--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Moraran Türkiye değil, kirli operasyonu düzenleyenler!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Türkiye’deki illegal basın konseyinin benzeri bir kuruluş, dünya genelinde basın özgürlüğü haritası çıkartmış,.

Basın konseyine ne kadar güvenirsiniz?

Başındaki kadın, bundan 20 yıl önce, eline mikrofonu alıp, Tayyip Erdoğan’ın Sultanbeyli’deki villasını tv ekranlarından haber olarak sunuyordu.

20 yıldır o villa bulunamadı.. Şimdi o sözde gazeteci, basın konseyinin başına geçti..

Daha rahat yalanlar söylensin, iftiralar atılsın diye..

•

İşte bu basın konseyine ne kadar güvenebilirseniz..

Freedom House’a da o kadar güvenebilirsiniz..

Güvenip güvenmemek için de tek kriterim var: “Tek tek kişileri boşverin.. Bir gazeteyi toptan yasaklayan ülke için, siz ne diyorsunuz, onu söyleyin..”

Biraz daha açayım soruyu: “Almanya’da, akit gazetesinin tümü ile yayınını yasaklayanlar için ne diyorsunuz? Yargı kararı ile de değil, İçişleri Bakanı kararı ile gazeteye yasak getirenler için ne diyorsunuz?”

Sorumuza onlar önceden cevap vermişler..

“Almanya, basın özgürlüğü konusunda tam özgür ülkeler arasındadır” demişler..

Türkiye haritasından önce, kendi yüzlerini morartmışlar..

•

Freedom House ve yandaşlarına bakarsanız..

Onlar istiyorlar ki.. 

Medya patronlarının ellerine bir liste versinler..

O listede, kimin hangi sayfada yazacağı, hangi uzunlukta yazacağı, kaç gün yazacağı, hangi konuları yazacağı belirlenmiş olsun..

Medya patronları da, bunların verdikleri listeye göre hareket etsinler..

İstedikleri bu..

Oysa basın özgürlüğü bu değil.

Basın özgürlüğü, isteyen herkesin, çıkmakta olan gazetelerle eşit şartlarda gazete çıkartabilmesidir..

İçeriğini kendisi belirleyebilmesidir..

Yazarlarını kendisi seçebilmesidir..

Siz, Milliyet’in patronuna Hasan Cemal’i teklif edeceğinize..

Kendiniz gazete çıkartın..

Hasan Cemal’e yazıyı yazdırtın..

Size ne, Milliyet gazetesinde kimin yazacağından.

O gazete, Demirören’in değil mi?

İster Hasan Cemal’e yazdırtır...

İsterse, Osman Cemal’e..

Siz şuna bakın..

Hasan Cemal’e yazdırmak isteyen bir patron.. Milliyet ile aynı şartlarda gazete çıkartma imkanına sahip mi değil mi?

Sözcü, yayınlanma özgürlüğüne sahip mi, değil mi?

Akit, özgür denilen Almanya’da yayınlanamıyor ama..

Sözcü, özgür olmadığı iddia edilen Türkiye’de yayınlanıyor..

Dolayısı ile, moraran Türkiye haritası değil, Freedom House raporunu hazırlayanların suratı oluyor.!

**

Freedom House istiyor ki, Hasan Cemal PKK’yı övsün. PKK kan döksün.. Türkiye teröre karşı daha fazla silah, daha fazla askeri harcama yapsın.. 

Türkiye’nin parası, Freedom House’un ipini elinde tutanların cebine gitsin..

Bu olmayınca..

“Türkiye basın özgürlüğünde morarmış” diyorlar..

Oysa Türkiye, Freedom House ve benzerleri ile işbirliği yapanlara rağmen..

Türkiye’yi karıştırmak isteyen tüm sömürgenleri Gezi olaylarında morarttı.. Şimdi paralel devlet kurmak isteyenlerin operasyonunda bir defa daha morarttı..

Hatırlayın..

17 Aralık operasyonundan hemen bir gün önce..

Borsa 74.843 seviyesinde idi..

Freedom House’un son raporunu allayıp pullayarak bize sunanlar.. “Türkiye’de özgürlük yok” diyenler.. 17 Aralık operasyonu sırasında ne iftiralara, ne yalanlara imza attılar.. “Özgür değil” dedikleri ülkede, atmadıkları yalan manşet kalmadı..

Ve kısmen başarılı oldular ki, Borsa’yı 60 bin seviyelerine kadar indirdiler..

Böylece, Türkiye’deki garibanların parasını, bir avuç sömürgenin cebine aktardılar..

Hükümetin kararlı duruşu sonunda..

Hafta sonu itibari ile, Borsa tekrar 75.159 seviyesine çıktı.. 16 Aralık seviyesinden biraz üstüne..

Bu arada, Borsa değerinin % 25 inip, tekrar bu oranda çıkması ile.. Bu para önce birilerinin cebinden çıktı.. Birilerinin cebine girdi..

Sonrasında.. Eski seviyesine/olması gereken seviyesine çıkarken.. Önceki kaybedenlerin cebinden bir defa daha çıkıp, kazananların cebine ikinci defa girdi..

Bu tezgahı sürekli tekrarlamak istiyorlar..

Tezgahın çakılmamasını istiyorlar..

Onun için..

Türkiye haritasını mor ile renklendirmişler..

Ama Borsa’daki bu oyun için de.. Soruşturmalar açılınca..

Borsa inerken de.. Çıkarken de kimlerin cebine para aktarıldığı soruşturulmaya başlanınca. 

Neticeyi bildikleri için..

Yüzleri morarıyor..

Kendi yüzlerinin “mor”luğunu, Türkiye’ye çalmak istiyorlar..

 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle