’deki şu ayet-i kerimeye ne buyururlar acaba?..

“Deki bütün şefaat Allah’ın iznine bağlıdır. Göklerin ve yerlerin hükümranlığı O’nundur.” (Zümer 44)

Hz. Peygamber Efendimiz (sas) Bir hadisi şerifinde kızı Hz. Fatıma’ya ( R.anha) validemize şöyle söylüyor: “Salih amel işle. Allahın izni olmadan sana hiçbir şey yapamam.” (Buhari vesaya 11)

Tam bir mümin olmanın şartı ağabeyimizin, büyüğümüzün dediklerini harfiyyen yapmak değildir.

“Gerçek mümin olabilmenin şartı; Hz. Peygamber efendimizin (sas) getirdiği bütün hükümleri kabul etmek, onun verdiği hükümlere tam bir teslimiyetle razı olmaktır.” Peygamberimizin tavsiyelerinde zalimlerle, fasıklarla, facırlarla, din düşmanları ile birlik olun, onları destekleyiniz diye bir emir yoktur. olamaz zaten….

Dinin bütün hükümleri, peygamberimizin (sas) sünnetleri, tavsiye ettikleri de ortadadır.

2023 seçimlerinde sola destek veren Süleyman Efendinin günümüzdeki sözde bağlılarına çok kısa bir örnek sunmak isterim: (Bir kere daha ihlas ve samimiyet ehlini tenzih ederim.)

“93 yaşındaki Mehmet Metin, Adnan Menderes dönemine kadar camilerin bazılarının hâlâ askeri kışla olarak kullanıldığını ve bu gerçeklere kendilerinin bizzat şahitlik ettiklerini anlattı. 13 Nisan 1943'te vatani görevini yapmak üzere memleketi olan Hatay'ın Hassa ilçesinden yola çıktıklarını belirten Metin yaşananları şu şekilde anlatıyor: "Biz yola çıkmadan önce Hassa'daki camide 3 gün davul çalındı. Daha sonra yola çıktık ve Gaziantep'in Fevzipaşa ilçesine geldik. Fevzipaşa'dan sonra Adana'nın Ceyhan ilçesinde bulunan Muradiye Camii'ne tabiri caizse bizi tıktılar. Günlerce orada yattık. Bizden başka Kadirli, Kilis ve Osmaniye şubesinden gelen askerler de vardı.”(Alıntı internet)

Bu sayıları çoğaltabiliriz.

İstanbul’un en büyük selatin camilerinden birisi olan Sultan Ahmet Camii’nin içinde günlerce çalgılar çalındı, türlü, türlü halk oyunları oynandı.

Hütbeden dahi çalgılar çalındı. Mihrap tarafına tuvalet bile yapılmıştı…

Kimdi bunlar?... Zamanın CHP’si ve milli şef devri.

Peki Süleyman Efendinin mensupları ne yaptı?...

Dine karşı savaşı olanlarla berlikte oldular… Niçin?...Divanı Salihin Toplantısından(!) “Oylarınızı Kılıçdaroğlu’na verin diye talimat geldiği için…Yazıklar olsun sizlere…. Hem de milyon kere..

Yarın mahşerde o Süleyman Efendinin yüzüne nasıl bakacaksınız?...

DEĞERLİ KARDEŞLERİM:

Hepimiz şu tarihi hakikati biliriz;

Gırnata Emirliğinin son sultanı Abdullah 12. Muhammed şehrini gerektiği gibi müdafaa edemeyip şehrin anahtarları İspanyol kralı ve kraliçesine teslim edip şehri terk etmek mecburiyetinde kalmıştı. İhmali yüzünden bir milyon Müslüman katledilmişti.

