--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

O tezkere de 2003’teki gibi reddedilmeli!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

49 rehinemiz kurtarıldı..

Ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, BM Genel Kurulu’nda konuşmak üzere ABD’ye gitti.

Konuşmasını yaptı.

Dünya egemenlerine postasını koydu..

O arada, ABD Dışişleri Bakanı’ndan mide bulandırıcı açıklamalar geldi.. IŞİD’e karşı ABD öncülüğünde yapılması düşünülen operasyon için “Türkiye, ön cephede yer alacak” iddiasında bulundu..

Cevabını Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan verdi..

“Kerry bize ev ödevi veremez” dedi, yüreklerimize su serpti..

Ve dün itibari ile geldiğimiz noktada..

Başbakan Ahmet Davutoğlu, daha önce Suriye ve Irak için TBMM’ye sevkedilen tezkerelerden içeriği değiştirilmiş bir yenisinin, TBMM’ye bugün için gönderileceğini belirtmiş.

Tezkere neyi amaçlıyor?

Türk askerinin, Türk toprakları dışına gönderilmesini..

Amacımız şu olabilir, bu olabilir..

Askerimizin görevi, şu noktada, bu noktada olabilir..

“Bire bir savaşa girme”den tutun, sadece “barışcıl amaçlı olarak, geri sahada görev yapma”ya kadar çok değişik “asker gönderme” organizasyonları söz konusu olabilir..

Tüm bu ihtimalleri göz önünde tutarak söylüyorum: “Prensip olarak, Türk askerinin; Türkiye dışındaki ihtilaflara, özellikle de Batı ülkelerinin dümende olduğu organizasyonlarda yer almasını tasvip etmiyorum. Yabancı askerlerin, Türk topraklarını atlama taşı olarak kullanmasını, kabul etmiyorum, onaylamıyorum..”

Hatırlasanıza..

2003’de bunun benzerini yaşamıştık.

TBMM, ABD askerlerinin Türk toprakları üzerinden Irak’a geçme projesi söz konusu olduğunda, Akit’in de içinde olduğu bir direnç grubu, o tezkereye destek vermemişti..

Sonuçta da, AK Partili bazı milletvekillerinin olumlu oy kullanmaması sonucu, tezkere TBMM’den geçmemişti..

Bu sonuç, Tayyip Erdoğan’ın isteğine rağmen mi gerçekleşti, yoksa onun da “kalbinden geçen” bu muydu, bilemiyorum..

Ama sonuçta olan şu idi: TBMM tezkereyi kabul etmedi.. ABD askerleri, Türk topraklarını kullanmadan Irak’ı işgal etti..

•

Bazı arkadaşlar, şunu diyebilir: “Ne değişti? ABD yine yapacağını yaptı. Bir de bu sebeple, ABD ile kötü olduk!”

Ben olaya bu pencereden bakmıyorum.

Biz doğru olanı yapalım. 

Gerekirse “egemenler”le, hatta herkesle kötü olalım!

Biz yanlış olanı yapmayalım..

Gerekirse, elde edebileceğimiz birçok menfaatten mahrum kalalım!

Benim bakış açım bu..

•

Bu çerçevede, bugün TBMM’ye sevkedileceği belirtilen tezkereye karşı çıkmak, kural olarak gerekli ve zorunludur..

Denilebilir ki, “Ama o koalisyonda olmazsak, Batılı ülkeler de ‘Bize ne ya.. Bölgedeki ülkeler bile katılmadıktan sonra, bizim işimiz ne, Ortadoğu’da’ diyerek, vazgeçerlerse.. Sınırımızdaki o yığılmayı nasıl önleyebiliriz? Komşumuzdaki çatışma, ister istemez bize de sirayet etmez mi?”

Sanıyorum bunun cevabı da, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’da..

Her ne kadar kendisi de “koalisyonda Türkiye’nin de bulunması”na destek verici açıklamalar yapıyorsa da..

Erdoğan’ın, şu sözleri çok anlamlı: 

“Ey dünya, IŞİD’e karşı ayaklanıyorsun da PKK’ya karşı neden ayaklanmıyorsun?”

Hayır, geçmiş aylarda, geçmiş haftalarda değil, Tayyip Erdoğan’ın bu açıklaması.

49 rehine kurtarılmadan önce değil..

Çok taze..

Erdoğan bu hatırlatmayı, dün İstanbul’da düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun “Gelecekteki Bölgesel Kalkınma için Kaynakların Ortaya Çıkarılması” konulu özel toplantısında yaptı, 

Gerçekten de..

PKK, Türkiye’ye yönelik olarak 30 yıldır terörist eylemlerini sürdürürken..

Gerek kaçan teröristlerin saklanması.. 

Gerek örgütün mali yapısını güçlendiren uyuşturucu trafiğine ses çıkarılmaması..

Gerek teröristlere silah yardımı/satışı yapılması yolları ile, Batılı ülkeler PKK’ya fiili destekte bulunmadı mı?

Terör örgütü PKK’ya destek veren Batı’nın..

Şimdi IŞİD’den dolayı, keyfinin kaçmasının sebebi ne ola ki? 

•

Tayyip Erdoğan’ın da hatırlatmak istediği gerçek şu:

Batılı ülkeler terörist örgüt PKK’ya yardım ederken, Türkiye’nin güçlenmesini engellemiş oluyorlardı. Böylece, kendilerine rakip olarak çıkacak bir “dev”in dirişilini önlüyorladı..

Şimdi IŞİD’e karşı operasyon düzenleme hazırlığı yapılırken ise, Batı’nın amacı, petrol yatakları üzerindeki kontrolünü kaybetmemektir..

Bu kadar kirli, bu kadar çıkarcı bir mantık içerisindeler..

Sevindirici tek gelişme ise; Türkiye’yi yönetenlerin, farklı bir icraata zorlanıyor olsalar da.. Bu kirli tezgahın farkında olmalarıdır..

Ülkeyi yönetenler, kirli tezgahın farkındalar..

İnşaallah TBMM çoğunluğu da farkında olur..

“Kirli tezgah”a çekilmek istenen Türk askerinin sınır dışına çıkarılmasına, onay verilmez!

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle