İki operasyonun da savcıları yargılanacaklar
Dün de Danıştay 10. Dairesi, büyük bir hızla, Adli Kolluk Yönetmeliği’nin bazı maddelerinin yürütmesini durdurdu..
Şimdi ne olacak?
Bir şey olacağı yok..
“Bölük dur.. Er Hayati, sen de dur” denilecek..
Yani?
Yani, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda zaten yazılı olan hükümler, daha açık, dana net ifadelerle yazılacak.
“Böyle bir durum, Danıştay kararını dolanmak değil mi?”
Hayır değil.
Danıştay, “Yapılan düzenlemenin esası yanlış” demiyor..
“Yönetmelikle yapılamaz” diyor.
Düne kadar yapılmış.
“Olsun, AK Parti iktidarı yapamaz” diyor.
Hiç sorun değil..
Kanunla yapılsın..
Bu vesile ile, kötü niyetlilerin, şahsi amaçlarla istismar edebilecekleri kanundaki tüm maddeleri, daha net ifadelerle yazarsınız..
Sonrasında görelim, kafaya koydukları “hükümeti devirme” girişimi için, başka hangi illegal yöntemlere başvuracaklar..
İstanbul Başsavcısı Turan Çolakkadı ne kadar güzel izah etti.
Kendisini, taa 28 Şubat sürecindeki gazetemize yönelik soruşturmalardan bilirim..
AK Parti’ye yakın birisi olduğunu hiç sanmıyorum..
Gazetemiz aleyhine onlarca iddianame düzenlemiştir..
Ama önceki gün yaptığı açıklamalar çok net, ve bir o kadar da doyurucu idi..
Bir Başsavcı daha ne desin..
“TMK görevine giren bir suç yok. Cebir ve şiddet yok ise, TMK organize suçlara da bakmaz” diyor.
Gerçekten de..
Terörle Mücadele Kanunu’nun 10. maddesinde, “Haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde cebir ve tehdit uygulanarak işlenen suçlar”ın TMK’ya girdiği belirtiliyor.
Soruşturma savcısı, ilk aşamada, bu hukuki ayrıntıyı bilmiyor olsa bile.. 20 senedir DGM’lerde ve özel yetkili mahkemelerde görev yapan emektar Başsavcı’nın açıklaması sonrasında öğrenmiş olmalı idi..
Kendisinin yetkili olması için, dosyanın öncelikle kendisine, başsavcı/başsavcı vekili tarafından verilmiş olması gerekirdi.
Yok öyle, “Ben bir yerden ihbar aldım” demek..
Savcıya direkt ihbar yapılmasına ilişkin, kanunda bir düzenleme yok.
Hep “Kanun.. Kanun” diyorlar ya..
Kanun işte..
Ceza Muhakemesi Kanunu 158. madde’yi aynen alıntılıyorum:
“Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir.”
Var mı burda, “savcıya ihbar yapılacağı”na ilişkin bir düzenleme?
Yok.
Yapılırsa ne olacak?
Haliyle; savcı, başsavcıya verecek. O da bir savcı görevlendirecek..
Yok öyle.. Gizli gizli iş yürütmek!
Devlet içinde devlet olmaya kalkışmak!
Başsavcıdan gizli, başsavcı yetkilerini kullanmaya soyunmak..
Ayrıca..
25 Aralık operasyonunu yapmak isteyen savcının yetkili olması için, TMK 10. maddesine göre, ortada bir çıkar amaçlı örgüt olmalı.. Yetmez.. Bu örgüt cebir ve şiddet uyguluyor olmalı..
Başsavcı Çolakkadı, nazikçe bunu hatırlatıyor, malum savcıya..
Savcımız, aksine bir açıklama getirebiliyor mu?
Medyadaki uzantıları, bir izahat getirebiliyorlar mı?
Hayır!
Maksat belli.
Bazı savcılar, şahsi ve ideolojik sebeplerle, meşru hükümeti devirme sonucunu oluşturacak bir girişimde bulunmaya kararlılar.. Gözü kapalı gidiyorlar..
Şunu da şimdiden, bazı akıllıların ilerde yapacakları savunmanın önünü kapatmak için hatırlatayım..
Bu operasyonları organize eden savcılar, Deniz Feneri savcılarının sorumlu tutuldukları suçlardan daha ağırı ile suçlanacaklar..
Deniz Feneri savcılarının, “Bir zarar oluşmamıştır. Hata kasti değildir. Hemen düzeltilmiştir” şeklindeki izahatları, samimi değildi ama.. Ceza almalarını önledi.
Peki inadına inadına..
17 Aralık sonrasında, bir de 25 Aralık’ta..
Üstelik elinde bir tomar, parası devlet kasasından çıkan illegal basın açıklaması fotokopileri ile gösteri yapanlar, kendilerini nasıl kurtaracaklar?
Pazartesi günü hemen, “Ben fotokopilerin parasını kendim ödüyorum” diyerek mi kapatacaklar?..
Fotokopi, işin espirisi..
Ülkeye verilen 150 milyarı aşkın zararın yanında.. O sadece “kast”ı ispatlayan bir belge..
UYAP’a girmedikleri..
Farklı isimlerle dosyaları yürüttükleri..
Başsavcıya bilgi vermeden, kendiliklerinden bazı dosyaları ele alıp soruşturma başlattıkları..
Müfettişler gelip, genel inceleme yaptıklarında, gizleme yaptıkları..
Dinleme için aldıkları hakim kararlarını gizledikleri..
İçin, onlarca suçtan yargılanacaklar..
Olacağı hatırlatalım..
“Savcıya gözdağı” demesinler sonra..







