Suç o hakime hanımda değil, HSYK’da!
Aydın hakimi Fethiye Bilici Hanım, Gezi isyanı sırasındaki protestolarda atılan “Katil Erdoğan” sloganında suç bulamamış.
Beraat kararı vermiş.
Bir de üstelik, “Gezi olaylarında polisin ölçüsüz şiddet kullanması sonucunda ölüm ve yaralanmaların meydana geldiğine dair kamuoyunda yaygın bir kanaatin oluştuğu, sanıkların da polisin ölçüsüz şiddet kullanması sonucunda ölümlerin meydana geldiğine dair bir kanaatle bu sloganı attıkları” ifadelerini gerekçesine koymuş.
Yetmemiş,
“Sözlerin slogan şeklinde yaygın olarak kitleler tarafından söylenmesi için yeterli ölçüde olgusal dayanağının bulunduğu”nu gerekçesine eklemiş!
Aynı hakime hanım, daha önce de Roboski olayları için, benzer gerekçelerle paralel bir karar vermiş!
Ne diyelim bu hakime hanıma?
1920’lerden başlayıp..
Devletin memurlarına yönelik her türlü isnadı, dönemin başbakanına.. Dönemin cumhurbaşkanına slogan halinde isnat edip, ardından da bu hakime hanımın mahkemesine dava olarak taşısak..
Tayyip Erdoğan için söylenilen sözlerdeki gibi, paralel karar verir mi acaba?
Atatürk’ten tutun.. İsmet İnönü’ye.. Bülent Ecevit’e kadar..
Dersim’de ölenler için Mustafa Kemal’e..
İkinci Dersim olayı için, İsmet İnönü’ye..
Türkiye’nin ücra illerinden birisinde, bilmemne ilçesinde, bir çavuş, bir turist kıza tecavüz etti diye, “Irz düşmanı, tecavüzcü Ecevit” denilmesine rıza gösterecek mi?
Ölmüş gitmiş insanlar hakkında, niye böyle benzetmeler yapıyorsunuz demeyin..
Bu hakime hanımın atanmasında, o ile gitmesinde, böyle cesaretlenmesinde, mutlaka Bülent Ecevit’in de bir rolü olmuştur..
“Adalet Bakanlığı’na 5 bin kadro aldım. Parti teşkilatıma verdim. Ne yapacaktım yani, MHP’lileri mi kadroya alacaktım” diyen, Ecevit ile paralel düşüncedeki Mehmet Moğultay’ın mutlaka bir rolü vardır..
Sözün kısası..
Saygı duyduğunuz insanlara hakaret edilmesini istemiyorsanız, başkalarının saygı duyduğu insanlara da hakaret etmeyiniz..
Bunu Geziciler için söylemiyorum.
Onlar muhatabım değil.
Ben, o sözde hakaret bulamayan ve böylece Tayyip Erdoğan’a hakaret etmiş olan hakim sıfatlı o bayana söylüyorum: “Atatürk’e söylettirmediğin.. İnönü’ye söylettirmediğin.. Ecevit’e söylettirmediğin o sözleri, Erdoğan’a söyletirsen.. Bu yaptığın yargılama değil, direkt hakaret olur..”
Nokta!
•
Hanımefendinin soyadı Bilici ama..
Hukuku pek bilmiyor olmalı..
Verdiği kararların kaç tanesinin Yargıtay’dan döndüğünü, yarın ayrıntıları ile aktarırım.
Ama şimdilik şunu söyleyeyim: Sizin Yargıtay’dan dönen dosyalarınızı gösterip, birisi de çıkıp size dese ki: “Aaa hakime hanıma bak.. Nasıl karar verileceğini bilmiyor. Hukuktan haberi yok!”
Ne düşünürsünüz?
Haklı bir eleştiri mi olduğunu kabul edersiniz?
Başbakan için getirdiğiniz gerekçedeki gibi, siz beni şikayet edip, hakkımda ceza davası açtırdığınızda, meslektaşınız bir hakim de, beni beraat ettirirken, “Hakime hanımın Yargıtay’dan bozularak dönen dosyaları, hukuku bilmediğini göstermektedir. Bu konuda yeterli olgu vardır” dese, ne dersiniz?
•
Bir başka açıdan bakalım karara..
“Polislerin ölçüsüz şiddet kullanması”na dayanıp, Başbakan suçlu ilan ediliyor.. Hakime hanım da, bunu mazur görüyor..
İyi de..
Bazı polislerin ölçüsüz şiddet kullanması sebebi ile, tüm polisleri suçlayamazsınız.
Bu konuda, Yargıtay’ın kararları var..
Bu bir kenara..
Bir de o ölçüsüz şiddet olayları ile bir ilgisi olmayan Başbakan’ı, direkt katil olarak nasıl suçlayabilirsiniz?
Siz bunu yaparsanız..
Birileri de çıkıp, “Geziciler, yüzlerce belediye otobüsünü yaktılar.. Dükkanların camlarını indirdiler. Yağma yapılmasına sebep oldular.. Hatta ölümlere sebep oldular.. Bu Gezicilere sahip çıkanlar da, yağmacıdır. Kamu malı düşmanıdır.. Katildirler.. Bu Geziciler lehine karar veren hakimler de, savcılar da kamu malı düşmanıdır!” dediğinde, haksız mı olur?
•
Ama ben, soyadı Bilici olan bu hakime hanıma kızmıyorum.
Kusur, HSYK’da..
Hiçbir Yargıtay kararı göstermeden, oturduğu yerden böyle bir karar verip, ülkeye 12 yıl başbakanlık yapmış bir siyasetçiye hakareti mazur gösteren bir hakim...
7 ay önce benzer karar vermiş..
Hiçbir soruşturmaya tabi tutulmadığı için, dün aynı skandal kararı bir daha vermiş..
Suç, o hakime hanımda değil..
HSYK’da!







