Dersler Zorunlu mu Olmalı, Seçmeli mi?

21 Mayıs 2019 Salı

Milli eğitim bakanı, bir kısmı önümüzdeki eğitim döneminde uygulanacak yeni bir program açıkladı. Bu on yedi yıldır açıklanan kaçıncı programdır bilmiyorum ama en azından sene ortasında şak diye uygulamaya başlanmıyor oluşunu memnuniyetle karşıladığımı söyleyebilirim.

Bu programa göre, belli sınıflar için felsefe, resim, beden ve müzik gibi derslerin zorunlu olmaktan çıkarılarak seçmeli hale getirilmesi eğitim sistemi ile ilgili yeni bir tartışmayı daha tetikledi.

Bu tartışmayı körükleyense, söz konusu dersler zorunlu olmaktan çıkarılırken din kültürü gibi derslerin zorunlu hale getirilmesi oldu.

Doğal olarak konu eğitim tartışmasının ötesine geçerek o bıkkınlık getiren ideolojik raya oturdu.  “Bağnazlar ve çağdaşlar” arasında sürdüğü varsayılan, “dindar nesil” isteyenlerle istemeyenler arasındaki alışıldık çatışmaya… 

Eleştirenler görüşlerini çeşitli yollarla açıkladılar.

Felsefe öğrenmenin aslında ne kadar önemli olduğu, beden eğitimi olmadan sağlıklı olunamayacağı, matematik bilmeden hiçbir şey yapılamayacağı ve fakat bu değişimle devletin çocukların elinden bu imkanı aldığına dair çok şey konuşuldu. Programın sakatlığını destekleyecek İslam bilim tarihinden yığınla örnek sunuldu…

****

Bu açıklamaların zayıf yanı, eğitim sisteminin, zorunlu hale getirdiği ya da seçmeli yaptığı dersleri hakkıyla öğretiyor olduğunu kabul ediyor olması. Bu sorunlu bir kabul ve gerçeği ıskalıyor. Asıl konuşulması gereken ülkenin en büyük insan kaynağı havuzunda yaşanan  ve kesinlikle sorgulanması gereken verimsizlik.

Milyarlarca dolar yatırdığınız ama karşılığında dişe dokunur, faydalı bir çıktı alamadığınız dev bir üretim alanı gibi düşünün modern eğitim sistemini.

Eğitim sistemimizde yaşanan fayda krizini yıllar önce bir stajyer öğrenciyle yaptığım kısa konuşmayla daha önce sizlere özetlemeye çalışmıştım. İzninizle bu konuşmayı tekrar paylaşmak istiyorum.  

Şöyle sordum stajyere, okulda geçen on iki yıldan sonra…Temel matematik işlemlerini iyi derecede bildiğini düşünüyor musun?

Hayır ! 

Fizik kanunlarını?

Hayır! 

Atomun yapısından bahsedebilir misin?

Hayır!

Ya, biyolojinin temel konuları…

Bilmiyorum!  

Nabi ya da Sümmani hakkında neler biliyorsun?

…!

Dostoyevski’den bir şeyler okudun mu?

Okumadım!

Farabi’nin, Kindi’nin, Kant’ın kim olduklarını biliyor musun?

…!

Nizamı Cedit nedir?

…! 

Okul sana kitap okuma alışkanlığı kazandırabildi mi?

Maalesef! 

Serbest Fırka’nın kurucusu kimdir?

Hatırlayamadım.

3 ayda 1 kitap okuyabiliyor musun?

Hayır! 

Hayatının geri kalan kısmında ne yapacağını biliyor musun?

Hayır!

Okul sıralarında geçen 12 yıl. Onlarca zorunlu ders. Yüzlerce sınav. Ve sonuç: Kocaman bir boşluk!

****

Bildiğim kadarıyla 2018 LGS’ de matematik ortalaması 1.6 idi…

Yani bu 20 soruda, sadece 2 doğru demek…

Matematik öğretmenlerinin ortalaması da pek iyi sayılmaz.

Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi (ÖABT) sonuçlarına göre lise matematik öğretmenleri, 50 sorudan ortalama 9’unu ancak doğru cevaplayabiliyor. En başarılı olanlar ise 50 sorudan ortalama 32’sini doğru yapan Türkçe öğretmenleri.

Elbette bu tablo eğitim sisteminin sahip olduğu bir çok handikaptan sadece biri.

Durum böyleyken tıpkı din derslerinde olduğu gibi zorunlu olarak görülen felsefe dersiyle ilgili ümit var olmamak için pek çok haklı nedenimiz yok mu?

Dişleri sökülmüş bir aslan gibi yerleşik kanaatleri sarsma kuvveti elinden alınmış bir felsefe dersi, öğrenciler arasında mizah mevzusu olmak dışında neye yarar ki?  

Kaldı ki hangi devlet çocuklarını Sokrates’in betimlediği biçimde “at sineği” olabilecekleri bir felsefi terbiyeden geçirmek ister.

