• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI

“ABD go home”

17 Aralık 2022
A


Ali Sandıkçıoğlu İletişim: [email protected]

Değerli kardeşlerim:

Acizane yazdığım yazıları takip eden kardeşlerim bilirler ki, fazla siyasi mevzulara girmem.

Çünkü ben siyaset bilimci değilim. Konu ile alakalı otoriterler zaten yazılar yazıyorlar.

İzninizle bugün ben de bu yazımda kısaca altmışlı yıllarda ülkemizde sözde müttefiklerimizin sergiledikleri hainane planları, ülkemizin aleyhine hazırladıkları senaryolarını,oynadıkları oyunları, millet olarak çok acı reçetelerle nasıl tecrübe ettiğimizden bahsetmeye çalışacağım.

Bizleri sağcı,solcu diye böldüler. Amerikancı ve Amerikan düşmanı diye ayrıldık.

Polisimiz, memurlarımız, öğretmenlerimiz hem özel ve hemde devlet dairelerindeki işçilerimiz, memurlarımız sağ, sol diye ikiye bölünmüştü. Herkes birbirleri ile tabir caiz ise kıyasıya mücadele ediyorlardı. (Tüm polislerimizi tenzih ederek çok kısa bir hatıramı anlatayım. Yüksekokula gidiyorum. O zamanlar anarşi zirvede. Kardeş kardeşi öldürüyor. Kapılarda polis var birgün kapıdan girerken (Polderli) bir polis beni aradı cebimden zarif 99’luk tesbih çıktı..Bu nedir dedi? Tesbih dedim. Cebinde ne işi var? Ben şu anda İstinye Kur’an Kursu resmi öğretmeniyim, din görevlisiyim dedim. Şayet din görevlisi olmasaydın sana gösterirdim demişti. Tesbihe bile tahammülleri yoktu.) Mesleki dernekler bile ayrılmıştı. Birbirlerine ateş püskürüyorlardı. Bunun dışında birde komünizmle mücadele derneği ve şubeleri vardı.

Sağ kesimde yer alanlar, sol kesimde yer alanlara velev ki kardeşi olsun “Komünist”, Solda yer alanlarda sağdakilere: “Faşist, ABD uşağı, vatanı ABD’ye satanlar” diyorlardı.

Zamanlar sonra hem sağcılara, hemde solculara silahları aynı ellerin verdiklerini ve kardeşi kardeşe kırdırarak,Türkiye’yi zayıflatmak istediklerini her iki taraf da öğrendik. Ne yazık ki, bu milletin sağcı, solcu diyerek ayırdıkları evlatlarından birçok canlar daha baharında iken canından oldu. Gülleri açmadan soldu.

Bunların kimilerine“Şehit”, kimilerine de “Devrim şehidi” denildi…

Ama gidenler gitti.

Gidenler bir daha geri dönemediler…

Aynı Batılı devletler, yıllardan beri teröristlere destek verenler değil midir?

Teröristler bu kadar silah, cephaneyi nereden buluyor?

Bunlara bu silahları kimler ne için veriyor?

Hâlâ içimizde bunu anlayamayan zavallılar veya cahiller var mıdır?

DEĞERLİ KARDEŞLERİM.
Benim niyetim kabuk tutmuş yaraları yeniden kanatmak asla değildir.

Peygamber Efendimiz (sas);bir hadisi şerifinde şöyle buyurmaktadır: “Bir mümin elini iki kere aynı delikten sokup ısıttırmaz.”

Düşmanlarımızın yazdıkları senaryolar, sahneye koymak istedikleri oyunlar bellidir.

Aynı oyunları yeniden ülkemize oynatmak istiyorlar…

Türkiye’nin kalkınmasını kesinlikle istemiyorlar. Türkiye SİHA, İHA, tank, top, tüfek, helikopter vs. yapmasın. Batılı ülkelerin çöplüklerinden ne kadar hurdalar varsa onları alsınlar. Batılılardan dilensinler. Onlarda verecekleri silahları şurada kullanır, şurada kullanamaz desinler,demek istiyorlar. (Günümüzde Ukrayna’ya yardım(!) adı altında depolarını boşaltmak için verdikleri eski silahlar gibi.)

Eski Meclis Başkanı hemşerim Sayın İsmail Kahraman MTTB başkanı iken, bazı olaylar sebebiyle birkaç kez Beyazıt’tan Taksim’e yürüyerek mitingler yapmıştık geçmişte. Bir defada Ayasofya’nın açılması için yürüdük saatlerce Sultanahmet meydanında beklemiştik. O zamanlar

“Altmış sekiz kuşağı” diye adlandırılan sonradan bazı guruplara ayrılan gençler bizlere ABD uşağı faşist derler ve zaman, zaman İstanbul’un reklam alanlarının (Panoları) bastırdıklarını“ABD GO HOME”afişleri ile doldururlardı.

Duvarlara, binalara aynı yazıyı yazar, güzelim binalar o çirkin yazılar ve boyalar yüzünden berbat olurdu.

Bina sahipleri binalarını temizlemek için ne sıkıntılar çekerlerdi…

Altmış sekiz kuşağından ölenler var. Hayatta olanlar var. Biz, Peygamber Efendimiz’in (sas) hadisi şerifine uyarak: “Ölülerinizi hayırla yâd ediniz” diyor, bütün ölenlere amellerince rahmetler diliyoruz.

