--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ekrem, Cem’e ne çok da benziyor!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
96

Ekrem, Cem’e ne çok da benziyor!

ALİ KARAHASANOĞLU

“Ekrem İmamoğlu, 2000’li yılların Cem Uzan’ını taklit ediyor” desek, hiç yanlış olmaz. 

Cem Uzan, bankacılıktan başlayıp medyaya, çimento fabrikasına kadar onlarca sektörde faaliyet gösteriyordu. Ailecek yapılan işte, yanlış yoldan elde edilen para o kadar çoktu ki, bugün olmazsa yarın hesap sorulacağı aşikârdı. 

Cem Uzan 2002 seçimlerinden hemen önce, ustaca bir taktikle siyasete atıldı. 

Genç Parti’yi kurdu, milyonlarca lira harcayarak seçimde % 7.5 oy aldı. Az kalmıştı; barajı geçseydi, milletvekili olacaktı ve ondan sonra kendisine operasyon yapılması hayli zorlaşacaktı.


Cem Uzan’ın siyasete atılma taktiğinin bir başka şeklini, Beylikdüzü ve İBB’deki rüşvet çarkına boğulmuş hayatına dokunulmazlık zırhı yüklemek isteyen Ekrem İmamoğlu da tekrarladı. 

“Kızıl saçlı savcı”dan, “Operasyon yolda” bilgisi sızdırılınca “Ben var, Cumhurbaşkanı adayı olmak” dedi. 

Ama operasyonu engelleyemedi. 

Cem Uzan’ın hakkındaki operasyonu engelleyememesi gibi.

Birbirlerine o kadar çok benziyorlar ki, duruşmalardaki savunmaları bile birbirinin kopyası. 


2006 yılındaki Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılamada, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet ederek, dolandırıcılık suçundan yargılanırken, “Siyasi linç girişimiyle karşı karşıya olduğu”nu söylüyor Cem Uzan. 

Utanmıyor; “en iyi savunma saldırıdır” metodu ile bugün Ekrem İmamoğlu’nun da hakimlere, savcılara saldırmasındaki gibi, “Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın talimatı ile bana soruşturma açıldı. Bakanın kızının, benim Telsim şirketimde gözü var. Tanık olarak dinlensin” diyor.

Bugün değişik medya kuruluşlarında hâlâ boy gösteren, Saygı Öztürk’ten Yılmaz Özdil’e, Uğur Dündar’a, Fatih Çekirge’ye kadar birçok kişiyi yüksek paralar ödeyerek, yanına çekmiş olan Cem Uzan, çaldığı paralardan bir miktarını da etrafındakilere dağıtıyor. 


Onlar da gazetedeki köşelerinde, televizyondaki programlarda, patronları Cem Uzan’ın siyasetçi olduğu için şirketlerine el konulduğu savunmasını yapıyorlar..

Bu savunma, size yabancı gelmedi, değil mi?

Şimdi de benzeri bir savunma tekrarlanmıyor mu? 

Ekrem İmamoğlu’nun rüşvet paraları ile oluşturduğu “sistem”den dağıttığı paralarla, onlarca gazeteci kılıklı adam, gözümüzün önündeki yolsuzlukları, “Ekrem İmamoğlu Cumhurbaşkanı adayı olduğu için kendisine iftira atılıyor” diyerek savunmuyorlar mı?

380 puan aldığı halde 480 puanlık İşletme (İngilizce) fakültesine kayıt olan Ekrem İmamoğlu da, suçüstü olduğu her işlem için, somut savunma yerine, “Cumhurbaşkanı adayı olduğum için iftira atıyorlar” savunması ile durumu kurtarmaya çalışmıyor mu?


Cem Uzan’ın yargılamaları, tıpkı Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü’ndeki yolsuzlukları gibi yıllarca sürmüştü. 

Bu da 2009 yılındaki Cem Uzan hakkında açılmış “özel banka parasını zimmete geçirme” ve “gerçeğe aykırı banka bilançosu hazırlayıp, muhasebeleştirmek” suçunun yargılamasında yaptığı savunma:

 “Benim hakkımda 2 takipsizlik kararı var. Bu iddianame yersizdir.”

