• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Osman Aydın
Ali Osman Aydın
TÜM YAZILARI

Sâmiha Ayverdi, Direnen Veliler ve Özgür Özel

01 Nisan 2022
A


Ali Osman Aydın İletişim: [email protected]

Geçen  hafta Bursa Mithatpaşa Ortaokulu müdürü velilerin talepleri doğrultusunda kız ve erkek öğrencilerin ayrı sıralarda oturtulması talimatı verdiği için görevinden alınmıştı. Görevden almada laik, seküler çevrelerin “gericiliğe geçit vermeyeceğiz” tarzındaki baskın ve saygısız tepkilerinin rolü büyüktü elbette.  

Fakat müdür bey görevine iade edildi. Bence bu olayın asıl belirleyici tarafıöğrenci velilerinin tutumuydu. Çocuklarıyla ilgili taleplerini dillendirmekten geri durmayan, düzenledikleri eylemlerlemüdür beyi savunan veliler gerçekten büyük bir iş yapmış oldular.Okul müdürü görevden alındıktan hemen sonra okul çevresini bir miting alanına dönüştüren, iradelerine sahip çıkan, hassasiyetlerinin dikkate alınması için seslerini yükselten velilerin kararlı ve tutkulu hali bana 90’lı yılların eylemlerini hatırlattı. Evet dindarlar her konuda, haklı taleplerini böyle güçlü, kararlı ve organize bir şekilde savunmalı ki bazı şeyler değişebilsin… 

Müdür Bey ile ilgili soruşturma devam ediyormuş bu arada. Eğitim-İş ve Eğitim-Sensendikaları göreve iade konusunu protesto edeceklermiş. Bunları başka laik örgütlerde takip edecektir muhakkak. Laik çevreler eğitimdeki imtiyazlı konumlarından taviz vermek istemiyorlar. O halde dindarlara düşende demokratik bir şekilde karşılık vermek, taleplerini ısrarla dile getirmektir. Kafi miktarda sivil toplum kuruluşumuz var... Bu konu takip edilmeli, bilinç oluşturulmalı ve meydan kesinlikle boş bırakılmamalı. Eğitim Bir Sen Bursa Şube Başkanlığı da olayın ilk anından beri nasıl Müdür Bey’in ve velilerin yanında ise aynı şekilde tepkisini göstermeye devam edecektir diye düşünüyorum. Biz de bu köşelerden konuyu takip edeceğiz inşallah.

ÖZGÜR ÖZEL

CHP ruhunun kabına sığmaz sözcüsü Özgür Özel “10 yaşındaki çocukları ayrıştıranlardan bu ülkeye hayır gelmez.” demiş. Özel bu tarz konularda baya yeteneklidir! Kelimelerini özenle seçer. Müslümanlar demez de “Ortaçağ Karanlığı” der mesela! Burada da “makul olana dönme” dememiş de, “ayrıştırma” demiş. Zaten başörtüsü takıp toplumu ikiye bölenler de İslamcılar değil miydi? Ne desin Özgür Bey!!!

Madem okul sırasındaki ayrıştırmaya savaş açtın, o halde daha temele, ayrıştırmanın kaynağına inmelisin Özgür Bey. Yahu bu çocuklar, hem de daha doğar doğmaz, bağnaz anne babalarının elleriyle, pembe ve mavi giyinenler olarak iki karşıt kampa ayrılıyorlar! Silah ve araba severlerle,barbie bebek severler olarak… Evcilik oynayanlarla, kavgacılık oynayanlar olarak… Hem de yalnız okulda değil, her yerde… Bu gözardı edilecek bir ayrıştırma mı Allah aşkına Özel Bey?

Nedir çektiğimiz bu iflah olmaz İslamcılardan? Bu nasıl çağdışılık, nasıl gericilik? Nerede laiklik, nerede muasır medeniyet, nerede “Çıktık açık alınla” diye başlayan 10. Yıl marşımız Özgür bey ?

Uçurtmayı vurmasınlar, çocukları ayrıştırmasınlar sayın Özel! Lütfen şu ortaçağ karanlığına bir el atın parti olarak da, millet medenileştirme hamlenizle yeni baştan aydınlansın. Cinsler arası şu “ayrıştırma” bitsin. Gerekirse Takriri Sükun’u geri getirin, İstiklal Mahkemelerini yeniden kurun da “farklılık” denilen vebanın ardı kesilsin. “Çeşitlilik” denilen iblis yerle yeksan edilsin. Edilsin de, kız ve erkek çocuklar,okul sıralarında olduğu gibi kılık kıyafette de, renklerde de, cinsiyette de,tek vücut,kaynaşmış, sınıfsız bir kitle olsunlar! Bu işi ancak siz yaparsınız!!!