Şehri terk eden sultan, bir tepeden şehre bakarken hüngür, hüngür ağlamaya başlamıştı kı;

Anası oğluna; “Ağla oğlum ağla erkekler gibi savaşmadın. Şimdi sana kadınlar gibi ağlamak düşer,”

DEĞERLİ KARDEŞLERİM:

Hz. İbrahim (as), ateşe atıldığı zaman küçük bir bülbül Allahın peygamberi ateşte yanarken ben yaşamak istemem der, kendini ateşe atar. Rabbul alemin onu melekleri ile ateşte yanmaktan korur… Melekler kuşa sorarlar niyetin ne idi? Allah rızası… Allah’tan ne istersin… Ben Cenab-ı Hakk’ın 99 güzel isminden sadece bir tanesini biliyorum… Rabbimizin diğer güzel isimlerini öğenmek isterim. Mevla ilham eder, kuş ateşin yakamadığı İbrahim (as)’ın omuzuna konar ve Cenab-ı Hakk’ın o güzel isimlerini ötmeye başlar.

İster inansın, ister inanmasın bülbülün ötüşünü sevmeyen yok… Bülbül ile gül için yazılmış binlerce şiir ve düz yazılar mevcuttur.

GÜNÜMÜZDEKİ:

Süleyman Efendi hazretlerinin torunu:

Sayın Mehmet Denizolgun beye,

Oğlu Sayın Fatih Süleyman beye,

Eski milletvekillerimize, hukukçularımıza, iş adamlarımıza, akademisyenlerimize, eski tekâmül hocalarına, tüm yasaklı ve yasaksız kardeşlerimize Allah rızası için samimi bir davette bulunmak isterim…

Hepimiz ayrı bir köşede ağlamaktansa, gelin bu kutsal davaya sahip çıkalım. Gayretlerimizi birleştirelim. Eskiden olduğu gibi ihlas ve samimiyetle yola çıkalım.. Mutlaka Rabbimizin yardımı gelecektir.

İlk olarak mali durumu müsait olanlar ya Anadolu yakasında, ya da Rumeli yakasında bir daire tutsunlar.

Telefon konulsun her tarafla irtibat kuralım.

Yavaş, yavaş dışarıda kalan arkadaşları toporlayalım.

Şu an küçük gruplar halinde hizmete devam eden arkadaşlarımızla da temas kuralım, güçlerimizi birleştirelim.

Gırnata sultanı gibi yanan saraylara, tarumar edilen şehre, nehre atılan kıymetli el yazması eserlere, tepeden bakarken ağlayanlardan olmayalım.

Bülbül gibi, kendimizi feda ederek yanan ateşin ortasına atalım. Kadiri Mutlak Hz. Allah (cc) elbetteki bizleri de yakmayacaktır. İnşallah muvaffak da edecektir.

Bir buğday tohumu yüzlerce verdiği gibi biz de ihlasla tohumu yere atalım. Elbette ki onu büyütecek Hz. Allah’tır. (C.C)

 Çok zor şartlarda yaptığımız, öncülük ettiğimiz, maddi yardımlarda bulunduğumuz, Hazreti üstazımızın müesseselerini, solun, zalimlerin şakşakçıları olmaktan kurtaralım. İslam’ın emrettiği din kardeşliği ve şeriatımızın ahkâmı etrafında toplanalım. Yerlere düşen davamızın, yolumuzun itibarını inşallah Cenab-ı Hakk’ın yardımı ile yeniden ayağa kaldıralım.

Gayret bizlerden tevfik Allah’tandır.

Cümleniz Mevlay’a emanet olunuz.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Neco

Índat beklediģin o III

Çuhadaroğlu

Evet kardeşlerim; bu zamanda öyle dehşetli cereyanlar ve hayatı ve cihanı sarsacak hâdiseler içinde, hadsiz bir metanet ve itidal-i dem ve nihayetsiz bir fedakârlık taşımak gerektir. يَسْتَحِبُّونَ الْحَيَاةَ الدُّنْيَا عَلَى اْلاٰخِرَةِ âyetinin sırr-ı işarîsiyle, âhireti bildikleri ve iman ettikleri halde, dünyayı âhirete severek tercih etmek ve kırılacak şişeyi bâki bir elmasa, bilerek rıza ve sevinçle tercih etmek ve akibeti görmeyen kör hissiyatın hükmüyle, hazır bir dirhem zehirli lezzeti, ileride bir batman safi lezzete tercih etmek, bu zamanın dehşetli bir marazı, bir musibetidir. O musibet sırrıyla, hakikî mü'minler dahi bazan ehl-i dalalete tarafdar olmak gibi dehşetli hatada bulunuyorlar. Said Nursî
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23