Din dersini düşünün… Din derslerinin, ortalama yükseltmek için kullanılan, en rahat geçilen ders olduğunu bilmeyen var mı?

Hangi devlet toplum yapısının üzerinde yükseldiğini düşündüğü dini dayanakları, akıl ve vahiy perspektifiyle cüretkarca sorgulayacak öğrenciler yetiştirmek ister.

Beden, çift kale maç yaptığımız; müzik ise dinlenip çene çaldığımız ve idarenin de bütün bunlara göz yumduğu derslerdi bizim zamanımızda; değişen pek bir şey olduğunu sanmıyorum. 

Dolayısıyla derslerin zorunlu-seçmeli hale getirilmesinin yanında çok küçük kalacağı sorunlarımız var, ki odaklanmamız gereken asıl yer de burası bence. Eğitim sisteminin yapısal sorunları, öğretmenler üzerine yüklenen anlamsız-gereksiz formaliteler, öğretmenlerin kişisel gelişim olanaklarının kısıtlı oluşu, öğrencilerin aydınlatılacak ruhlar olarak görülmemesi, sürpriz sistem değişiklikleri, öğrenciyi rehin alacak ödev yoğunluğu, hala büyük oranda bilgiye-ezbere dayalı olan müfredat, ideolojik kaygıların belirleyici olması, hiyerarşik tarafı ağır basan otoriter öğretim metodu, sınava odaklanmış bir sistem, ders çeşitlerinin fazlalığı ve eğitimin herkes için mecburi olması gibi yığınla sorun zorunlu derslerdeki başarı oranını asgari seviyede tuttu şimdiye kadar. Bu böyle gidemez…

Eğitim sisteminde öncelikle bu tür altyapı sorunları çözülmeli ki üst yapıdaki yenilikler faydalı hale gelebilsin ve başarı seviyesi yükselebilsin.

