Dershane konusunda ‘Hür teşebbüs engellenemez’ çarpıtması
Dershaneler olmasa, Türkiye’de üniversiteye giren öğrenci sayısı değişir mi?
Hayır!
Dershaneler olsa da, olmasa da, üniversite kontenjanı aynı.
O halde, dershanenin faydası ne?
Küçük oranda “Ali yerine Veli”nin üniversiteye girmesini sağlama..
Aslında hepten Ali yerine Veli değil de..
Kıl payı şu fakülteyi kazanacak olan Ali yerine, kıl payı o fakülteye aslında giremeyecek olan Veli’yi yerleştirme..
Dershanelerin ikinci işlevi de, daha yüksek puan ortalaması sağlama..
Bir fakülteye 400 puanla girileceğine..
Test tekniklerini öğreterek, 450 puan alarak girilmesini sağlama..
Ama dershane olmazsa..
Dershanelerin katkısı ile, doğru soru çözme oranı yükselen öğrenciler, okuldaki bilgileri ile yetinecekleri için.
Haliyle doğru cevap sayıları azalacak, puanları da düşecek..
Büyük oranda aynı öğrenciler üniversitelere girecek.
Ama 450 yerine 430 puanla üniversiteye girecekler.. Değişen bir şey olmayacak..
Vatandaşın parası, cebinde kalacak.
•
Üniversite kontenjanlarının dershanelerin varlığına göre artıp eksilmemesi bir yana..
Üniversiteye girecek olan adaylar açısından, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları aleyhine bir durum da söz konusu değil.
Şöyle bir şey olsa..
Üniversite imtihanına, Türkiye içinden ve Türkiye dışından on binlerce öğrenci giriyor olsa..
Bizim vatandaşlar düşük puan alınca, yerlerine yabancı öğrenciler, bu üniversiteleri doldursa..
“Bizim vatandaşlarımız aleyhine bir durum var” deriz..
Ama böyle bir şey söz konusu değil.
Sonuçta soruların tamamını da çözse, yarısını da çözse, kontenjan dolana kadar, bu ülkenin çocukları üniversiteye girecek.
O zaman..
Gereksiz yere, çocukları hormonlamanın ne gereği var?
Çocuklara bir anlamda doping yaptırmanın ne manası var?
Doping yapmadan sınava girseler..
Sonuçta bu ülkenin çocuklarından, belli sayıda öğrenci üniversiteye girecek..
Doping yapılmadığı için değişen bir şey olmayacak..
7 milyar lira da, vatandaşın cebinde kalacak..
•
Bazı arkadaşlar, “Liberal ekonomide böyle şey olur mu? Hür teşebbüs kısıtlanır mı?” diyorlar..
Affedersiniz, “hür teşebbüs” diye, her şey serbest mi?
Mesela, “hür teşebbüs var” diye, kafanıza göre hap üretip, bir kutuya koyup, eczanede sattırabiliyor musunuz?
Bırakın ülke içindeki belli yerlerden izin almayı...
İzin için yıllarca beklemeyi..
Bir de uluslararası güç merkezlerinin onayını almanız gerekmiyor mu?..
Yok öyle.. Kafana göre ilaç üretip, satmak..
Bir başka örnek..
Herkesin şikayeti olan, bir konu var..
Bitkisel ürünler..
Bir bakıyorsunuz, merdiven altında yapılan üretimle, birileri kendi kafalarına göre “kansere kesin çözüm” adı altında “bitkisel ürün” imal ediyor..
“Hür teşebbüs var.. Vatandaş da istemiyorsa almasın” diyerek, devlet bu işi başı boş bırakıyor mu?
Bırakmıyor..
Sağlığın büyük bir istismar alanı olduğu bilindiği için, “bitkisel ürünler”e, ilaç gibi tanıtım izni vermiyor..
Bir başka örnek.. “Hür teşebbüs” gerekçesi ile, her isteyen, istediği caddelerde ticari amaçlı ulaşım hizmeti verebiliyor mu?
Kimi zaman bakıyorsunuz, “Şu caddedeki minibüs hattı kaldırılmıştır” deniyor..
Artık o caddeye minibüslerin ticari amaçlı olarak girmeleri mümkün olmuyor..
“Yasaklama yönündeki düzenleme”nin gerekçesinin ayrıntılarına girecek değilim.
Ama, hür teşebbüs ilkesine aykırı gibi görünüyorsa da.. Kamu menfaati için.. Bazen minibüslere de, belli noktalarda yasak gelebiliyor..
Sonuç şu: “Hür teşebbüs” gerekçesi de, dershanelerin varlığını, “anayasal hak” noktasına çıkarmaz.. “Liberal ekonomi” ilkesi geçerli diye, korkunç bir istismarın varlığı ortadayken, dershanelere göz yumulamaz..
•
Dershaneci arkadaşların sık sık kullandığı “Dershaneler, iyi eğitim veren okullara gidemeyen öğrencilere üniversiteye gitme imkanı sağlıyor” iddiası, kesinlikle bir çarpıtma.
Niye? Çünkü, lise son sınıftaki öğrenci sayısı, takriben 700 bin.. Dershaneye giden öğrenci sayısı ise 450 bin civarında..
250 bin öğrencimiz, dershaneye gidemiyor..
Gidemediği için de, 450 bin öğrenci ile arasında uçurum oluşuyor..
Oysa okulda alınan bilgilerle, 750 bin öğrenci eşit şekilde imtihana girse..
Dershanelerin hormonlaması olmasa..
450 bin dershaneye giden öğrenci ile 250 bin dershaneye gidemeyen dar gelirli öğrenci arasında da fark artmayacak..