Cem Uzan, “Ben o suçu işlemedim. Ben bankada gerçekdışı bilanço hazırlamadım. İddiaya cevap veriyorum” demiyor. 


Tıpkı “Ben 380 puanla, 480 puanlık fakülteye kayıt yaptırmadım. Ben geldiğim fakültenin ismini yanlış beyan etmedim” demeyen/diyemeyen Ekrem İmamoğlu gibi..

Her şeyleri aynı..

Her taktikleri benzer..

Şu benzerliğe hepten şaşıracaksınız: 

Cem Uzan ile birlikte yargılanan annesi Melahat Uzan’a soruluyor: “Şu şu işlemlerde imzanız görünüyor. Ne diyorsunuz?” 

Anne Melahat hanım cevap veriyor. 

Tıpkı Ekrem İmamoğlu’nun, İmamoğlu A.Ş.’nin iki villayı beş kuruş ödemeden almasından haberi olmadığını söyleyip, topu babasına atmasında, babasının da “Ben bilmiyorum. Şirket müdürü bilir” demesindeki gibi. 


Melahat Uzan da, “İşlemlerden benim haberim yok. Kim tarafından yapıldığını bilmiyorum. İşlerimi, benim adıma, eşim Kemal Uzan takip ederdi” diyor.

Kemal Uzan nerede? 

Emrah Bağdatlı gibi yurtdışında… Ekrem’in adamı Av. İbrahim Bülbüllü’nün olduğu gibi yurtdışında. 

Aynı duruşmada, Cem Uzan’ın kız kardeşi Ayşegül Akay Uzan’a soruluyor: “Banka işlemlerindeki şu işlemler hakkında ne diyorsunuz?” 


Cevap veriyor Ayşegül hanım: “İmar Bankası A.Ş.’ye giderek, hiçbir işe katılmadım. Benim işlerimi babam yapardı. Yapılan işlemlerden haberim yok.”

Ve en nihayetinde... Eş, kız kardeş değil ama...

 Cem Uzan mahkum oldu. 

“Domates satsam dahi aldığım parayı evime götüremeyeceğim. Aylık bin lira alma hakkım yok. Benim evladım bankaya el konduğunda 17 yaşındaydı. Bugün çalışma hakkı yok. En küçük çocuğum bankaya el konduktan bir buçuk ay sonra doğdu. 6 aylıkken mahkemeye götürdüm” ajitasyonu yapan Cem Uzan, bugün o sözleri sarf etmesinin üzerinden 12 yıl geçtikten sonra dahi Fransa’da krallar gibi yaşıyor. 


Ne diyordu: “Domates satsam, onun parasını bile evime götüremem.”

Şimdi görüyoruz o ajitasyonun arkasındaki hırsızlıkların nasıl kamufle edildiğini. 

Şunu bile söylemişti o tarihte: “TMSF yöneticileri altı sene boyunca, ‘Otur oturduğun yerde sesini çıkarma. Yoksa çocuğunun yatağını da alır, evden atarız seni’ dediler.” 

Nasıl? Güzel ajitasyon değil mi?

Bir anket yapalım isterseniz, ajitasyonda, Ekrem mi daha usta, Cem mi?


Şununla bitirelim... Galatasaray’ın Monaco’da yapacağı UEFA Ligi maçı öncesinde bir gala verilmiş. 

Galada kim var dersiniz? Elinde içkisiyle, kesinleşmiş mahkumiyet kararından kaçıp, Fransa’da yaşayan Cem Uzan. 

Haydi bakalım, buradan yakın. 

Ve daha acıklısı... Sosyal medyada “milletin 20 milyar dolarını çaldığı için” değil de “Cumhurbaşkanına hakaret ettiği için Fransa’dan sığınma isteyen Cem Uzan” tanımlamasıyla, galaya katılış masumlaştırılıyor. 

Tıpkı, Ekrem’in yolsuzluk suçlarının masumlaştırılmasındaki gibi.

Bir haftada, Galatasaray isminin geçtiği bu ikinci vaka... Cezaevinde olan tehdit suçundan tutuklu Fatih Altaylı ve yolsuzluktan tutuklu Remzi Sanver’in fotoğrafları, devletin okulunun duvarına hafta sonu pilav gününde asılmıştı. O, Galatasaray Lisesi’ydi. 


