Üç hakim 6 aydır karar veremedi 17 hakim iki haftada verdi
Anayasa Mahkemesi yine yaptı yapacağını..
Gerekçe yok.
“Torba yasa” diye meşhur olan kanundaki bazı maddeleri iptal ettiler..
“İptal edildi” diyorlar.
İş bitiyor..
İyi, de bu kararın gerekçesi yok mu? Niye iptal ettiniz, açıklamak zorunda değil misiniz?
“Evet açıklamak zorundayız. Ama şu an hazır değil. Hazır olunca gerekçeyi de açıklayacağız” diyorlar..
Hatırlatıyoruz: “O zaman iptal kararını da açıklamayın. Gerekçe hazır olunca iptal kararını açıklarsınız!”
Bu itiraza ne cevap veriyorlar?
Ne cevap verebilirler ki?..
Anayasa’nın 153. maddesi açık:
“Anayasa Mahkemesinin kararları
Madde 153 – Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.”
Sağa sola çekebileceğiniz.. Lastik gibi uzatıp, içine istediğiniz anlamı koyabileceğiniz bir boşluk söz konusu mu?
Hayır..
“Ben yaptım oldu” diyor, Anayasa Mahkemesi..
Ve “oluyor!”
Bir yiğit de çıkıp, “Siz kim oluyorsunuz da, Anayasa’yı koruma adı altında, Anayasa’yı deliyorsunuz” demiyor..
Onlar da bildiklerini okuyorlar..
•
Hani yerden göğe kadar haklı olurlar..
“Ne olmuş yani.. Gerekçesi de sonra yazılsın” der, geçerim..
Ama..
Burhan Kuzu’nun açtığı tivitır ile ilgili dava 2014 Mart ayından bu yana beklerken..
Tayyip Erdoğan’ın açtığı bireysel dava 7 aydır beklerken..
CHP’nin açtığı dava..
Hem de bireysel davalardaki gibi, 3 hakimle verilecek bir karar da olmamasına rağmen..
17 kişilik heyetin karar vermesi gereken bir davada..
Bir ay olmadan karar çıkıyor ise..
Bu hukukun gereği değil..
“Ağa keyiflerinin gereği”dir..
•
Bir de içeriğine girelim..
İptal edilen maddelerden birisi de, internette suç niteliğinde özellikli bir yayın olduğunda..
Mahkeme kararı sonra gelmek şartı ile..
İdari bir kararla, o siteye erişimin engellenmesine imkan veren madde..
Neymiş?
“İdareye böyle bir yetki verilemez”miş..
“Böyle bir yetki, sadece mahkemelere ait” imiş!
Sanki mahkemeler, 24 saat çalışıyormuş gibi..
Akşam saat 17.00’de bir internet sitesinden açıkça iftira ve hakaret olan veya teröre çağrı olan bir yayın yapılsa..
Ertesi sabahı mı bekleyeceğiz?
Hakimin mesaiye başlamasını mı bekleyeceğiz?
Diyecek ki, Anayasa Mahkemesi’nin tuzu kuru savunucuları..
“Nöbetçi hakim diye bir şey var herhalde!”
He ya..
Var..
Dün de vardı..
Başımızdan dün geçen olayı anlatayım da, bakalım “nöbetçi mahkeme” nasıl bir şey..
Mahkemeden yapacağımız bir itiraz için dün son gündü..
Biliyorsunuz, arefe günü, öğleye kadar mesai var. Dolayısı ile, dilekçeyi de öğleye kadar vermemiz gerekiyor.
Sağolsun hükümet, o yarım günü de, memurlar açısından idari izinli saydı mı?
Dolayısı ile, zorunlu hizmetler dışında, memurlar dün tüm gün tatil yaptılar mı!
Yargı da birden fazla mahkemelerden bir tanesini nöbetçi sayıp, onun da memurlarından birisini nöbetçi kabul ederek, bu “idari izinli”liği uygulamaya koydu mu!
O tek memur da, kafasına göre adliyeye gelmeyince..
Buyrun cümbüşe..
Orayı burayı ayağa kaldırarak, getirtebildik memuru..
Da, itiraz dilekçemizi verebildik.
Yoksa..
Ayvayı yemiştik..
Böyle bir ülkede, Anayasa Mahkemesi’nin “İnternete erişimin engellenmesi, acil durumlarda dahi ancak hakim kararı ile olabilir” gerekçesi ile kanunu iptal etmesi, ne derece doğru?
Sorması bile abes..
Bizim vereceğimiz dilekçeyi sıradan memur alacaktı..
Bir de düşünün.. Hakimin karar vermesi gereken konuyu..
Önce savcıyı bulacaksınız.
Sonra hakimi bulacaksınız.
Memuru da yanına getireceksiniz..
Ki, internetteki o suçu önleyebilesiniz!
Bunu söylüyor, Anayasa Mahkemesi..
Ne diyelim, Allah onları düşürmesin..
Kendi başlarına böyle bir şey gelirse..
Mesela, internette aleyhlerinde bir yayın olup.. Hemen kaldırtmak isterlerse...
Hakim-savcı bulamayıp.. Suç niteliğindeki yayına saatlerce; belki günlerce seyirci kalma üzüntüsünü yaşarlarsa..
İşte o zaman, halkın derdinden belki anlarlar..
Şimdi rahat koltuklarında, ahkam kesiyorlar..
“Hakim karar versin.”
Siz de hakimsiniz işte..
Bir dosyada 2 sene bekliyorsunuz.
Diğerinde, 48 saatte karar veriyorsunuz..
“Hakim”lerin tamamı “hakim” olsa..
“Hakim karar versin” itirazına, kim ne diyebilir ki?
•
Kurban Bayramı’nızı tebrik eder, Müslüman kanı akmayan bayramlara ulaşmayı Cenab-ı Hak’tan temenni ederim.







