Paralelciler bizi dinlemedi, şimdi aynısını mahkeme söyledi!
17 Aralık operasyonunda da..
Hukuktan anlamayan..
Rüşvet nedir, zimmet nedir..
Arasında ne fark vardır?
Rüşvet nedir, irtikap nedir.. Farkı nerededir?
Rüşvet nedir, hediye-bağış nedir? İlişkisi nerdedir?
Bunların hiçbirinin hukuki tanımlarını bilmeyenler..
17 Aralık sabahı..
Sabahın 8.00’inde kararlarını çoktan vermişlerdi.. “Vay canına, her tarafı rüşvet götürmüş!”
Rüşvetin/haram paranın sonuna kadar karşısındayım..
Kenarından bile geçeni savunamam..
Ama, çok net şekilde, kirli bir operasyon sözkonusu ise..
O karanlık operasyonu görmezden gelip, kulağımıza üfürülen “Yolsuzluk var” palavrasına da kanmamak gerek..
Kanmayalım..
Ardından, eğer yolsuzluk yapan var idiyse..
Onun da takibini yapalım..
Yangından mal kaçırırcasına.. Hükümeti vurup, hemen yıkmak için yapılan operasyonu, serinkanlı şekilde yorumlamalıyız.
İlk günden söylemiştik..
Gözaltına alınanlar, ne ile suçlanıyor?
Mesela Reza?
Adamın, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması, kanunen imkansız da.. Birileri bir para almış, karşılığında vatandaşlık hakkı mı verilmiş?
Eğer böyle bir şey varsa, bu suç..
17 Aralık’tan bu yana..
İki ayı doldurmak üzereyiz..
Hiç kimse, “Reza aslında vatandaş olamazdı.. Para karşılığında vatandaş oldu” diyebildi mi?
Hayır.
Peki gerçek ne?
Reza, zaten Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçme hakkı olan bir kişi.. Yakınları da öyle..
İçişleri Bakanı’nı tanımasa..
Bakanlığın da kendisine hiçbir yardımcılığı olmasa..
Yine vatandaşlığa geçebilecek bir kişi..
O zaman, rüşvetin en önemli maddi unsuru ortadan kalkıyor..
İrtikap diyebilirsiniz.
Onun da başka maddi unsurları var..
Orda da yine, suçlamaların ciddiliği konusunda büyük sorunlar var..
Aslında her iki suçlama için de, şüpheli kişinin memur olması gerekir.
Gözaltına alınanlar ise (Halk Bankası Genel Müdürü dışındakiler), memur değil..
O zaman, ne zimmet, ne rüşvet, ne irtikap suçu oluşması mümkün değil..
Denilecek ki, “Bakan çocuğu, bakan adına menfaat temin etti. Bakan memur.. Dolayısı ile, ortada bir memur var..”
İşte tam o noktada da..
İstanbul’daki savcının, görev ve yetki alanı bitiyor.
Sen bir bakan ile ilgili soruşturmayı..
TBMM’ye bilgi vermeden.. Yargıtay Başsavcılığı’na bilgi vermeden nasıl yapabilirsin?
Bu neye benziyor?
Adliyede çalışan yazıişleri müdürünün, savcı yetkilerini kullanmasına..
Savcı başka.. Yazıişleri müdürü başka..
Nasıl ki yazıişleri müdürü, savcılık yetkisini kullanamaz ise.. Yargıtay Başsavcısı’nın yetkisini de, il savcısı kullanamaz.
Tüm bunları niye anlatıyorum?
Ortada bir yolsuzluk var da..
Onu örtmek için mi?
Hayır..
Yolsuzluk iddiasında bulunanlar da, bu anlattıklarımı harfiyyen biliyorlardır..
Kendilerinin bakanları soruşturma yetkilerinin olmadığını, adları kadar iyi biliyorlardır..
Buna rağmen soruşturma yaptılar....
Onun için diyorum ki, 17 Aralık’ta iyiniyet yoktur.
25 Aralık’ta görev gereği yapılmış bir soruşturma yoktur.
İkisinde de kötüniyet vardır.
Bir yerlerden alınan emir gereği, sırf bazı kişileri zarara sokmak için, görevin suiistimali vardır..
•
Denilebilir ki, “Peki bir yolsuzluk varsa, bu savcılar ne yapmalı idi?”
İddia kendilerine geldiğinde, direkt bakan suçlanıyorsa, zaten soruşturmayı Yargıtay Başsavcılığı’na, TBMM Başkanlığı’na havale etmeli idiler..
“Onlar, kendi bakanlarını hiç soruştururlar mı?” şeklinde bir düşüncenin hiçbir haklılığı yoktur..
Anayasa böyle yapılmasını söylüyor.. Kanun böyle söylüyor.
Birilerinin ortalığa çıkıp, “Bu olmaz” demeleri, anayasayı by-pass etmektir..
•
“Peki Ali bey, bakan hakkındaki iddiayı, TBMM-Yargıtay Başsavcılığı örtbas etmez mi?” diyeceklere de cevabım şudur: “Örtbas yapılırsa... Savcı kendisine gelen ihbarı kamuoyu ile paylaşır.. Bu paylaşım sonrasında sorumluluk, TBMM’nin, Yargıtay Başsavcılığı’nın olur..”
•
Dün, 17 Aralık gözaltılarından birçoğu tahliye oldu.. Karar ilginçti..
17 Aralık’tan beri, yukarıda tekrarladığımız hukuki tesbitler yapılıyordu, kararda..
Ne diyelim, paralelciler, belki şimdi öğrenmişlerdir.. Bakan hakkındaki soruşturmanın, nasıl yapılacağını!
Öğrenmemişlerse de, Başbakan’ın önceki gün yaptığı açıklamadaki, ceza ve tazminat davaları, öğretecektir kendilerine..







