--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Esranur’un şiirini okurken ağlayanlardan bir istek!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, hafta içinde Soma’ya gitmişti.

Madende hayatını kaybeden işçilerin ailelerini ziyaret etmiş..

Bir TV programında, Soma’da yaşadıklarını anlatırken, babasını kaybeden Esranur’a getirdi sözü..

“Benim çocuklara, özellikle de kız çocuklarına zaafım vardır” dedi..

Başını okşadığı yetim Esranur’un kendisine bir şiir okuduğunu, canlı yayında bunu tekrarlamak istediğini belirtip, ağlamaklı bir tonla o şiiri okudu.

Bunlar güzel hareketler.

Eyvallah..

Başım üstüne..

Ama ben.. Metin Bey’den ve Soma’yı uğrak yeri yapan tüm avukat kuruluşlarından, avukatların bizzat kendilerinden daha güzel hareketler bekliyorum..

Ne gibi?

Vekaletini üstlendikleri Somalı ailelerden avukatlık ücreti almasınlar..

•

Teklifimi direkt söyledim. Birazcık açayım.

Düşünebiliyor musunuz?

Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun başını okşadığı.. Şiirini okurken, duygulanarak ağladığı Esranur.. Babası öldüğü için, 100 bin lira tazminat alacak olsa..

Bunun ortalama 20-25 bin lirasını, avukat alacak. 

75-80 bin lirası Esranur’a kalacak..

Esranur babasını kaybetmiş..

Artık ömrünün sonuna kadar babasız yaşayacak. Bu sebeple alacağı tazminatın 1/4’ü avukata gittiğinden, 3/4’ü ile yetinmek zorunda kalacak.

Ben beklerdim ki..

Barolar Birliği..

Soma’ya ziyaret üstüne ziyaret yapan İstanbul Barosu Yönetim Kurulu üyeleri.

Manisa Barosu Yönetim Kurulu..

Ve diğer tüm barolar..

Bir açıklama yapıp..

İlke kararı alsınlar..

Soma’da yakınlarını kaybedenlerden, astronomik vekalet ücreti alınmasını önlesinler..

Somalı yaralı ailelere, bir nebzecik katkı sunsunlar..

•

Ben bunları yazarken..

Avukatların bedavaya bir iş yapmalarını istiyor değilim..

Nasıl olsa, davanın delilleri devlet eli ile toplandı.. Belki keşif bile yapmaya gerek kalmayacak. 

Hani denir ya, “çantada keklik dava..”

Öyle bir dava.. Kazanılacağı belli.

Davalı maden şirketinden bir avukatlık ücreti, zaten alınacak.

Bu ücret, zaten avukata ait.

Miktarı da, ortalama % 10 gibi.. İcra aşaması ile birlikte % 18’lere çıkar.. 

100 bin liralık tazminatta, 18 bin lira..

Davalı şirketten çıkacağı için, bu para için bir itiraza gerek yok.

Ama Soma’da babasını kaybetmiş, eşini kaybetmiş insanlar için hükmedilecek tazminattan vekalet ücreti alınması, bence Esranur’ların başını okşamakla çelişkili bir tavır. 

Hatta, başını okşamayı bırakın.. Yüzüne tokat vurmakla, eşdeğer!

Metin Feyzioğlu, Esranur’un ve daha nice Esranur’ların başını okşamakta samimi ise.. 

Somalı maden işçilerinin yakınlarından, avukatların vekalet ücreti almaması teklifimizi hayata geçirmeli..

Yoksa..

“Esranur’un şiirini okurken ağlamak”, gösteriş olur.

“Esranur’un başını okşamak”, lafta kalır!

•

Dünkü bir haber..

Soma madeninde hayatını kaybedenlerden birisinin yakınları, işverene maddi-manevi tazminat davası açmış.

Davalı maden şirketinin avukatı ne savunma yapmış biliyor musunuz?

“İstenen tazminat miktarı yüksektir. Ölümü adeta özendiren miktardadır.”

Biraz açayım bu savunmayı..

Demek istiyor ki, maden şirketinin avukatı: “Bu kadar yüksek tazminata hükmederseniz.. Artık herkes, ‘Babam ölsün.. Eşim ölsün de.. Ben de zengin olayım’ diye düşünür..”

İşte, “insanlığın iflas ettiği” nokta burası..

Hangi çocuk, hangi paraya, babasını verebilir?

Hangi eş, üç-beş lira tazminat uğruna, hayatını eşsiz idame ettirmeye razı olabilir?

Ama, bu savunmanın, sadece Soma’daki maden şirketinin avukatına özgü olmadığını da hatırlatayım. Manevi tazminat davalarında, klasik bir savunmadır, bu ifade..

İşte bu noktada, yukardaki teklifimi yineliyorum ve diyorum ki: Avukatların, “Bir iş kazası olsun da.. Birisi ölsün de.. Biz de yüksek miktarlı maddi-manevi tazminat davaları ile zengin olayım” demediklerini, diyemeyeceklerini ispat için.. “Özellikle Soma’daki ölenlerin yakınlarından, hiçbir avukat, vekalet ücreti almayacaktır” açıklamasını hemen yapınız.. 

Biz de inanalım ki, baroların yetkilileri, Soma’ya giderken, mensupları lehine hiçbir maddi beklenti içinde değildirler..

Konunun, “arabuluculuk” müessesesi ile çözümlenmesine yönelik teklifimizi de, bir başka yazıda gündeme getiririz inşaallah.

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle