Mezardakiler kalksın dedi kendisi kalkmadı!
“Türkiye’de başınıza gelen olaylar nedir?” diye sormuş, dinlemişler..
Şimdi de hizmet hareketi yetkililerinin, çağrılıp dinlenmesi tartışılmış..
Her ne kadar teklif kabul görmemiş olsa bile..
Bende bir çağrışıma sebep oldu..
Avrupa Parlamentosu’ndakiler ne kadar tanıyorlar bilmiyorum ama..
Onlar çağırsalar bile, Fetullah Gülen’in Pensilvanya’dan, hele hele ABD’den dışarı çıkma imkan ve ihtimali yok..
Adamlar işin idrakinde değiller..
Gülen, 1999’da gitmiş..
Öz vatanına, 15 senedir gelmemiş.
Bu arada, birinci derece akrabaları vefat etmiş..
Yine gelmemiş.. Gelememiş..
Olayın idrakinde olamayan AP parlamenterleri, kalkmışlar “Çağırıp dinleyelim mi?” diye tartışıyorlar..
“Pensilvanya’dan dışarı çıkabilir mi?” diye sormuyorlar..
“Pensilvanya’dan dışarı çıkması için, kimbilir nerelerden izin almak gerektiği”ni hiç düşünmüyorlar..
•
Son tartışmalar ekseninde kamuoyunda tanınır hale gelen bir Prof. var..
Ne Prof.’u olduğunu bilmiyorum ama.
Gülen’i savunurken karşı görüştekilere yaptığı saldırılarda ne kadar rahat yalan söylüyorsa da..
Ben, Gülen için söylediği bir sözü tuttum..
Diyor ki İhsan Yılmaz..
“Hocaefendi hapis hayatı yaşıyor, bir odada” diyor..
Doğru söze ne denir?
Açıklama göndermesine gerek yok, İhsan efendinin..
Anlıyorum, ağzından kaçtı..
Amacın, Gülen’in esir olduğunu söylemek değildi..
Bir anlık gaflet işte..
Ne yaparsınız!
•
Aslında İhsan efendinin itirafına, şahitliğine gerek yok.
Dikkatlerden kaçırılan, çok somut bir gerçeği hatırlatayım..
2010 referandumu öncesinde, Fetullah Gülen ne demişti?
“Değil sadece kadını erkeğiyle, çoluğu çocuğuyla ve dünyanın dört bir yanına dağılmışıyla hayatta olan insanları, imkan olsa mezardakileri bile kaldırarak o referandumda ‘Evet’ oyu kullandırmak lazım. Mezardakiler bile kalksın. Ben zannediyorum kalkarlar da, ben zannediyorum ruhları koşar da. Çünkü demokrasi adına çok önemli bir adımdır.”
“Mezardakileri bile kaldırmak gerekir” diyen Fetullah Gülen’in bizzat kendisi ne yapmıştı, hatırlıyor musunuz?
Binlerce gurbetçi işini gücünü bırakmış, yarım saatliğine, gelip oy kullanıp, geri dönenler olmuştu..
Emekli vaiz Gülen ne yapmıştı?
Çalışanların bile, yarım saatliğine de olsa gelip oylarını attıkları o referandumda..
Fetullah Gülen, gelip oy kullanmış mıydı?
Hani mezardakilerin bile kalkması gereken referandumda..
Oy kullanmış mıydı, Gülen..
Kullanmamıştı..
Niye?
Doğrudur.. Tek bir oy ile, bir şey olmaz..
Ama “Mezardakileri kaldırmak lazım” diyen kendisi..
Bunu söyleyen kişi, niye gelip de oy kullanmadı?
Mezardakilerden daha mı kötü durumda idi?
•
Yoksa, Fetullah Gülen geldi de, biz mi görmedik?
Öyle ya..
“Mezardakilerin ruhları kalkar gelir de..” dediğine göre..
Sevenlerini de öyle yatıştırmış olmalı.. “Benim bedenim gidemedi ama.. Ruhum gitti..” mi dedi, sevenlerine acaba?
•
Mezardakilerin bile kalkıp oy kullanması gereken bir referanduma, Fetullah Gülen kendisini riske atmamak için mi gelmedi?
Yoksa “hapis hayatı yaşadığı” için izin mi alamadı?
Su-i zan etmeyelim..
Sadece soralım..
Onun sözcüsü konumundakiler, hem “Bir odada hapis hayatı yaşıyor” sözüne..
Hem de mezardakilerin kalkıp oy vermesi istenen referanduma Gülen’in niye gelmediğine, bir izahat getirirler sanırım..
Seçmen kütüğünde, ölülerin kaydı olmadığına göre..
Ruhların kalkıp, gereksiz yere sandık başına gittiği bir zorunlulukta, Gülen’in bedeninin, Pensilvanya’dan ayrılmamasının arkasında yatan gerçeği, bize açıklarlar, sanırım..