Dolayısı ile, dershaneler dar gelirlilerin lehine değil, aleyhinedir..
Hayır!
Dershaneler olsa da, olmasa da, üniversite kontenjanı aynı.
O halde, dershanenin faydası ne?
Küçük oranda “Ali yerine Veli”nin üniversiteye girmesini sağlama..
Aslında hepten Ali yerine Veli değil de..
Kıl payı şu fakülteyi kazanacak olan Ali yerine, kıl payı o fakülteye aslında giremeyecek olan Veli’yi yerleştirme..
Dershanelerin ikinci işlevi de, daha yüksek puan ortalaması sağlama..
Bir fakülteye 400 puanla girileceğine..
Test tekniklerini öğreterek, 450 puan alarak girilmesini sağlama..
Ama dershane olmazsa..
Dershanelerin katkısı ile, doğru soru çözme oranı yükselen öğrenciler, okuldaki bilgileri ile yetinecekleri için.
Haliyle doğru cevap sayıları azalacak, puanları da düşecek..
Büyük oranda aynı öğrenciler üniversitelere girecek.
Ama 450 yerine 430 puanla üniversiteye girecekler.. Değişen bir şey olmayacak..
Vatandaşın parası, cebinde kalacak.
•
Üniversite kontenjanlarının dershanelerin varlığına göre artıp eksilmemesi bir yana..
Üniversiteye girecek olan adaylar açısından, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları aleyhine bir durum da söz konusu değil.
Şöyle bir şey olsa..
Üniversite imtihanına, Türkiye içinden ve Türkiye dışından on binlerce öğrenci giriyor olsa..
Bizim vatandaşlar düşük puan alınca, yerlerine yabancı öğrenciler, bu üniversiteleri doldursa..
“Bizim vatandaşlarımız aleyhine bir durum var” deriz..
Ama böyle bir şey söz konusu değil.
Sonuçta soruların tamamını da çözse, yarısını da çözse, kontenjan dolana kadar, bu ülkenin çocukları üniversiteye girecek.
O zaman..
Gereksiz yere, çocukları hormonlamanın ne gereği var?
Çocuklara bir anlamda doping yaptırmanın ne manası var?
Doping yapmadan sınava girseler..
Sonuçta bu ülkenin çocuklarından, belli sayıda öğrenci üniversiteye girecek..
Doping yapılmadığı için değişen bir şey olmayacak..
7 milyar lira da, vatandaşın cebinde kalacak..
•
Bazı arkadaşlar, “Liberal ekonomide böyle şey olur mu? Hür teşebbüs kısıtlanır mı?” diyorlar..
Affedersiniz, “hür teşebbüs” diye, her şey serbest mi?
Mesela, “hür teşebbüs var” diye, kafanıza göre hap üretip, bir kutuya koyup, eczanede sattırabiliyor musunuz?
Bırakın ülke içindeki belli yerlerden izin almayı...
İzin için yıllarca beklemeyi..
Bir de uluslararası güç merkezlerinin onayını almanız gerekmiyor mu?..
Yok öyle.. Kafana göre ilaç üretip, satmak..
Bir başka örnek..
Herkesin şikayeti olan, bir konu var..
Bitkisel ürünler..
Bir bakıyorsunuz, merdiven altında yapılan üretimle, birileri kendi kafalarına göre “kansere kesin çözüm” adı altında “bitkisel ürün” imal ediyor..
“Hür teşebbüs var.. Vatandaş da istemiyorsa almasın” diyerek, devlet bu işi başı boş bırakıyor mu?
Bırakmıyor..
Sağlığın büyük bir istismar alanı olduğu bilindiği için, “bitkisel ürünler”e, ilaç gibi tanıtım izni vermiyor..
Bir başka örnek.. “Hür teşebbüs” gerekçesi ile, her isteyen, istediği caddelerde ticari amaçlı ulaşım hizmeti verebiliyor mu?
Kimi zaman bakıyorsunuz, “Şu caddedeki minibüs hattı kaldırılmıştır” deniyor..
Artık o caddeye minibüslerin ticari amaçlı olarak girmeleri mümkün olmuyor..
“Yasaklama yönündeki düzenleme”nin gerekçesinin ayrıntılarına girecek değilim.
Ama, hür teşebbüs ilkesine aykırı gibi görünüyorsa da.. Kamu menfaati için.. Bazen minibüslere de, belli noktalarda yasak gelebiliyor..
Sonuç şu: “Hür teşebbüs” gerekçesi de, dershanelerin varlığını, “anayasal hak” noktasına çıkarmaz.. “Liberal ekonomi” ilkesi geçerli diye, korkunç bir istismarın varlığı ortadayken, dershanelere göz yumulamaz..
•
Dershaneci arkadaşların sık sık kullandığı “Dershaneler, iyi eğitim veren okullara gidemeyen öğrencilere üniversiteye gitme imkanı sağlıyor” iddiası, kesinlikle bir çarpıtma.
Niye? Çünkü, lise son sınıftaki öğrenci sayısı, takriben 700 bin.. Dershaneye giden öğrenci sayısı ise 450 bin civarında..
250 bin öğrencimiz, dershaneye gidemiyor..
Gidemediği için de, 450 bin öğrenci ile arasında uçurum oluşuyor..
Oysa okulda alınan bilgilerle, 750 bin öğrenci eşit şekilde imtihana girse..
Dershanelerin hormonlaması olmasa..
450 bin dershaneye giden öğrenci ile 250 bin dershaneye gidemeyen dar gelirli öğrenci arasında da fark artmayacak..
Dolayısı ile, dershaneler dar gelirlilerin lehine değil, aleyhinedir..







