--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Gülen’e dava açılsa, 2006 beraati işe yarar mı?

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
Gazeteciler Yazarlar Vakfı Başkanı Mustafa Yeşil dün bir basın toplantısı düzenlemiş.

160 değişik ülkede Türkçe öğretmeyi kendisine gurur vesilesi yapan bu arkadaşlar, Türkiye’de oldukları halde, niye ismi Türkçe olmayan bir otelde basın toplantısı düzenlerler, bilmiyorum..

Neyse, samimiyetlerini, kendileri tartsınlar..

Biz toplantının içeriğindeki bir hususa işaret edelim.

Der ki, ilahiyat tahsili alan Mustafa Yeşil: 

“Unutulmamalı ki Camia iktidarın demokratik zeminlerden uzak olduğu dönemlerde de bu iftiralara uğramış ve beraat etmiştir. Buna rağmen örgüt ve çete kavramlarının tekrar ortaya atılması, hukuki bir gerekçe değil, tamamen bir algı yönetimine matuf unsurlar olduğunu görüyoruz.”

Önce samimi kanaatimi açıklayayım..

16 Aralık 2013 tarihine kadar; Fethullah Gülen için çete veya örgüt suçlaması ile bir dava açılmış olsaydı, gönüllü olarak gider ben de kendisini savunurdum..

Kaydımı sildirdiğim baroya sırf bunun için kayıt yaptırır, Gülen'in avukatı olurdum..

Ama 17 Aralık ve sonrasında yaşadıklarımız, her şeyi değiştirdi..

Şimdi kendisini, ona bir zarar gelmesini de istemeyen (benim gibi Gülen grubuna dahil olmadığı halde) insanların savunması için, tek çıkış yolu kaldı: “17 Aralık da, 25 Aralık da, 1 Ocak TIR olayı da, Fethullah Gülen’e şantaj yapılarak, tuzak kurularak tezgahlanmış kumpaslardır.. Gülen bunların hepsini hükümetten çok, kendisine yönelik bir operasyon olarak görüyor..” açıklamasının yapılması..

Diyebilirler ki, “Senin de, senin gibilerin de savunmasına ihtiyacımız yok!”

Olabilir..

Karşılıksız ve samimi olarak kendilerine verilecek desteği ellerinin tersi ile itebilirler..

Kendi takdirleridir..

Ama ben samimi kanaatimi açıklayayım ki, aşağıda aktaracağım hususlar, önyargılı bir kalemden çıkmış gibi algılanmasın..

Ön hatırlatmamı yaptıktan sonra, ilahiyatçı Yeşil’e hatırlatayım..

Fethullah Gülen’in 2006’daki beraatinin bugünle uzaktan yakından bir ilgisi yok..

2006’daki beraatte isnat edilen eylem, 1999’a kadarki Gülen’e isnat edilen eylemler..

Şu an açılacak davanın, 1999 yılı ile bir ilgisi yok ki, o beraat kararını gerekçe gösterebilesiniz..

Yeşil’in bu savunması, komiğin de ötesinde bir şey..

Çok basit bir örnek vereyim..

Bir kişiye, 2000 yılında, şu veya bu suç isnat edilip dava açılsa.. Beraat etse..

Aynı kişi, 2010 yılında o suçu gerçekten işlese..

Ve aleyhinde o dava yeniden açılsa..

Savunma şöyle mi olacak: “Biz 2000 yılında, aynı isnat sebebi ile beraat ettik..”

Ettiysen ettin..

O 2000 yılındaki eylem idi..

Aynı eylemi, 2010 yılında işlediğin ileri sürülüyor.

Bu dava da, 2000 yılı için değil, 2010 için..

Şu söylenebilir: “Hep aynı isnatlar yapılıyor.”

Bu da pek haklı değil..

O isnatlar, dün durduk yerde yapılıyordu..

Ama bugün?

Çok somut olaylar var.

Gülen’in inkar etmediği, sadece “Binde birini bile tanımadığım” diyerek tevil yollu kabullendiği savcıların 17 Aralık operasyonları var..

25 Aralık operasyonları var.

1 Ocak TIR operasyonu var...

Bu eylemler sebebi ile yargılama yapılacak olursa..

“Biz 1999’da açılan davada beraat ettik” mi diyeceksiniz?

Deseniz bile, bu savunmaya kim itibar eder?

Benim naciz önerim..

Gülen, çevresindeki bu ilahiyatçılarla iş yapacaksa..

O ilahiyatçıları hukuki konularda görüş açıklamasına izin vermemesi.. 

“Şu operasyon bu operasyon.. Haksız mal sahibi olma.. Haramilik” vesair hukuki konulara girip yorum yapmaması/yaptırmaması...

Yok; eğer bu hukuki konulara girip görüş serdedecekler ise, savunmalarını ilahiyatçılara değil, hukukçulara yaptırsınlar...

İlahiyatçıları küçümsüyor değilim.

İmam Hatip mezunuyum.

Yüksek İslam kaçkınıyım(!)..

Ama hem cemaat mensubu olup, hem de hukuki konularda bilginiz/tecrübeniz yok ise..

Mustafa Yeşil gibi..

Komik açıklamalar yaparsınız..

Konuyu bilenler de, kahkahalarla güler size.. 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle