Teoman; sen ‘dinlemeleri’ izah et ben de atamaları izah edeyim!
Teoman istifa etmiş..
“Kim ki Teoman” diye soracaksınız.
Kamuoyunun tanıdığı şarkıcı Teoman olacak değil ya..
Şarkıcı Teoman, yeterince reklamını yapmış.
Benim bahsettiğim; kendisini kamuoyuna tanıtmak isteyen Teoman!
Tam adı soyadı, Teoman Gökçe..
HSYK 1. Daire üyesi imiş.
“Meşhur olmanın tam zamanı” demiş ve maddeler halinde sıraladığı gerekçeler eşliğinde, istifayı basmış.
Neymiş gerekçesi?
Teoman, gerekçeden önce, uzun uzun, HSYK değişikliğini anlatmış.
HSYK değişikliğinin nasıl yapıldığını okurken, sandım ki Samanyolu Haber’de Mahmut Akpınar ile İhsan Yılmaz’ı dinliyorum.
O kadar şablon.. O kadar kurgu cümleler..
“Millet iradesi ile oluşan HSYK” imiş de.. “Daha çok özgürlük amacı ile yola çıkılmış” da..
Eeee? Ne yapalım yani?
Millet iradesi ile HSYK’nın yapısı değiştirildi diye..
İstediğiniz hukuksuzluğa imza atacaksınız, biz de sizi seyir mi edeceğiz?
Girişin hemen sonrasında, “Ancak; 17 Aralık 2013 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılmış olan yolsuzluk ve rüşvet soruşturmaları sonrasında yapılan yasal değişiklikler..” diye başlayan cümleyi okuyunca..
Tamam dedim.. Teoman’ın derdi, paralel yapıya teslim olan hakim-savcıları korumak!
Yoksa..
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı çıktı açıkladı: “Benim haberim yok. Benden gizli soruşturma yürütmüşler.. Bu nasıl olur?”
Ama bu açıklamanın üzerinden 6 ay geçmiş iken..
Dünyadan habersiz Teoman, diyor ki: “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan..”
Dakika bir.. Gol bir..
Başsavcılık “Haberim yok” diyor.
HSYK üyesi yapılan Teoman, “Başsavcılığın başlattığı” diyor..
Tamam mı, Teoman..
Devam ediyor Teoman: “Kararname dönemi olmamasına rağmen, gerek Hâkimler ve Cumhuriyet Savcıları Hakkında Uygulanacak Atama-Nakil Yönetmeliği’ne, gerek mevcut gerekse önceki HSYK’nın yerleşik uygulamalarına ve prensip kararlarına çok açık bir şekilde aykırılıklar içeren dört ayrı kararname çıkarılarak..”
Yerleşik uylgulamalara uygun kararlar alınmasını istiyormuş Teoman..
Eyvallah..
Sen 17 Aralık’ta yerleşik kurallara uygun soruşturmalar yapıldığını ispat et, biz de yerleşik kurallara uygun atamalar için seninle birlik olalım Teoman.
Buyur söyle Teoman: Türkiye Cumhuriyeti hukuk sisteminde, Başbakan ile Adalet Bakanı’nın telefon konuşmasının dinlenmesinin yapılabileceğine dair küçücük bir ihtimali barındıran bir hukuk kuralı kırıntısı göster bana..
Hani konuşmanın montajlanmasını falan es geçiyorum.
Farzedelim, yayınlanan kaset, montaj yapılmamış bir kaset olsun..
Hangi anayasa kuralında, hangi kanunda, “Adalet Bakanı ile Başbakan’ın telefon konuşması dinlenebilir” diyor.
Sen bunu göster..
Ben de sana, o hakim ve savcıların bir gün Fizan’a, ertesi günü Hizan’a gönderilmesinin doğru olmadığını söyleyeyim..
Sadece dinlemekle kalmamış paralelciler..
Nasıl olsa iktidar devrilecek düşüncesi ile.. Kendilerinin suç delili olan kaseti, internete de koymuşlar..
Haydi Teoman..
Adalet Bakanı ile Başbakan’ın telefon konuşmasının internete konulduğunu gösteren bir yerleşik uygulama göster bana..
Ben de sana destek vereyim, “Ayıptır. Üç ay önce yerini değiştirdiğiniz savcının yerini bir daha mı değiştireceksiniz” diyeyim..
Bana bir tanecik örnek göster Teoman.
İster İnönü’den. İster Demirel’den. İster Turgut Özal’dan.. İster Mesut Yılmaz’dan.. İster Çiller’den. İster Ecevit’ten..
Bu başbakanlardan bir tanesinin, bakanı ile yaptığı konuşmanın dinlenip, medyaya verildiğini göster.. Seninle birlik olayım..
Gösteremiyorsan..
O hakim ve savcılar, bugün Edirne’ye, yarın Hakkari’ye, öbürsü gün de Zonguldak’a atanacaktır, Teoman Bey..
Hiç kızmak yok, gücenmek yok..
“Mazeret ve disiplin halleri dışında hiçbir şekilde 2 yıldan önce atama yapılması mümkün değil iken, bulundukları yerlerde iki yılını doldurmayan 150’ye yakın hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yerleri değiştirilmiştir” diyorsun da..
“Çok büyük ve gizli bir yapı söz konusu olması hariç, kişilerin üç aydan fazla telefonlarının dinlenemeyeceği”nden hiç bahsetmiyorsun, Teoman!
Ne yapacaktı devlet?
“Boşveeer.. Kanun da ne imiş? Verdim işte dinleme kararını. Verdim ve kanundaki yasağa rağmen bir daha uzattım. Bir daha uzattım. Üç ay sonra, bir daha uzatacağım” diyen hakim ve savcıyı, ne yapacağız, Teoman?
“Hay ellerine kurban.. Ne güzel imzalamışsınız o uzatma kararlarını.. Kanun 3 ay demiş, siz 3 yıl dinlemişsiniz. Helal olsun size.. Yaratan’ınıza kurban..” mı diyeceğiz?
“Pensilvanya’ya bağlılığını sunan her yargı mensubunun, başımızın üstünde yeri vardır” deyip, onları tepemizde mi taşıyacağız Teoman?







