“Delil yok” diyen sayın başkan hatırlar mısın katil hakimi!
Yargıtay Başkanı’nın dünkü açıklamalarına çok içerleyen bir Yargıtay mensubu..
Bir mail atmış..
Konuşması sebebi ile, benim de zaten eleştireceğim Başkan’a, içeriden bir “bilen” olarak, sorulmasını istediği bazı soruları sıralamış.
Sorun diyor Başkan’a..
“Delil yok” diyerek kapattıkları soruşturmanın, yarın “delilleri Pensilvanya’dan gelirse”, ne yapacaklar?
Biraz gizemli yazılmış mail..
Neymiş “kapatılan soruşturma” diye merak ettim..
Başkan’ın konuşmasını, bir daha baştan sona okudum..
Ve yakaladım Başkan’ın o cümlesini: “Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığına gölge düşürecek yakıştırmaların alenen yapılıp soruşturmacıya hukuka uygun tek bir delil sunulmaması”.
Sahi, bu cümledeki eleştiri, eski Adalet Bakanı M. Ali Şahin’e yapılmış değil mi?
Hatırlayın hani..
Adalet Bakanı olduğu dönemde, “ne karar verileceğini, Pensilvanya’ya soran hakim” bilgisinin kendisine geldiğini söylemişti, M. Ali Şahin..
Önce isteksizce.. Sonrasında da mecburen bir soruşturma açılmış.
Ve “Delil yok” denilerek, kapatılmış soruşturma..
Eyvallah diyeceğiz de..
Adli Yıl açılış töreninde, ne gerek vardı, şimdi bu laf yetiştirmeye?
Sayın başkan gerek gördüğüne göre..
Biz de gelen mailden aldığımız bilgilerle, soralım kendisine:
Kararlarınıza o kadar çok güveniyorsanız..
Verdiğiniz her “İşlem yapılmasına gerek yoktur” kararının “mutlak hakikat” olduğuna inanıyorsanız..
Somut bir örnek koyalım önünüze..
Yargıtay’da görev yapan bir tetkik hakimi (Serhat Tercan), teyzesinin oğlunu öldürmüştü..
Kızılcahamamlı bu tetkik hakimini, Yargıtay’a acaba kim getirtmişti?..
Hem de eşi ile birlikte..
“Sorun” diyor, içerideki “bilen”..
Biz de soruyoruz..
Sorun diyor, bir bilen:
“O tetkik hakimi, Yargıtay’a getirilmesinin üzerinden daha bir yıl geçmeden, bar-pavyonların müdavimi olduğu halde, niye gereken yapılmamıştı?”
Öyle ya..
Eski Adalet Bakanı’na, “Delil yok” demek kolay..
Zor olan, “İddiayı ciddiyetle araştırıp, delili bulmak! Delil bulunamadığında da, çok iddialı olmamak!”..
Tetkik hakiminden de, şikayetler olmuş.. “Bu hakim, bar-pavyondan çıkmıyor” denilmiş, ama bir işlem yapılmamış.
Muhtemeldir, “Delil yok” denilmiş.
Taa ki.. Bir cinayet işleyene kadar..
Evet, yanlış okumuyorsunuz..
Yargıtay’da bir tetkik hakimi..
Bir cinayet işlemiş..
Hem de teyzesinin oğlunu öldürmüş..
Sebeb ne?
Aile içi bir özel sebep mi?
Ani gelişen bir olay mı?
Hayır.
Yetkililerin gözlerini kapatarak yaşanmasına adeta onay verdikleri, ağır çekim seyredilen bir olay..
Hakim, karanlık bir çetenin oyuncağı olmuş.
Borç yapmış.
Şantaja maruz kalmış.
Çete ne isterse, yapar olmuş..
Sonunda para bulmak için, bankacı teyzeoğlu ile tartışmış ve öldürmüş.
Oysa, öncesinde şikayetler gitmiş, Yargıtay’a..
Yargıtay’da ise, “Delil yok” denilmiş..
İşlem yapılmamış hakim hakkında.
Tıpkı, bir dönem Adalet Bakanlığı yapan M. Ali Şahin’in, paralel yapı ile ilgili açıklamalarına, Yargıtay’ın “Delil yok” diyerek işlemsiz bıraktığı gibi..
Ve sonunda..
Her şey ortaya çıkmış..
O tetkik hakiminin karıştığı, “kadın kaçırma” olayları mı?
“Sahte yakalama kararı” mı?
Artık aklınıza, “çetenin oyuncağı” olan bir hakimin, neler yapabileceği geliyorsa, hepsi yaşanmış!
Milyonlarla ifade edilen borçlar yapılmış.
Kumar, uyuşturucu işe karışmış.
Başkanımızın hemşehrisi hakimimiz cinayeti işleyinceye kadar, hiçbir işlem yapılmamış..
Cinayet işlenince de..
Hemen bir açıklama yapmışlar: “İncelediği tüm dosyalar, gözden geçirilecek..”
Kamuoyu böyle yatıştırılmış..
Sonrasında küçücük bir açıklama var mı?
“İnceledik. Tek kusurlu bir dosyası yok. İsteyen, şu internet adresindeki şu linkten, tüm kararlarla ilgili bilgiyi alsın. Kimsenin aklında bir şüphe kalmasın” denilmiş mi?
Hayır..
Tetkik hakiminin yargılaması bile, gözlerden uzak bir şekilde sürüyor.
Duruşmaları bile haber yapılmıyor..
Karar verildi mi, verilecek mi? Çete ile ilişkiyi kim sağlamıştı? Hakimi bu tezgaha kim düşürmüştü? Çete, bu hakim üzerinden ne menfaat sağlamıştı? Yargıtay’daki dosyalarda, müdahil olunan karar var mıydı? Şantaj yolu ile alınan yanlış bir karar söz konusu muydu?
Daha yüzlerce soru, cevapsız beklerken, Yargıtay Başkanı, Pensilvanya bağlantılı iddia için, Adli Yıl açılış töreninde ne gerekti ise, “Soruşturmacıya hukuka uygun tek bir delil sunulmaması” demiş..
Bence, sonuç itibari ile iyi de etmiş..
Bakın neleri hatırladık.
Cevapsız kalan ne soruları, sayın Başkan’a yöneltmiş olduk!