Bu da Galatasaray Kulübü... Galada, milletin parasını çalan bir hortumcu, boy gösteriyor.

Bu işlerin hepsinin arkasında ne var? 

Haram yoldan elde edilen bol para… 

Cem Uzan’da da aynısı. Ekrem İmamoğlu’nda da aynısı...

Yorumlar

(96)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

ata

11 Aralık 2025 00:41

cem dışarıya kaçırdığı milyonları afiyetle götürüyor... eko o kadar usta değil... o burda yatacak paralar da orda...

Mert

10 Aralık 2025 23:26

“Kızıl saçlı savcı”dan, “Operasyon yolda” bilgisi sızdırılınca “Ben var, Cumhurbaşkanı adayı olmak”Ali zehir haifye gibisin gözünden hiçbir şey kaçmıyor...Cem UZAN'ın elindeki içkiden sana ne?????Neticede onun hesabını kendi verecek.Adam belki Müslüman değildir sende hemen etiketle....Ali boşlığa düşüyorsun...Yazdığın yazıları 2-3 defa oku bencxe.......

Fatih Mehmet Yaman

10 Aralık 2025 22:24

Ali ihsan bey!...Murat, bugünkü programda ağzını doldura doldura kaç defa Trump"ın Erdoğan'ı çok sevdiğini söyledi ve Murat bu durumdan çok memnun gözüküyor, gözleri parlıyor...Trump gibi bir adam beni sevdiğini söylese kendimden korkarım...

9kur

10 Aralık 2025 22:11

Erzincan tatil.

Saray hokkabazı

10 Aralık 2025 22:03

Peki, Ali bey sen kime benziyorsun?

Yalancının mumu yatsıya kadar

10 Aralık 2025 22:00

Özalp Tozan Benim yöneticilik yaptığım 1986-1992 yılları arasında üniversiteye kayıt olan herkes bilir ki bu üniversitenin Türkiye'de denkliği yoktur. Girne Amerikan Üniversitesi'nin o dönemlerde kesinlikle denkliği yoktur. Bunun altını çizerek söylüyorum. Bizim denkliğimiz Amerika'daki üniversitenin denkliğinden geliyor. O zamanlarda üniversite tanıtımlarında da söylerdim. Ben kayıt kabul işleri direktörü olarak öğrencilerimin hiçbirine yalan yanlış bilgi vermedim. Girne Amerikan Üniversitesinin diploma vermeyeceğini ama anlaşmalı olduğu üniversite üzerinden diploma verdireceğini söyledim.Minareyi çalan kılıfını uydurur misali çakma tekfur Girne Amerikan üniversitesinde okumuyor da DOĞU AKDENİZ üniversitesinde okuyormuş gibi gösteriyor ama Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde öğrenci işleri müdürü Yağmur Ergüneş Tümer de İmamoğlu’nun yargılandığı dava kapsamında verdiği ifadede, 1986’dan bu yana yasa gereği sınavsız öğrenci alınamadığını, Ekrem İmamoğlu adına okulda herhangi bir kayıt bulunmadığını, dolayısıyla bu kişinin bu okula giriş yapmadığını söyledi. Bu kadar açık delillere rağmen göz göre göre çıkıp buralarda hala savunanlar ölüm de var hesap da var

