Kazım Bey, tepeden dinsizleştirme fıtri mi?
Ehven-i şer dediler, yıllarca Demirel’i desteklediler..
“Sus.. Sus.. Belli bir sayıya ulaşmadan kendisini deşifre eden Müslümanlar, islama ihanet etmiş olurlar.. Suss.. Varlığını kimse hissetmesin..” dediler, bizi ihanete suçladılar..
“Erbakan güzel ama.. Ona hükümeti bırakmazlar. Demirel’i seçersek, o bize imkan verir.. Daha rahat hizmet ederiz” dediler, Mason adama oy vermelerini izah ettiklerini sandılar..
“Demirel ile Ecevit’in oyları başa baş.. Erbakan’a oy verirseniz, Demirel’in yerine, Ecevit seçilir. Ecevit de, Kur’an kurslarının temeline kibrit suyu döker. Bütün günahı da Erbakan’a oy verenlere olur” dediler, bize vicdan azabı yaşatmaya çalıştılar..
Yeni Asya grubunun klasik çizgisi buydu..
1980 öncesinde.. Yanlış bir çizgi tutturduklarını kendimce düşünür, ama “Ya haklılarsa?.. Binde bir ihtimal de olsa, ya haklılarsa.. Ya, gerçekten Erbakan’a giden oylar sebebi ile Ecevit iktidara gelir ve o da Müslümanlara eziyet ederse” endişesini hep içimde taşırdım.
Yıllar geçti.. İktidarlar değişti..
Şimdi geldik, dindar bir Başbakan’ın 12 yıldır hükümette olduğu döneme..
Ne yapmalarını bekleriz, Yeni Asya’cı kardeşlerden?
“Allah Erbakan Hoca’dan ve talebelerinden razı olsun. Bizleri, Ecevit’e mahkum olacak bir pozisyona düşürmeden, dindar kimlikleri ile iktidara geldiler.. Elhamdülillah.”
Böyle demeleri gerekir, değil mi?
Böyle demeleri gerekir de..
Onlar böyle demiyorlar..
Ya ne diyorlar?
Yeni Asya’dan Kazım Güleçyüz’ün dilinden aktarıyorum: “Tepeden devlete hakim olarak toplumu dindarlaştırma fıtri değildir.”
“Bir yaşıma daha girdim” mi demeliyim. Yoksa “bir” az kalır, “bin yaş, daha yaşlandım” mı demeliyim!..
İfadeye bakın..
“Devlete hakim olarak, toplumu dindarlaştırmak, fıtri (doğal-doğru) değil”miş..
O zaman soralım Kazım Bey’e ve onun şahsında tüm Yeni Asya grubuna: “Tepeden devlete hakim olarak toplumu dinsizleştirme fıtri midir?”
Öyle ya..
“12 yıldır yönetimde dindar Başbakan var” dediğimiz bugünkü yönetimde bile..
Fuhşiyat, hemen bütün TV kanallarından akıyor..
Mini etekler liseyi geçtik, ortaokulda normal kıyafet.. Üniversiteleri hiç saymayın.. Gayrimeşru çocukların vahameti, içler acısı durumda..
Zina yasak olmaktan çıkarılmış, aile temelinden sarsılmış..
En namuslu aile reisi dahi, haramdan korunarak evine ekmek götüremiyor..
Ve böyle bir ülkede, dindar kardeşimiz diyor ki, “Tepeden dindarlaştırma fıtri değil!”
O zaman bırakalım, siz birer kişiye tebliğ ederken, milyonlar kokuşsun..
Öyle mi?
Veya şöyle soralım, “Sizin bu tercihiniz yüzünden, yetişemediğiniz ve dinsizleştirme projeleri sonucu kokuşan toplumun her bireyinin günahını üstünüze alıyor musunuz?”
Alıyorsanız, daha yüksek sesle söyleyin: “Devlete hakim olarak, toplumu dindarlaştırmak, fıtri (doğal-doğru) değil!”
•
Bu arkadaşlara sorsak..
Niye gazete çıkarıyorsunuz? Bire bir tebliğ yapsanıza..
Niye TV’lere çıkıp konuşuyorsunuz? Muhataplarınızın ayağına gidip, bire bir tebliğ yapsanız ya..
Niye okullar açıyorsunuz, niye yurtlar açıyorsunuz? Niye evlerde toplu Risale okumaları yapıyorsunuz?
Bunların hepsini bire bir yapsanız ya..
•
Sorsak mı bu arkadaşlara:
“Emri bil maruf, nehy-i anil münker ne demektir? İyiliği emretmek ne demektir? Kötü şeylerden insanları alıkoymak, ne demektir?”
“Medine devleti” ne demektir?
Hz. Peygamber’in, Medine’deki devlet başkanlığının anlamı nedir?
Kendinizin de takdirle bahsettiği dört halife dönemindeki İslam devletinin anlamı, halifeliğin işlevi nedir?
Şu an Filistin’de akan kanın sorumlusu kimdir? Dünyevi iddiası olmayan Hıristiyanın Papa’sı var iken, Müslümanların halifesinin olmadığı bir dünyada, katledilen çocukların vebali “İslam’da devlet yoktur, halifelik bitmiştir” diyenlerin sırtında değil midir?
•
Şunu dersiniz.. “Bizim canımız Emmeleddin İhsanoğlu’na oy vermek istiyor..”
Bunu derseniz.. Size kim itiraz edebilir?..
Verin, Ekmel Abi’nin % 35 olan oyu, % 35,5 olsun..
Hiçbir önemi yok..
Ama Müslüman kimliği ile.. Said-i Nursi gibi, İslam davasına hayatını vermiş bir insanın sevenleri olarak, böyle itikadi açıdan da, dünyanızı da, ahiretinizi de rezil edecek cümleler kurmayın..
“Size ne kardeşim, oy benim değil mi? İster Tayyip’e veririm, ister Ekmel’e” deyin..
Sağlık olsun derim.
“İstersem Selahattin’e, istersem Apo’ya, istersem Necdet Sezer’e, istersem Kılıçdaroğlu’na veririm” deyin..
Gönlüm kırılır belki ama..
Din kardeşliği hukukunu zedeleyecek bir kızgınlığın içine de düşmem.
Ama bu ne?
Ne demek, “Toplumu tepeden dindarlaştırmak, fıtri değildir!”
Her insan, İslam fıtratı üzerine doğmaz mı?
Her insanın, zaten asli yapısı dindar değil midir?
Dinsizleştirmenin önünü kesmek, niye sizi rahatsız ediyor?
Söyleyin, Kazım Bey..
“Ekmel’e oy vermeyi mazur göstermek/dikkatlerden kaçırmak” için, böyle imani sorunlar taşıyan sözler sarfetmeye değer mi?







