--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kozlu; 1993’ün habercisi idi.. Soma neyin habercisi?

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Önce samimi kanaatimi söyleyeyim..

Bu gerçekten bir kaza ise.. 

Bu tür madenlerin tamamını kapatsınlar..

Üç kuruşluk maden için.

Üç kuruşluk maaş için..

Verdiğimiz canlara değmez..

“Ama madenler, milli servettir” diyenlere de hiç kulak asmayın..

Maden orda duruyor..

Madem ki, can güvenliğini sağlayarak çıkartamıyoruz..

O teknolojiye sahip olana kadar kapatın..

O teknolojiyi sağladıktan sonra, yeniden açarsınız..

Bir yere gitmiyor, o maden..

Orda duruyor..

“Teknolojiye sahip olana kadar.. Bu madenlerin bir kısmının zaten ekonomik değeri de kalmaz” diyorsanız..

Ben yine de, “Can gideceğine.. Kapatın o madenleri, gitsin” derim..

•

Peki, bu vahim tablo, gerçekten bir kaza mı?

Tüm tarihimizin rakamlarına bakalım..

Bu büyüklükte ikinci bir kaza yok..

En büyük kaza, 3 Mart 1992’deki Kozlu patlaması.. O kazada, 263 işçimiz can vermiş..

Ki, ona da kaza demek biraz zor..

Niye?

Adnan Kahveci..

Uğur Mumcu..

Eşref Bitlis..

Turgut Özal. 

Sivas olayı..

Ve daha nice gizemli olayların yaşandığı 1993 yılının hemen öncesinde yaşanmış, o büyük kaza da!

Bu kadar önemli olayın yaşandığı yıl, tesadüfen mi, 1993?

Ben inanmıyorum..

Devam ediyorum, 1992’deki 263 işçinin öldüğü patlamanın da kaza olduğuna inanmıyorum.

Ve geliyorum, 2014 Mayıs’ındaki Türkiye’ye..

Durduk yerde Gezi isyanının çıkartıldığı bu ülkede.

Durduk yerde, 8 insanı göz göre göre canlı yayın seyreder gibi öldürtüldüğü bir ülkede..

300’ün üzerinde işçimizin can verdiği bir olay yaşanıyorsa..

Ben kaza olduğuna inanmıyorum.

•

“Ama” diyecekler.

“Daha kısa süre önce denetlenmiş..

Hiçbir sorun görülmemiş..”

Olaydan sonra da, bölgeyi, madeni bilenler söylüyor, “Çevredeki madenlerin içinde en iyisi idi!”

İyi ya..

O zaman, diğerlerinde değil de..

Niye burda yaşandı, bu olay?

En güvenli gibi görülen madende?

En büyüğünde..

Daha fazla can kaybı yaşansın diye mi? 

•

Daha Ekim ayında, CHP’liler araştırma önergesi vermişler..

Yine Soma’daki bir başka madenle ilgili, 1 kişinin öldüğü kazayı uzun uzun irdelemişler..

“Bu madenin çalışmasına niye imkan veriliyor, niye kapatılmıyor ki?” demişler..

Ama Soma ilçesinin, Darkale köyündeki o madenin kapatılmasına, bu kadar önem veren CHP’liler..

1 kişinin mağduriyeti için o kadar imza toplayan CHP’liler..

Farkında olmadan, büyük oyuna taş mı taşıdılar?

Bilenler anlatıyorlar..

O maden kapanmış.

Orda çalışan işçiler de, önceki günkü facianın yaşandığı madende çalışmaya başlamışlar..

İster istemez bu madende bir yoğunluk..

İster istemez bir gevşeklik..

Ve bir de gizli plan var ise..

İşte bu noktada, devlete görev düşüyor..

Tüm denetim raporlarını..

Tek tek inceleyip..

Son olayla karşılaştırıp..

Gerçeği bulmalılar..

O canlar, hepimiz için önemli..

Kadere bir şey diyemeyiz..

O anlamda bir şey söylemek, haddimiz değil.. 

Ama, Allah’ın da emri gereği.. Tedbir anlamında söylüyorum.. O canları koruyamadık..

Bari o canların hesabını soralım..

•

 Soru şu: CHP’liler Soma-Darkale’deki; sonradan kapatılan maden için 2013 Ekim’inde uğraş verdikleri halde..

Orda sadece bir kişi ölmüş olmasına rağmen.. Bu haklı çabayı gösterdikleri halde.. 

Önceki günkü büyük facianın yaşandığı Soma-Eynez mevkiindeki madene, niye hiç ilgi göstermediler?..

Tabii ki onlar sorumlu tutacak halimiz yok...

Ama, amacımız “işçilerin can güvenliği” ise.. Darkale’dekine sahip çıkıp.. Eynez’dekine niye göz yumdular?

Eğer “Eynez’de zaten sorun yoktu” derlerse..

O zaman yine aynı soruyu yöneltmeliyiz: “Bu nasıl bir kaza?”

Yoksa, 1993 olağandışı olaylarının öncesindeki 1992 Mart/Kozlu patlaması gibi..

2014 Mayıs/Soma patlaması da, bir şeylerin habercisi mi? 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle