Kimse gitmesin, Yargıtay’da kendi çalsın kendi oynasın!
Yargıtay’da düzenlenecek yarınki Adli Yıl Açılış Töreni’ne, Cumhurbaşkanı katılmıyor.
Başbakan katılmıyor.
Adalet Bakanı katılmıyor..
Bu dik duruş karşısında..
Benim beklentim o ki,
“Devletin tepesi” ve “yürütme organı”nın boykotuna, TBMM ve yüksek yargı da katılsın..
Yarınki törene, TBMM Başkanı ve başkanvekilleri gitmesinler...
Anayasa Mahkemesi Başkanı ve Başkanvekilleri gitmesinler..
Yargıtay Başkanı, ev sahibi olduğu halde katılmasın törene..
Başkanvekilleri katılmasın..
Danıştay Başkanı katılmasın..
Kendilerini TBMM’nin de, halkın da, yargının da üstünde gören o “buyurgan kafa” dersini alsın..
•
“Barolar Birliği Başkanı’nın, TBMM, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ile bir tartışması yok ki.. Tartışma, hükümet ile.. Tayyip Erdoğan ile” diyeceklere hemen hatırlatayım..
Siz öyle sanın..
Barolar Birliği Başkanı’nın kavgası, bunların hepsi ile..
“Hayır” mı diyorsunuz..
Buyrun izah edeyim..
Geçen yıl aynı törende Metin Feyzioğlu’nun yaptığı konuşmaya bir göz gezdirdim..
Hükümetten başlıyor...
TBMM’ye vuruyor....
Yargıtay’a saydırıyor..
Danıştay kararını içine sindiremiyor..
Anayasa Mahkemesini tu kaka ilan ediyor..
Dersiniz ki, bir tek kendileri “sütten çıkmış ak kaşık!”
•
Feyzioğlu, geçen yılki törende ne demiş, onu da aktarayım.
Avukatlık Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu ve benzeri kanunlardaki isteklerine uygun düzenlemeler yapılmamış diye, TBMM’yi şamar oğlanına çevirmiş..
Sanki bu beyefendi, TBMM’nin sicil amiri.
“Çıkar” dediği kanunu çıkaracaklar..
Çıkarma dediği kanunları, çıkarmayacaklar!
•
TBMM’yi geçtik..
Misafir olduğu Yargıtay’a bile posta koyuyordu..
Ne imiş?
Avukatlar, adliyelerde hakimlerin kullandığı kapıyı kullanamıyormuş!
2006’da, Danıştay’a girip, oradaki bir hakimi öldüren avukatı unutmuş..
Üst aratmama ayrıcalığını yeterli bulmuyor..
Bir de “Hakimlerin girdiği kapıdan illa gireceğiz” diyor..
Yargıtay da, bu adamı konuşturmak için, Cumhurbaşkanı’nın törene gelmemesini göze alıyor..
•
Yargıtay’ı da geçtik..
Danıştay için, geçen yılki törende ne diyordu Feyzioğlu?
Danıştay 8. Dairesi, “Avukatlık, kamu hizmeti değil, serbest meslektir” demiş..
Feyzioğlu da saydırıyor ha saydırıyor..
Kararı içine sindiremiyormuş..
“Savunma, yargının asli unsuru imiş.. Kamu hizmeti niteliği var” imiş!
Feyzioğlu’na ve ona çanak tutanlara sorsanız “Avukatlar, vekalet ücretlerini alırken, ‘Biz kamu görevlisiyiz, bu kadar yüksek ücreti, cumhurbaşkanı bile almıyor’ diyorlar mı?” diye..
Verecekleri cevap yoktur..
Sorsanız; “Mesleğinde en başarılı bir yüksek hakim bile, ayda 10 bin liranın altında maaş alırken, Metin bey sadece testereli cinayet (Münevver Karabulut cinayeti) davasından 1 milyon lira aldığı halde.. Avukatın yaptığı iş, nasıl kamu hizmeti olarak gösteriliyor?”
Edecekleri tek kelime yoktur..
Ama “vıdı vıdı” konuşuyorlar işte!
•
Ya Anayasa Mahkemesi’ne ne diyor, Metin efendi?
O da, Balyoz sanıklarının yararlanabileceği bir kararında, 10 yıla kadar tutukluluk için verdiği “süre uzun, kanunun iptaline” kararının, bir yıl sonra yürürlüğe girmesini öngörmüş..
Vay, sen misin, kanundaki düzenlemenin uyarlanması için, TBMM’ye süre veren..
Bu sebeple de, Metin bey, Anayasa Mahkemesi’ne saydırıyor ha saydırıyor..
•
Böylesi bir durumda..
Söyler misiniz..
TBMM Başkanı veya başkan vekillerinin..
Yargıtay Başkanı ve temsilcilerinin.
Danıştay Başkanı veya temsilcilerinin.
Anayasa Mahkemesi Başkanı ve başkanvekillerinin..
Metin Feyzioğlu’nun katılacağı ve konuşma yapacağı bu toplantıda ne işi var?
Bıraksınlar Metin Feyzioğlu’na kürsüyü..
O kendi kendisine konuşsun..
İstediğine saydırsın..
İstediğine hakaret etsin.
İstediğini “tu kaka” ilan etsin.
Çeksin gitsin!
•
Haa, Metin bey diyebilir ki..
“Bizim çalmamız da, oynamamız da yeterince seyirci toplamaz!”
O zaman, Darbukatör Baryam’ı çağırsınlar.
O darbuka çalsın..
Metin Feyzioğlu da oynasın..
Kendileri vazgeçilmez ya..
Kendileri her şeyi biliyorlar ya..
Halkın çoğunluğundan da, devletin anayasal organlarından da, kendileri daha önemli ya..
Haydi görelim..
Tayyip Erdoğan’ın dik duruşunu..
TBMM Başkan ve vekilleri..
Yüksek mahkeme başkanları..
Yüksek mahkeme temsilcileri de gösterebilecekler mi?
Yoksa, hakaretleri sineye çekip, testereli kız cinayetinin avukatını kuzu kuzu dinleyecekler mi?







