--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Teoman gümbürtüye gitti!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Tam ses getirecek bir “istifa”ya imza atmıştı..

Gazeteler manşetlerini, onunla süsleyecekti.. Televizyonlar birinci haberini ona ayıracaktı.. Gazeteciler röportaj için sıraya gireceklerdi.. 

“Yaz kararnamesi değil, kıyım kararnamesi” deyip, istifayı basmıştı.

Meşhur olacaktı, Teoman..

HSYK 1. Daire üyesi Teoman Gökçe..

Ama, dünya konjonktürü böyledir..

Aniden yaşanan gelişmeler..

Gündemi alt-üst eder..

Manşetlik konular, iki satırlık yer bulamaz, gazetelerde..

Bazen de, iki satırlık hikayeden açıklamalar, gündem yokluğundan manşet olur..

Teoman da, bu tecrübesizliğin mağduriyetini yaşadı..

İstedi ki, “yaz kararnamesi” daha açıklanmadan.. “Kıyım kararnamesi” deyip, dikkatleri üzerine çeksin.

Ama ani gelişmeler yaşandı.

Musul Konsolosluğumuz IŞİD mensuplarınca işgal edildi. Konsolosluk çalışanları rehin alındı..

Türkiye bu konuya kilitlendi..

Kimse duymadı, Teoman’ın istifa ettiğini..

Kimse sayfasında yer vermedi, Teoman’ın istifasına..

Teoman da, istifa ettiği ile kaldı.

Şimdi çevresindekiler diyormuş ki: “Teoman HSYK’dan istifa etmedi.. HSYK 1. Dairesi’nden istifa etti!”

Böylece, HSYK üyeliğini devam ettirmek istermiş, Teoman..

Bu mümkün mü?

Mümkün değil.

Mümkün olsa idi..

Yani, üyeler istifa ettiklerinde, sadece görev yaptıkları daireden istifa etmiş sayılsalardı.. HSYK’dan tümü ile ayrılmaları gerekmiyor olsaydı..

Şöyle yapardı, üyeler..

1. Daire’de mi görevlendirildi bir üye...

 “1. Daire üyeliğinden istifa ettim” der..

Ardından o üye, 2. Daire’de görevlendirilir..

Üye, “Ben 2. Daire’den de istifa ediyorum” der..

O zaman ne olur?

3. Daire kalır..

“Hah işte bu oldu” der..

3. Daire üyesi olarak çalışmaya devam eder.

Böylece ne yapmış olur?

Hangi dairede çalışacağını, üye kendisi belirlemiş olur..

Varsın; hangi dairede çalışacağına, aslında kendisinin karar vermesi kanunen mümkün olmasın..

Varsın, böyle keyfilik, kralda bile olmasın..

Hukukçu ya, HSYK üyeleri..

Kanunları böyle delip, geçsinler..

Gerisini de, garibanlar düşünsün!

•

Bilmiyorum, dünyanın herhangi bir yerinde var mıdır, böyle üç kuruşa beş köfte!

HSYK, sizin babanızın oyuncakçı dükkanı mı, arkadaşlar?

İstifa edeceksiniz. 

Sonra da, “Ben daireden istifa ettim, kuruldan etmedim” diyeceksiniz..

Nerde yazıyor bu uyanıklık?..

Verin adresini, biz de görünelim oraya, bir defa..

Ama sakın, Pensilvanya olmasın..

Buralardan bir yer gösterin..

Bizde himmet parası yok.. Sizler gibi haftada iki defa Pensilvanya yapacak imkan yok! 

•

Aklıma gelmiyor değil..

İstifanın yeterince medyada yer bulamaması bir ihtimal ama..

Teoman’ın istifadan çarketmesinin arkasında, IŞİD’in baskını üzerine yaşanan gelişmeler de olabilir, hani!

Öyle ya..

IŞİD baskını sonrasında, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, MİT Müsteşarı, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Çankaya Köşkü’nde bir araya gelmişler..

Haritaları masaya sermiş, durum değerlendirmesi yapmışlar..

Kimbilir, paralelciler, belki bu toplantıyı da dinlemişlerdir..

Şimdi ilk fırsatta, internete sızdırmanın hesaplarını yapıyorlardır..

Dinleme için, nöbetçi bir hakimimizden karar da çıkartmış olabilirler..

Ses kayıtlarını internete verdiklerinde, HSYK ilgili hakim için kararname çıkartmak istediğinde.. 

Teoman Gökçe’nin muhalefet oyuna ihtiyaç olabilir..

Dolayısı ile ne yapmalı?

Verilen istifayı, tevil etmeli..

“Ben HSYK’dan değil, 1. Daire’den istifa ettim” demeli..

Yoksa.. Paralelcileri orada kim koruyacak? 

Bu ihtimal için, “Olmaz” mı diyorsunuz?

Niye ki?.

Bu Teoman değil mi; “3 ay önce bir başka yere yollanan hakimlerin, şimdi bir daha yerleri değiştiriliyor” diyen?.

Önceki görevlendirmenin “tedbiren ve geçici” olduğunu bilmiyormuş gibi yapan!

Ne dersin Teoman?

Paralel medya, senin beklediğin kadar yer vermedi ama..

Bak; iki gündür biz, seni konu ediyoruz bu köşede..

Buyrun, misafirimiz olun sayfamıza..

Nedir gerçek sıkıntınız, öğrenelim.. 

Sıkıntınız hakim ve savcıların görevlerini hakkıyla yapamayacakları endişesi mi?

Artık Başbakan’ın telefonlarının dinlenebileceği kararları verecek hakim bulunamayacağı endişesi mi?

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle