--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Türk Müziğini Yasaklayan Kimdi?

Ali Osman Aydın
Ali Osman Aydın
9

Dev Öcalan posteri önünde kürtçe şarkı söyleyen Aynur Doğan’ın konserini Derince belediyesi iptal etti. Sağolsunlar... Böyle insanları kurumlara yaklaştırmamak gerekir! İptal üzerine AK Parti hemen, Kürt ve Kürtçe müzik düşmanı ilan edildi, cahil muhalif tarafından.
AK Parti Kürt ve Kürtçe müzik düşmanı olabilir mi gerçekten?

Geçen Ekim ayıydı. Batman’da bir kitap fuarında, Kürtçe kitaplar basan bir yayınevinin standını inceliyordum. Yayınevi sahipleri hükümetin güneydoğu bölgesi ile ilgili politikalarını eleştiriyorlardı. Her alanda yazılmış çeşit çeşit kürtçe kitaplarla tıka basa dolu standı göstererek dedim ki: “Şöyle bir standı, 80’li yıllarda sergileyebilir miydiniz? Ya da, 90’lı yıllarda!? Hatırlayın! Ahmet Kaya kürtçe şarkı söylemek istediği için linç edildi bu memlekette. Kaçmak zorunda kaldı.(Ahmet Kaya’yı olumladığım düşünülmesin!) Kürtçe şarkının söylenemediği bir Türkiye’den TRT Kürdi’nin yayın yaptığı, Kürtçe “Suç ve Ceza” basılan-satılan bir Türkiye’ye… Bu değişimi, beğenin ya da beğenmeyin, oy verdikleriniz değil, Erdoğan gerçekleştirdi.” Yayınevi sahipleri HDP gözlükleriyle baktıkları için dişe dokunur hiçbir cevap veremediler tabii. Fakat eleştirilerine de devam ettiler…

Yavuz Turgul’un Gönül Yarası filminde duygu dolu bir türkü sahnesi vardır. Kürtçe türkü söylenirken gözyaşlarına engel olamayan Meltem Cumbul, türkünün dilini bilmediği halde neden ağladığını soran Şener Şen’e, “Türküden duygulanmam için türkünün dilini bilmeme gerek yok.” diyordu. Bu söz doğru. Fakat kürtçenin öcü gibi gösterildiği o karanlık zamanlar geride kaldı. Ne kürtçe, ne kürtler, ne güneydoğu eskisi gibi görülmüyor bugün. Bakış açılarındaki değişim, bu alanda yapılmış devrimci hamlelerle gerçekleşti. Bu hamleleri de tabii ki Kılıçdaroğlu yaptı (!)
Şuan TRT Kürdi açık mı? Açık.
Kürtçe müzik eğitimi veren okullar açık mı? Açık.
İnsanlar kürtçe şarkı yayınlayabiliyorlar mı? Yayınlıyorlar...

Fakat Kemal Kılıçdaroğlu bir taraftan, Ahmet Davutoğlu diğer taraftan meselenin kürtçe müzik yasağı olduğuyla ilgili provokasyon ateşini tutuşturmaya çalışıyorlar. Bir şarkıcının Öcalan posteri önünde şarkı söyleyecek kadar terör örgütünü içselleştirmesinin hiçbir sakıncası yok onlara göre. Sorun sadece o şarkıcıya mani olmakta. Fakat Sakine Cansız ile ilgili yakınlığını gizlemeyen Canan Kaftancıoğlu’nu il başkanlığında tutan birinden başka bir tutum beklenmez zaten. Sakine Cansız ismini lütfen herhangi bir terörist olarak yorumlamayın. Sakine Cansız, hakkındaki belgesellerde söylendiği üzere “kaybı bütün Kürdistan’da yankı uyandırmış, kürt halk önderi ”olarak kabul ediliyor. O yüzden Cansız’dan bahseden biri, aidiyetini izhar ediyordur ve çok tehlikelidir. Canan Kaftancıoğlu’nun bu isimle bağlantısı dolayısıyla partilileri tarafından eleştirilmeyip aksine savunulması siyaset dünyası adına utanç verici bir durumdur.
Kılıçdaroğlu’nun konser iptali ile ilgili paylaşımı şöyle : “Gece müzik yasak. Gençler KPOP seviyor, yasak. AKP belediyesinde Kürtçe müzik yasak. Eğlenmeyi yasaklayan bir anayasa değişikliği getirsinler, yakışır onlara. Özgür doğduk, özgür öleceğiz bu vatanda. Bunu kafana sok AKP.”

Neresini düzelteceksin bu zırvaların? Belli bir desibelin üzerindeki müzik sadece gece değil Kemal bey, akşam bile yasak olmalı. Bu bir, ikincisi: Özgürlükten, müzik yasağından en son bahsetmesi gereken kişiler CHP’lilerdir. CHP bu ülkede bırakın Kürtçe’yi, Türk müziğini yasaklamış, radyolarda çalınmasına izin vermemiş bir parti. 2 Kasım 1934 ila 6 Eylül 1936 arasında bu ülke radyolarında o güzelim türkülerimizin, yüzlerce yıllık birikimle vücuda gelmiş klasik musikimize ait eserlerin yayınlanması İçişleri Bakanlığı kararıyla yasaklandı. Yayını da geçtim… Türk müziğinin eğitimine bile yasak getirildi.