Yoksa her yıl tadilat programı açıklamaya devam ederiz. 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Ali Osman AbeeeeAli Osman Abeeee25 gün önce
    Bu ülkenin gençliginden fazla umudum yok. Kendini geliştiren çabalayan sorgulayan araştıran gençlik de var ama bu oran yüzde 2 yi geçmez.
  • Sorgulayan müminSorgulayan mümin1 ay önce
    Kesinlikle çok doğru, gerçekten öğrenciler de öğretmenler de veliler de şapşala dönmüş durumda....insan düşünmeden edemiyor bu planlanmış bir durum mu?
  • başa dönelimbaşa dönelim1 ay önce
    Dersler zorunlu olmalı, ilaveten öğrenciye bunlar ... öğretilmelidir. Bu kadar hürriyet yeter, özgürlük diye herşeyin içine ..lar.
  • misafir34misafir341 ay önce
    maraşlı, bir çocuğuna söz geçiremediğini söyleyip, 80 milyonluk ülkeyi yönetmeye çalışanlara laf atmak neyin nesi???
  • JdyuuJdyuu1 ay önce
    Selamunaleykum Yorumcular yazmak istediklerimi dile getirmisler genel itibariyle.Ogretim gorevlisi degilim okilullarida gezmedim.Egitiminogretimin*Mevlam kayira *konumunda oldugu kanaatindeyiz.Yasadigim ilde kiz ogrencilerin esrar almak icin ,ile bagli bir kasabaya gittiklerini duydum.Para karsiliginda degil baska bedel teklif ediyor kizlar.O kasaba da mimli,kolluk kuvvetleri bilir.You tubeler de tanik oluyoruz lise universite ogrencilerinin bilgi seviyesini,yoruma takat kalmiyor.Sozgelimi şahsen 2016 kpss sorularindan 16 matematik sorusunu biri hariç kalem oynatmadan çozdum,bakarak.Hala agir geometri sorularini cozebilirim gerektiginde.Turev integral , cogu ogrenci gibi bastan küskün. Ozel bir sebebi var mi bilmiyorum.Cografyadanda islem gerektiren sorulari yine kolayca cozerim.Lise biteli 30 yil oluyor.Bu durum benim zekamla hafizamla alakali olabilir,okulun kalutesiyle alakalı olabilir,onemlisi o gunun egitim ogretim sistemiylede.Ogrencinin gozunde ogretmenin bir yeri olmali,korku degilsede saygi olmali.O sana hayatin veya meslek hayatin icin birseyler sunuyor.Bu alginin olusmasi,aksi alginin olusmasi kadar,hatta daha fazla zaman ister.Sosyal bir degisimden soz ediyoruz.Ailelerin etkisi bir ayri,cagin sunumu olan digital alem daha bir ayri.Degil ogrencilerin insanligin dikkatini dagitiyor,düşünmekten alikoyuyor.Sanal alemle sanallasiyorlar.Tabi bu hal icinde basarili olanlar var.Ekonomik sebeplerden baska sebeplerden ötürü okumam gerek diyenler var.Severek okuyanlar var.Zeka herkeste olabailir ama akil herkeste olmayabilir.Uzatmadan hocam;bir bilgenin oglu ,ben şu diyara gidecegim bu diyara gidecegim dermis.Babasi ,nere gidersen git huzur bulamazsin.Huzur çözum senin içinde.Sen gittigin yere sorunlarinida götürüyorsun, dolayisiyla...... Temel çözümler aramadan,care arayislari devam eder diyoruz.
  • Hakan Hakan 1 ay önce
    Ben ilkokulda lisede hep disiplinli okullarda eğitim aldım ve iyi ki o okullarda okumuşum kitap okumamdan o sorduğunuz saçma sorulara kadar herşeyi biliyorum. Ama ben bunu okulda öğrendiklerimle değil kitap okumakla başardım. Demek ki okullarda ki din dersinin zorunlu olmasının ya da matematik dersiniz seçmeli olmasınız önemi yok. Ama hata daha ilkokuldan saçma bir sistemle yetiştirdiğiniz sorumluluk sahibi olmayan gençlere o dersleri nasıl seçtirecekler ? Bizim zamanımızda seçmeli zorunlu dediğimiz dersler vardı ben istemesen bile okul o dersi verirdi büyük ihtimalle yine aynısı olacak bu da reform diye yutturulacak. 5 yıl sonra çoçukların hepsi işsiz okumuş cahiller olarak hayata çıkacak... Milli Eğitim Bakanlığı hiç bir kuruma bağlanmadan bağımsız olmalı artık yoksa bu ülke daha çok bekler yerli uçağını otomobilini
  • maraşlımaraşlı1 ay önce
    Çocuğum akp iktidar olduğunda doğmuştu. şimdi lisede ve dersler berbat , sosyal medya kepazeliği ile beyin boş , hedef , ideal ,fikir, düşünce hiçbir tutar dal yok , sanmayın ilgilenmediğimizi , sanattan siyasete tarihten sosyolojiye , hatta cinsel bilgilere kadar oturup saatlerce anlatmamıza rağmen maalesef okula gittikten sonra tamamen bozulmuş bir şekilde eve dönüyor , sigara vb kötü alışkanlıklarda cabası , amacım onu bunu suçlamak değil , kendi üzerime düşeni yapmama rağmen maalesef çevre çocuklarımızı çok bozuyor. Bu milletin paraları ile yol köprü vs yapıp birde üzerine ikram yükleyerek , memleketi beton yığını haline getirip yandaşları semirterek icraat olmuyor. Ülkenin kanayan yarası aile ve gençlik elden gidiyor ama iktidar hala rant ve istanbul seçimi ile meşgul , istanbul sözleşmesi gibi türk müslüman aile yapısına vurulan son darbede cabası , acaba reis bunları görüp duymuyormu , yada duymamazlıktanmı geliyor. Yıllarca destek verdiğimiz reisi anlayamıyoruz. Maddi anlamda başarılarılara sözüm yok ama maneviyatımız yerin dibine girdi. Sistem gün geçtikçe çıkmaza giriyor. acaba kasıtlımı yapılıyor. Çevremizde abd ve batı 3.dünya savaşı hazırlığı yaparken biz elimize tutuşturulan cep telefonları ile embesil embesl yaşamaya ve birbirimize görgüsüzce hava atma derdindeyiz. Artık bu iktidar dan vede reistende umudumuz kalmadı. Avrupa diye diye 100 yıldır rezil bir millet haline geldik. Sayın yazar varmı bir çözümünüz , dertli bir baba olarak sizlere naçizaen dertlerimi anlattım.
  • erhanerhan1 ay önce
    o sorduğun soruların tümü de müfredatlarda ,kitaplarda var ve derslerde işleniyor. Devlet, hükümet, aile gerekli destekleri veriyor Alt yapı o kadar yetersiz değil. Temel sorun, ders dışı şeylerle ilgilenmek. Aslında sınıf geçmeler bu kadar kolay olmamalı. Disiplin yönetmeliği gözden geçirilmeli. Üniversite sayısı bu kadar çok ve kazanılması da bu kadar kolay olmamalı . O zaman. yetenekli, ilgili, gayretli vebaşarılı olan kazanır. diğerleri ise mecburen kendine başka yol seçer
  • Hayrettin HatunoğluHayrettin Hatunoğlu1 ay önce
    Derslerin zorunlu veya seçmeli olması hiç bir şeyi değiştirmez. Tek bir şeye ihtiyacımız var ciddi olmak. Sayın bakan okullarda ders işlenemediğinden habersiz galiba. Okulların hali içler acısı kim kime dum duma, saldım çayıra Mevlam kayıra. Eğitim yapılamıyor. Biz öğretmenler öğrenci ve velilerin şerrinden korkuyoruz. Sözde amirlerimiz ha bire öğretmenler tehdit ediyorlar.Okullarda eğitim değil AVUTUM yapılıyor.

Günün Özeti