Altmış sekiz kuşağından halen ülkemizde aktif siyasette olan veya değişik iş kollarında olan insanlar vardır.

Biz elbetteki kimsenin siyasi görüşüne karışamayız. İsteyen istediğini sever ve destekler.

Yine hatırlayalım lütfen, bir zamanlar Besim Üstüneltüm siyasi propagandasını “Köprüye hayır!” üzerine yapmıştı. Köprüden ilk olarak geçende Ecevit olmuştu.

Altmış sekiz kuşağının bugün hayatta olanları bizlerden çok daha iyi bilirler ki, yürüyüşleri, mitingleri, yazıları, dergileri, gazeteleri hep ABD aleyhinde idi. Her yerde,her zaman (ABD GO HOME) derlerdi.

Hz. Peygamber Efendimiz’in (sas) şöyle bir hadisi şerif vardır: “Bir Müslüman herhangi bir suçla diğer Müslüman kardeşini ayıplarsa kendisi o suçu işlemeden ölmez.”

Cumhuriyetimizle yaşıt bir siyasi partinin sayın genel başkanının altmış sekiz kuşağından olduğu hala internette dolaşıyor: “Altmış sekiz kuşağına mensup olmaktan gurur duyarım”dediği de şu anda (kendi sesinden) internet ortamında vardır.

Peki ne olduda dün düşman bellediğiniz, insanlardan bugün yardım ister hale geldiniz?.. Vizyon programınızı açıklarken bağıra,bağıra, göğsünüzü geregere, elinizi masaya vura vura Rifkin’in danışmanınız olduğunu açıkladınız… Merhum Demirel’in söylediği gibi:“Dün dündür. Bugün de bugün.” Öylemi? Hani sizin gençliğiniz ve ömrünüzün büyük bir kısmı ABD düşmanlığı ile geçmişti..

Yoksa köprülerin altından çok sular mı aktı?..

Peki bu zatın faydalı olup ekonomisini düzlüğe çıkarttığı ülkeler var mı?..Varsa hangi ülkelerdir?

Zatın altmış sekiz kuşağına mensup bir kısım insanlarımız büyük çapta zengin ve iş adamı olmuşlar. (Allah daha çok versin.)

Acizane şunu anladım; gerek siyasette, gerek ticarette belli bir seviyeye gelindiğinden ne sağ kalıyor, ne sol,ne ABD düşmanlığı,nede Rusya… Önemli olan işlerim bozulmasın.

Siyasetçi isem iktidarı ele geçireyim,yeniden milletvekili adayı yapılayım, ben ve etrafımdakiler iktidar nimetlerinden istifade etsinler.

Yazımı bitirirken bir hususa değinmek istiyorum…

Bugün hayatta olan isim isim, bildiğimiz, ABD politikalarını bugünde tasvip etmeyen altmış sekiz kuşağına mensup muhterem zevatın ses çıkarmayışlarına bir türlü mana veremiyoruz.

Bu partimiz içinde prof’lar, ilim adamları, ekonomistler, akademisyenler yok mu?

Partiyi geçelim ülkemiz içinde sayın genel başkana danışmanlık yapacak 80 milyon insandan bir kişi çıkaramadık mı?

Bunca il başkanları, bunca büyükşehir başkanları, bunca ABD düşmanı yazarlar, çizerler neden suskun?...

Yoksa sayın genel başkanımız emirle, talimatla hareket etme mecburiyetinde mi kaldı?...

 O ABD ve Avrupa ülkeleri değil mi teröristleri destekleyen Suriye’de bir terör devleti kurmak isteyen?

O ABD değil mi burnumuzun dibinde başta Dedeağaç olmak üzere silah bulundurulmasının antlaşmalarla konulması yasak olan adaları Yunanistan’a silahlar vererek dolduran?..

Sizin ömrünüz ABD’ye düşmanlıkla geçsin… Şimdi kalkın ondan yardım isteyin?!..Eskilerimizin dediği gibi: “ Bu ne perhiz, ne lahana turşusu.”, “Eynes sera ves süreyya”….

Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI

Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun sınıf arkadaşı emekli öğretmen Enez Büyükevren’de ticaretle meşgul olan Almanya’dan döndükten sonra kendisiyle tanışıp yakın dost olduğumuz yazları sık sık görüşüp güzel sohbetler yaptığımız milli ve manevi değerlere saygılı ve savunucusu bayrak, vatan aşığı, cömert ve ikram etmeyi seven Nedim Çirozlar beyefendinin vefat haberini büyük bir teessürle öğrenmiş bulunuyorum 13.12 2022 günü Büyükevren’de defin edilen merhuma; Cenab-ı Hakk’tan sonsuz rahmetler, muhterem eşine çocuklarına, yakınlarına, sevenlerine, dava arkadaşlarına baş sağlığı ve hayırlı ömürler dilerim.

Allah rahmet eylesin, kabri nurlarla dolsun inşallah.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Suat

Amerikaya Go home diyenler ilk firsattada bu ulkeye yerlesirler.Amerika Dunyanin cekim merkezi. Cocuklarini ABD de okutanlarda Go home diyenler. ABD vatandasi olmak icin cabalayanlarda Go home diyenler.

Günaydın...

"katil Amerika, defol git" diyenleri astılar, 6.filoya karşı secde edenleri baştacı yaptılar.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23