Suç işleyen hakim bile HSYK korumasında!
İşkembeden atmıyorum..
Sadece başörtülü avukatı duruşmaya almayan YARSAV’lı hakimler açısından da söylemiyorum.
Tüm suçlar için ve tüm hakim-savcılar için sergilenen bir uygulamayı kastediyorum.
Önce bir soru..
Disiplin suçu işlediği için soruşturulan hakim-savcıların dosyaları, ne sürede karara çıkıyor?
Tahmin edin!
Tahmininizde, şu hususları da dikkate alın.
Suç işlediği ileri sürülen kişi, kendisini savunmaktan aciz birisi değil..
Delillerini ortaya koymayı beceremeyen bir kişi değil.
Ne dediği anlaşılamayan, dolayısı ile adil karar için delilleri toplamakta zorluk çekilen, eğitimsiz birisi değil.
Diğer taraftan, soruşturma makamı, aslında tıp profesörü olup, idari görev açısından soruşturma yapıyor da, hukuki bilgilerden yoksun kişiler değil..
Tam ortasından, soruşturulan da, soruşturanlar da hukukun profesörleri.. Teorik hukukun da değil, pratik hukukun profesörleri..
Hayatları hakimlik..
Ve böylesi şartlar altında..
Bir suçlama olduğunda..
Suçlanan hakim..
Soruşturan hakim..
İşlemlerin tıkır tıkır yürümesi lazım..
Suçlanan, verir ifadeyi. Laga luga yapmadan.. İşin özü ne ise, söyler.. Bildirir delilerini. Hemen üç gün içinde, alırsın şahitlerin ifadelerini. Getirtirsin delillerini..
Üç haftada.. Bilemedin 1 ayda verirsin kararı.
Nerdeee?
Araştırdım..
HSYK’nın disiplin soruşturmalarını karara bağlama süresini soruşturdum..
Netice şu, soruşturmalar ortalama 1 senede sonuca bağlanıyor...
Savcı bey, fahişe ile cep telefonundan laklak etmiş. Kendisini avukat sanıp, fuhuşla suçlanan bayana hukuk(!) yolları öğretmiş.. Açılan soruşturma, sanki çok profesyonel bir cinayetin kararı verilecekmiş gibi, aylar sonra bitiriliyor..
Bir başka olayda.. Hakim bey, dosyaları incelememeyi adet haline getirmiş. 15 günde yazacağı kararları 6 ay, 8 ay, bir sene geciktirmiş.. Her şey ortada.. Bu hakime ceza vermek için de, bir yıl bekliyorlar..
Bu beklemeler sırasında da, nihai noktada ceza alacak olan savcı-hakim, hiçbir şey yokmuş gibi, göreve devam ediyor..
Darbecilerin hakları için manşetler atan medya suskun..
Üç tane ağaç için sokaklara dökülen gençler sessiz..
“Darbeciyi nasıl kurtarayım” diyerek, alelacele kararlar veren, verdiği kararı yalan-yanlış anlatacak embedded gazetecilere servis eden Anayasa Mahkemesi çevresindekiler seyirci..
2010 referandumunda, büyük umutlarla yapısı değiştirilen HSYK’nın kılı kırk yaran hassasiyeti(!), hak arayan vatandaşları şaşırtıyor, “Ya bizim haklarımız ne olacak” dedirtiyor..
“Yargılama uzun sürdüğü”nde “adil yargılanma ilkesi” ihlal edildiği kararı verildiğine göre..
Disiplin soruşturmasında da aynı kararlar verilmeli..
Soruşturulan durumdan memnun..
Suç işlediğini biliyor..
Bir gün önce ceza alıp da ne yapacak?
Salla gitsin..
Soruşturanlar da onlara ayak uyduruyor..
Bir senede, dandikten bir disiplin soruşturması sonuçlanmıyor..
Bundan cesaret alan hakimler de, başörtülü avukatları duruşmaya almamaya kadar vardırdılar işi..
Bir açıdan daha, suç işleyen hakim-savcılar korunuyor.
Her sınıftan memurun, her türlü yanlış işlemi gazetelerde boy boy haber oluyor.
Ama hakim-savcı sınıfından memurların disiplin soruşturmalarının sonuçları açıklanmıyor bile..
Hangi hakim, hangi suçtan ne ceza almış, bilmek hakkımız değil mi?
Hakkımız ama..
HSYK’nın böyle bir niyeti yok..
Suç işleyenleri koruyorlar..
Örnek babından yaptıkları disiplin dosyası sonuçlarında da..
Hakim isimlerini ya kodluyorlar ya da hiç vermiyorlar..
Bu; suç işleyenleri koruma değil de, nedir?
Son olayda..
Başörtülü avukatı duruşmaya almayan hakimler için disiplin cezası vermede..
HSYK’nın beklediği ne?
Danıştay kararının ne anlama geldiğini.. Sonuçlarının ne olduğunu.. Yaptırımı olup olmadığını.. Bilmiyorlar mı?
Araştırmak mı gerekiyor, bu konuları?
Bu konulara yabancılar da.. Uzmanlardan görüş mü alacaklar?
Çok basit..
Şöyle varsaysınlar..
Bir hakim, “başı açık avukat”a, “Senin niye başın açık” demiş.. Duruşmaya almamış..
Ne yaparlar?
24 saatte.. Hatta 24 dakikada, soluğu Hakkari’de aldırırlar..
Sıra başörtülü avukatın mağduriyetine gelince..
HSYK’nın muhterem üyeleri..
Suç işleyenleri koruma altına alıyorlar..
Bir hatırlatma daha..
Yasakçı hakimlerin görevde kalması. Yeni işlenecek suçlarda, HSYK’nın da sorumluluğunu gerektirir..
Çünkü bu hakimler, ilerisi için de açık açık söylüyorlar, “Yarın da almam, öbürsü gün de..”
O zaman, HSYK da, suç işleneceği açıklandığı halde, tedbiren de olsa işlem yapmamakla, suçlu olmaz mı?