Sâmiha Ayverdi’yi Anmak

            Şöyle bir göz gezdirdim de SâmihaAyverdi Hanımefendinin ölüm yıldönümü hakkında bir iki kısık ses dışında dişe dokunur bir şey yok. Yazık… Üzücü…Hadi sol seküler, Kemalist çevrelerin Sâmiha Hanımın adını bile anmamalarını, yokmuş gibi davranmalarını anlarım; çünkü onların üzerimize boca ettikleri kültürden bizi arındırmaya çalışıyordu Merhume… Fakat dindarların Sâmiha Ayverdi konusunu görmezden gelmelerini anlamakta zorlanıyorum.

Yakın dönem müslüman edebiyatçıların en fenomen, en sansasyonel ismi kimdi? Necip Fazıl’dı, değil mi? işte o Necip Fazıl, Sâmiha Hanımın gerçek kıymetini takdir edenlerdendir.Onun daha fazla cemiyetin içinde tabiri caizse göz önünde olmasını çok arzu etmektedir. Bir gün kendisine “Çok münzevîsiniz, darılmayın bayağı kızıyorum size" dediğinde Sâmiha Hanım "... Ben hayat vazifemi kendi âlemimin hususî havası içinde kurmuşum, kâfi işte." der. Bu vazife duygusu Sâmiha Hanım’a her biri zümrüt gerdanlık gibi işlenmiş onlarca kitap, yüzlerce makale ve mektup kaleme aldırır. Kalemi ile yaşar o, kalemi ile direnir…

Sadakatle bağlı olduğu “vazifesini” şöyle özetler: “Biz İmparatorluk Türkiye’sinin hemen de son evlatları; içinde haşır neşir olduğumuz askeri, siyasi, içtimai ve iktisadi bir tarih meydanında köşe kapmaca oynamış kimseler olarak, görüp duyduklarımızı, tadıp kokladıklarımızı, kudretimiz ölçüsünde gelecek nesillere intikal ettirmek mecburiyet ve mes’uliyetinin altında bulunuyoruz.”

                        Nasıl ki eski zamanların ‘Aziz İstanbul’unu bulmak ve tanımak için Yahya Kemal’e müracaat ediyor isek, Osmanlı’nın sisler içinde kaybolmuş şehirlerini, o şehirlerin çınar gölgelikleriyle bezeli güzide semtlerini, çam kokulu konaklarını, o konaklarda yaşayan çelebi yürekli insanları görüp tanımak, yitirilen geçmişin ulviliğini kavramak için Sâmiha Hanım’a, onun eserlerine müracaat etmek durumundayız. Mesela İstanbul Geceleri’ni veya İbrahim Efendi Konağı’nı okumadan Cumhuriyet ile zirve noktasına varan radikal modernleşmemizin nelere mal olduğunu, hangi kıymetlerin feda edildiğini hakkıyla bilmek zorlaşır. 

            Sâmiha Ayverdi dili, zevki, musikisi, tarihi, itikadı, sofrası, edebi, irfanıyla geçmişi yeniden kurar kitaplarında ve bu bizim geçmiş zamanı hayal edebilmemizi, anlamamızı kolaylaştırır. Okuyucusuna kim olduğunu, nereden geldiğini ve nereye gideceğini kestirebileceği bir duruş, bakış kazandırır. Aynı zamanda büyük bir mutasavvıf olan Sâmiha Hanımın eserlerinin bir başka özelliği okuyanı yürekten kavrayıp istikamete sevk edensufi bir dile sahip olmasıdır.

            Bence, henüz okumadıysanız muhakkak bir Sâmiha Ayverdi kitabı okuyun.“Mabette Bir Gece’yi yeni başlayacak olanlara tavsiye ederim. Özellikle çevresinde genç olanlar, Ayverdi’nin kitaplarını tavsiye etsinler, okutsunlar, kütüphanelerinde bulundursunlar. Ölümünün 29. yılında Ayverdi’yi saygı ve rahmetle anıyorum.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Muhammed

Sizce sorunlu alanlar ve sorunlar bunlarmi Ali Osman Bey ..

ADİL

KARDEŞİM NİYE BU KADAR İŞLERİ ÇIKILMAZ HALE GETİRİYORUZ BU ÜLKEDE ÖZGÜRLÜK VAR DEMOKRASİ VAR O ZAMAN KARDEŞİM AİLELERE SORALIM KİM ÇOCUĞUNUN NASIL OTURTULMASINI İSTİYORSA O ŞEKİLDE OTURTALIM OLSUN BİTSİN
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23