29 Aralık 1926 bu anlamda çok önemli bir tarihtir. Osmanlı Devletinin resmi müzik okulu olan Darü’l Elhan’dan Şark musikisi dersi bu tarihte kaldırıldı. Ülke genelinde Türk müziği çalgılarının resmi talim ve tedrisatı yasaklandı. Ülkedeki müzik eğitimi tamamen Batı kaidelerine göre yapılmaya başlandı. Yani okullarda sadece Batı müziği eğitimi veriliyordu. Bu durum, 3 Mart 1976’da Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’nın kurulmasına kadar devam etti.Tam 50 yıl!

CHP’nin saadet devrinde yaşandı bu. Kemal bey o dönem “Kürtçe müzik nasıl yasak olur” diyebilir miydi? Boş bulunup iktidara, “Özgür doğduk özgür yaşayacağız, bunu aklına sok” deseydi, darağacının yolunu tutardı şüphesiz.

Fikri sağlar

“Kadınların giyimine karışanlar psikolojik sorunludur!” diyor Fikri Sağlar sosyal medyada. Söz, onu Sağlar söylediğinden dolayı dikkate alınıyor değil. Bu söz bir tespit olarak, giyim kuşamlarını savunmak isteyen kadınlar tarafından sosyal medyada çok sık kullanılıyor.
Bu döküntü savunmayı yapanlar anlaşılacağı gibi, laik, Kemalist çevreler. Güya bununla bir kalkan oluşturuyorlar… Ağzını açtığın anda sana “psikolojisi sorunlu” sapık muamelesi yapıyorlar. Bir kere “karışma” fiilini bir psikolojik sorun olarak algılattın mı, sonra ne maksatla olursa olsun bütün karışmaları aynı torbaya koyabiliyorsun. Peki işin aslı böyle mi? Bakalım öyle mi?

Giyime karışmayı öcü ilan ettiğinizde Cumhuriyet döneminde kolluk kuvvetlerince uygulanan kadın giyimi dayatmasını nereye koyacaksınız? Yahu Kemal Paşa’nın Celal Bayar’ın eşine yahut başka mebus eşlerine gidip bizzat başlarını açmalarını ihtar ettiğini birinci el tanıklıkla anlatan hiç mi hatırat okumadınız? Bırakın giyimi, 1. Ordu Komutanı Fahrettin Altay’ın hatıralarını okursanız (10 Yıl Savaş ve Sonrası, adlı kitap) Çankaya köşkünde kadınların saç kesimlerine bile karıştığını, kimi modelleri beğenmediğinde hemen kuaförü çağırarak oracıkta saçlarını kestirdiğini görürsünüz.
Madem hatırat okumuyorsunuz o zaman doğrudan tarihi belgeleri okuyun. Belediye meclislerinin aldıkları kararlarla peçe, çarşaf yasaklamanın nasıl furyaya dönüştüğünü okuyun. Karısı ehramla dolaşan kocalara kesilen para cezalarını okuyun.

Peki Fikri Sağlar’a söylemediği o şeyi sormak lazım. Kadınların giyimlerine karışmak psikolojik sorun göstergesi, peki ya erkeklerin? Kanun zoruyla şapka taktırmak mesela. Fikri Sağlar 5816’dan ceza yerse şaşırmam!

Yorumlar

(9)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

SEFO

26 Mayıs 2022 17:56

bu kemalistlerin meselesi ağaç meselesi değil .siz hala anlamadınız mı?

hasankaranfil

18 Mayıs 2022 01:56

1980 den önce Buca eiğtim fakültesi müzüik bölümünde okuyanbir ağbimiz anlatmıştı,Arkadaşlarından birisi teneffüste 'KADİFEDEN KESESİ'isimli şarkıyı kemanl seslendirince o arada derse giren hoca ,bir daha duymamayım işini bitiririm diye tehdit ediyor.Üstelik iktidar milliyetçi cephe var.Yani demirel'in AP si,MHP,Milli selamet vs .Nasıl kadrolaşmışlarsa iktidar değişikliği vız gelir tırıs gider.

Kani

17 Mayıs 2022 18:17

35 öncesini yaz dur ne oldu 3 y yoksulluk yolsuzluk yasaklar tüy diktiniz

Çuhadaroğlu

17 Mayıs 2022 18:16

Şu DESİBEL meselesini bi gündeme getirseniz de, camilerimizde de dikkat edilse, içeride ki hoparlörlerin ses şiddeti, okunan ezan ve Kuran’dan ve hutbelerden kaçırmak derecesinde yüksek.

Süleyman Sırrı Dinçer

17 Mayıs 2022 17:26

Kaleminize sağlık Kardeşim.

serdar

17 Mayıs 2022 10:12

Başörtülü hakimlere karşı kullandığı söz hala hafızlarda Sağlar''ın.

sedat

17 Mayıs 2022 09:55

aah, aaah nerede o eski, özgür, mutlu, refah dolu günler! bütün ümidimiz o günler geri gelip doya doya özgürlüğün, mutluluğun tadını çıkarmak! bu günlerde hayatımız iyice kabusa döndü!

Umut Özkan

17 Mayıs 2022 08:12

İnsaf dinin yarışıdır.. insaflı olmayanlara ne dersen de anlamaz..

Ahmet

17 Mayıs 2022 04:07

Taşgetirenin bugünkü yazısını okumanızı tavsiye ederim rabbim cümlemizi hayatımız boyunca ve ahirette sualini veremiyeceğimiz durumlara düşürme bizi Senin nezdinde kullrının gözünde utandırma amin

Ali Osman Aydın Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle