Ekmel abinin eline, yarın neler tutuştururlar neler!
CHP-MHP’nin ortak Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, baktı ki seçilme şansı sıfır..
İşi artık gırgıra vurdu..
Hem kendisi ile..
Hem kendisini aday gösterenlerle.. Kafa buluyor..
Veya artık tırlattı..
Biz “kafa bulduğu”nu sanıyoruz.
Ne demiş Ekmel abi?
Söyledikleri, harfi harfine şöyle..
Soruyor bir gazeteci: “Seçim sloganınızı eleştirenler oldu neler söyleyeceksiniz?”
Cevap veriyor Ekmel abi: “Mizah güzel bir şey değil mi, Allah aşkına! Biraz da milletin eğlenmesi lazım. Mesela; Ekmek istiyorsan, Ekmeleddin; lavaş istiyorsan, Mansur Yavaş; lahmacun istiyorsan, Selahattin Demirtaş. Çok güzel bunlar. Benim hoşuma gidiyor. Yeter ki zarif ve seviyeli olsun.”
Ekmek ile Ekmeleddin’i kafiyeledi..
Lavaş ile Yavaş’ı kafiyeledi de..
“Selahattin” ve “lahmacun” ne alaka?
Bu kadar olur, zorlama mizah..
Bu kadar olur, kurgulama şirinlik..
•
Ekmel abinin, “öğretilmiş mizah” girişimi beni biraz sıktı..
Ama önceki akşam bir TV kanalındaki mizahi sözleri, çok daha içten, çok daha samimi idi..
Maalesef medyanın büyük çoğunluğu Ekmel abiyi desteklediğinden olsa gerek, o ayrıntı dikkatlerden kaçırıldı..
Ne idi o “mizah örneği”, aktaralım..
Beyoğlu’nda seçmenlere selam yürüyüşü sırasında, Ekmel abinin gazetecilere elinde Türk Solu dergisi ile fotoğraf verdiği görüntü var ya..
Onu soruyor Erhan Çelik:
“Elinize aldığınız derginin içeriğini biliyor muydunuz? Yoksa bilmeden mi verilmiş bir pozdu?”
Cevaplıyor Ekmel abi..
Önce, resmin nasıl bir ortamda çekildiğini anlatıyor:
“Hayır. Yok. Efendim.. Hayır bilmeden tabii.. Bilmeden yani.. Biz şimdi İstiklal Caddesi’nde biz aniden, bir boş vaktimiz oldu. Bir çıkalım dedik. Orda yürürken vatandaşın ilgisi, medyanın ilgisi çok fazla idi. Biz hareket etmekte zorlandık. Benim yanımdaki arkadaşların, gönüllü arkadaşları bir kısmı da ite kaka başka yerlere gittiler.”
Hayli ilginç bir ifade..
Demek ki, Ekmel abinin yanındaki arkadaşları, gönüllü arkadaşlar, bir itiş-kakış yaşandığında, hemen başka yerlere gidip, Ekmel abiyi tek başına bırakacak vefasız kişiler..
Ekmel abinin anlatımı, bunu gösteriyor.
Bu tespiti yaptıktan sonra, dergili fotoğrafı da dinleyelim, Ekmel abiden:
“Birden bire birisi geldi.. ‘Efendim sizin fotoğrafınız var buyrun’ dedi. Ben de aldım. Daha nedir, sağ mı sol mu, Türk solu mu başka bir şey mi nedir bilmeden bir elime tutuşturuldu ve o fotoğraf çekildi. Yani mesele budur.”
Şimdi buyrun, burdan yakın..
Bu cevabı veren zat, Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı adayı.. İki muhalefet partisi tarafından ortak gösterilen aday!
Bir itiş kakış yaşanıyor..
Dolayısı ile, daha fazla dikkatli olunması gereken bir ortamda..
Biri geliyor..
Bir dergi gösteriyor..
“Buyrun alın, sizin fotoğrafınız var” diyor..
25 gün sonra Cumhurbaşkanı koltuğuna oturacağını söyleyen zat da, tanımadığı bir kişiden o dergiyi alıp, muhabirlere göstererek, resim çektiriyor..
Güler misiniz, ağlar mısınız?
•
Rahat rahat da söylüyor, “Dergiyi bilmem, sağ mıdır, sol mudur” diye..
İyi de Ekmel abi..
Sen böyle, her eline tutuşturulan dergi ile poz verirsen..
Yarın eline neler tutuştururlar neler?
Bir itiş kakış. Ardından bir dergi. Bir gazete.. Bir resim.. Sağ mıydı, sol muydu derken..
Bir bakarsınız, teröristbaşı Apo’nu fotoğrafı ile poz vermişsiniz!
Olmaz mı?
Yukardaki anlatımı okuyun, ondan sonra olmaz deyin!
Diyebilirseniz.
•
Elinde resimlerle poz vermek aslında hiçbir şey değil..
Düşünsenize.. Allah korusun, bir de cumhurbaşkanı olsa..
Bir itiş kakış. Ardından Türkiye’yi satan bir anlaşma.. Önüne konulsa.. İmzayı atar mı atar, Ekmel abi..
Sonra da der ki: “Bilmeden elime tutuşturdular.. Ben de imzaladım. Yani mesele budur!”
•
Ekmel abinin “eline tutuşturulanlar”la verdiği pozların arka planı, böyle ayrıntılı olarak medyaya yansımasa da..
Ekmel abi ile ilgili şu haberlerin, ardı arkası kesilmiyor: “Ekmeleddin, Erdoğan’ı geçti!”
Haberin içini okuyorsunuz..
“Ekmeleddin İhsanoğlu, internette Tayyip Erdoğan’ı geçti” diye devam ediyorlar..
Yarın, öbürsügün de, şöyle devam ederler: “Hayal Sokağı”nda İhsanoğlu, Erdoğan’ı geçti..”
Daha ertesi gün de, “Cumhuriyet Mahallesi’nde İhsanoğlu, Erdoğan’a fark attı..”
Hay Allah, müstahakkınızı versin, e mi!
Seçimleri internette yapmıyoruz, beyler..
Bir sokakta, bir mahallede yapmıyoruz..
Türkiye genelinde yapıyoruz..
Varsa Türkiye geneli ile ilgili bir çalışmanız, söyleyin..
Yoksa, oturun oturduğunuz yerde, lavaşlığa-lahmacunluğa soyunmayın! Elinize tutuşturulanlarla, habercilik yaptığınızı sanmayın!