Kim Tutar Sen Bu Hızla Ali Kardeş

10 Aralık 2025 21:55

Yer Meclis: Konuşma: "AKP li ileri gelenlerin çocuklarını, yakınlarını sınavsız, mülakatsız en üst makamlara atıyorsunuz" deyip " örnekler verdikten sonra" utanmıyor musunuz ?"diye bir vekil soruyor. Cevap: AKP gurup başkanı :" Utanmıyoruz. Gurur duyuyoruz. Bunları sormamış olsaydınız. " diyor. Gelinen yer burası. Liyakat öldü. Adalet öldü. Vicdan can çekişiyor. Vatandaş çocuklarını okutuyor ki bir iş sahibi olsun. 4 yıllık fakülteyi bitirene kadar yemiyor içmiyor, ek iş yapıyor ki okul bitsin işe girsin. Nepotizmden garbanın çocukları fırsat bulamıyor. Kps den 92 puan alan atanamıyor. Niçin Efendilerin çocuklarından yakınlarından sıra gelmiyor ki. Kimsesizler hiç bir dönemde bu kadar haksızlıga uğramadı bey efendi. Kimsesizlerin kim olacaklardı, sahte diploma, sahte sınav, çalınan sorular, tegiştirilen tercihler, şaibeli kura çekimleri, sınavsız, mülakatsız atamalar. Mülakat da kayırnalar. 92 puan atanmıyor. 60 puan alan atanıyor. Siyasi üst taraftarların ,kadroların tarafı olundu. Sen Ekrem de Ekrem. İbb de İbb CHP de CHP yaz dur. "Bir elinde ayna bir elinde cımbız. " Umrunda mı vatandaş? "Umrunda mı dünya"? Doymadın mı algıya? Yetti be Ali kardeş. Yemiyor artık vatandaş. 2009 dan bu yana toplu davalar, hep aynı mavralar, hep aynı makaleler. Davaların sonuçta kumpas oldugu ortaya çıktıgında yazdıklarınız için bir özür yazısı bile yazmadınız. Genel Kurmay Başkanı'nı bile silahlı terör örgütü üyesi diye yargılayanların kumpas iddialarına sayfalarınızda dahi yer verdiniz ya odur budur inandırılıcıgınızı kaybettiniz. Artık kim inansın yazdıklarınıza bir avuç tarafgir hariç. Hem şahsına hem gazeteteye yazık ediyorsun. Düşen okur sayısına bak görürsün. Kamu kurumlarının reklamlarının gelmesi ugruna mı bu taklalar atılıyor acaba? Başkada bir nedeni olmasa gerek! Hem savcı, hem hakimsin sanki Hem son kararı açıklıyorsun. Uzan'a benzeterek, onun yaşadıgı sonucun yaşatılmasını da ima ediyorsun. Kim geçer seni Ali kardeş.. Artık önümüzde ki atama döneminde sen bir üniversiteye rektör atanmayı hakediyorsun.. Şu eski vekiller ve mahdumlarından, yakınlarından sıra gelirse tabi. Hiç olmaz ise masumiyet karnesini yerle bir etmen sayesiyle bir hukuk Fakültesine dekan edilmelisin artık . Yakışır abime. Nasıl olsa vicdan gırla. Ya da yeni seçim döneminde vekıl edilip arkasından adalet bakanlıgı cuk oturur. İşte o zaman görsünler bütün muhalifler adalet! bakanı nasıl olunurmuş, hapishaneler nasıl doldurulurmuş. Helede önümüzde, olmayan covitin üzerine yüklenecek af ile siyasi suçlu olmayanların dışarıya çıkarılması sayesiyle boşalacak yerler olacakken. Yemede yanında yat.

Bunlar dogru mu Ali Agabey ?

10 Aralık 2025 21:46

Ahmak davasına bakan hakimi Samsun'a sürdüler. bu hakimi,Ekrem reddetmişti. Tarafsız değil diye.hakimi başka yere yolladılar değerlioldu. Ekrem Başkan'a beraat oyunu veren hakimi de sürdüler.

Genç Partili

10 Aralık 2025 21:33

TMSF'nin, Cem Uzan'ın Çeaş ve Kepez'e ait hisse senetlerine el koymak için Eylül 2018 tarihinde açtığı davayı Paris Temyiz Mahkemesi, "Uzan'ın evine izinsiz girildiği" gerekçesiyle reddetti. Mahkeme ayrıca TMSF'nin Uzan'a 10 bin avro tazminat ödemesine hükmetti. TMSF'nin 2,1 milyar avroluk değerindeki hisse senetlerine el koyma eylemi 2017'nin Ağustos ayında gerçekleşti ve bu girişim Fransız mahkemesi tarafından hukuksuz bulundu. Euronews'e konuşan Uzanların Avukatı Pujos, bu kararla bir kez daha TMSF'nin girişimlerinin "yasal olmadığı" ortaya çıktı dedi. Cem uzan aslında çalmadi.kaçmadı. varsa inanan

ALİ Veli

10 Aralık 2025 21:27

Bıktık artık Erkenden ALİ bey birazda Memleketin ahvalinden bahsetsen Nasıl sizin oralarda havalar iyi mi

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle