--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Dana hissesine giren”i bile fişleyip kaymakam yapmışlar!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

 Üç gündür, Gülen’in editörü Osman Şimşek ile 17 Aralık öncesindeki mailleşmeyi aktardım.

O mailler, 3 gün içinde ardı ardına gidip gelmişti.

“Biraz sular durulsun. Bazı gerçekler ortaya çıktıkça, bu kardeşlerimiz de daha sıhhatli değerlendirme yaparlar” düşüncesi ile, sıra bende iken, maile ara vermiştim. 

Sonra, 17 Aralık operasyonu oldu. İlk günler, “Bize ricacı olmak için mi mail atıyorsunuz” şeklinde anlaşılmamak için.. Bekledim.

17 Aralık operasyonunun kof çıktığı anlaşıldıktan sonra. 12 Ocak’ta tekrar Osman Şimşek Bey’e bir mail attım..

O güne kadar yaşananların tümünün genel bir değerlendirmesini, adeta bir isyan edası ile aktaran.. Özellikle de Taraf ve Zaman’ın manşetlerindeki “fişleme” iddialarının ne kadar ahlaksızca iftiralar olduğunu net olarak belirttiğim o maili aşağıda aynen bilginize sunuyorum. Bu mailde de göreceksiniz, haber şehveti ile olaylara yaklaşmadık. Gülen cemaati aleyhine, ama sonuçta tüm Müslümanlar aleyhine olacağını düşündüğümüz maddi vakıaları bile yazmaktan kaçındık. O zamanlar çok meşhur olan “dana hissesine gireni bile fişlemişler” yalanını, işin gerçeğini bildiğimiz halde, Gülen grubuna bağlı o kardeşlerimiz zarar görmesin diye tüm netliği ile yazmadık.. 

İşte Şimşek’in şahsında, Gülen’e gönderdiğim o mail:

“kimden: yeni akit <[email protected]>

kime: Osman Simsek <[email protected]>

tarih: 12 Ocak 2014 01:06

Osman bey

Selamün aleyküm

İnşallah afiyettesinizdir. 

Ancak hemen belirteyim, bugün gelinen noktada,  müslümanların hali hepimizi fazlasıyla üzüyor.

Ben, artık şikayetçisi Fethullah Gülen olan dilekçelerin sanığı/davalısı oluyorum..

Nerden geldik biz bu noktaya.. Nasıl geldik..

(Yanlış anlamayınız.. Davalardan bireysel olarak itirazım yok. Ama dışardan bakıldığında, üçüncü kişilerin müslümanların haline gülmeleri, beni rencide ediyor.. Daha da önemlisi, topyekün müslümanların, birbirine düşmüş gibi görünen halleri..). 

Ve hala benim endişelerim var.. Türkiye’de yaşananlar, size farklı mı aktarılıyor?

Önce fişlemedeki çaresizliğimi aktarmak isterim..

Yöneticileri ateist olan Taraf gazetesi, sırf fitne amaçlı olarak fişleme haberlerini servise koydu..

İsimleri sizler biliyor olmalısınız. 

Küçücük araştırma ile, “Bizim bu arkadaşlarımız bir zarar görmemişler” deyip, önemsenmeyecek bu iftiraları..

Sizi saygı duyan kardeşlerimiz maalesef doğru imiş gibi kabul etti.. Sevenlerinizin medyasında fişlemeler doğru gibi tanıtıldı. . Yazarlar ciddi ciddi fişlemeleri doğru kabul ederek yorumlar yaptılar..

Ben merak ettim..

Avukatlıktan hakimliğe geçmesi sözkonusu olan ve fişlendiği ileri sürülen R. K. rumuzlu kişiyi soruşturdum..

Fişleme bilgisinde, rumuz sonrasında, bu kardeşimizin Zaman gazetesi İsveç temsilciliğini uzun yıllar yapan birisi olduğu yazılı idi.... 

Araştırdım. Ekim 2013 civarında, hakimliğe geçiş yaptığını öğrendim.

Hem hakimliğe geçmiş. Hem de engllendiği iddia ediliyor. Bu arkadaşımızın bilgisini medyada kullanarak, deşifre olmasını arzu etmedim.

1990’dan bu yana tanıdığım, samimiyetine sizin kadar inandığım, hocaefendinin Cumhuriyet gazetesine yönelik şikayetleri için Sultanahmet adliyesinde beklerken, bizim de Cuma dergisinin duruşmalarını beklediğimiz sırada uzun sohbetler ettiğimiz Av. Orhan Erdemli’yi arayıp, sordum..

“Zaman gazetesinin İsveç temsilciliğini de yapan Ramazan beyi tanıyor musun? Ben öğrendiğim kadarı ile,hakimliğe geçiş yapmış. Ama önce Taraf.. Ama bence Taraf önemli değil de.. Önemli olan Zaman gazetesi, bu arkadaşımızın fişlenip, engellendiğini iddia ediyor..Gerçekten bir engelleme var mı? Ne biliyorsunuz” diye sordum..

Yakınen tanımadığını, hakimliğe geçmiş olabileceğini söyledi..

“Bu sorun böyle nasıl çözülecek. Kişi hakimliğe geçiyor, ama alnı secdeli kardeşlerimiz, bu bilgiyi gizleyip, engellendiğini iddia ediyor. Böyle bir şey nasıl olabiliyor” diye sordum.

Bana, “Siz gazeteciler, oturup kendi aranızda konuşmuyor musunuz? Bu konuda ne yapabilirim ki? Siz gazeteciler olarak kendi aranızda konuşmanızda fayda var” dedi..

Üzerinden 1.5 ay gibi bir zaman geçti.. hakimliğe geçen o kardeşimizin bu bilgisini, ben isim vererek hala yazmadım. O kardeşimizi deşifre etmeyelim diye.. Sıkıntı yaşamasın diye..

Benzer şekilde, “dana hissesine giren bile fişlenmiş” haberini de araştırdım..

Dana hissesine giren kişinin ağabeyi de Karaman’da öğrenci yurtlarından sorumlu imiş.. Ve şimdi bir ilçemizde kaymakam. Bu dönemde kaymakamlığa atanmış.

 Ama Zaman gazetesine göre, bu arkadaş da fişlenmiş ve engellenmiş.

Bu kaymakam arkadaşı da aradık..

“Engellendiniz mi” diye sorduk.

“Hayır görevdeyim” dedi..

O kardeşimizi de rencide olmasın diye haber yapmadık..

Daha nice örnekler var..

Ama geldiğimiz noktada, bir işadamının kasasından harcaması yapılan gezinin hesabını 10 gündür veremeyen bir başsavcıvekiline güvenip, alnı secdeli insanlara karalar çaldık..

Ortaokullara bile Kur’an-ı Kerim, siyer dersini seçmeli olarak koyan bir siyasi iktidarı, gezisinin hesabını veremeyen savcının sözüne inanıp, alaşağı etmeye kalkıştık..

Geldiğimiz nokta, gerçekten çok vahim..

Ben, çevremdeki evleri.. Çevremdeki okulları.. Hizmet amaçlı alanlara karşı.. Son olayları gerekçe göstererek bazı kardeşlerimizin gösterdikleri aşırı tepkileri gördükçe.. 

Bu nasıl bir iştir ki, aynı kıbleye dönen insanlar. Aynı yaratana secde eden insanlar.. Böylesine birbirine düşman olabildi, gerçekten merak ediyorum..

Başa ödnecek olursak..

Fişlenmelerin gerçek olduğuna inanıyor musunuz?

İki somut örnek verdim..

Yine Taraf gazetesinde, üç rektör adayının imi vardı.. Üçü de, üniversitedeki seçimde üçüncü olmuşlar..

Cumhurbaşkanı, üç üniversitede de birinci gelenleri rektör olarak atamış.

Ama Emre Uslu isimli Taraf yazarı, “Birinci geldikleri halde, fişlendikleri için, cumhurbaşkanı bu isimleri atamadı” diye yalan yazdı.. Maalesef Zaman’daki birçok arkadaşımız da, bu bilgiyi doğru gibi kabul edip, üzerine köşe yazıları yazdılar..

Arzu ederseniz, bu isimlerle ilgili olarak.. Veya başka engellendiğini iddia eden kardeşimiz varsa, bilgi verin,ben araştırayım..

Kimsenin engellenmediğini, birebir şahit olduğum olaylardan biliyorum..

Hatta bugüne kadar, bazı arkadaşların, “Gülen grubu bizi engelliyor” şeklindeki ithamlarına, hep “Suiniyetle davranmayın. Niye engellesinler.. Kaldı ki, ehil olan, mutlaka hakettiği yere gelir. Kimse de onu engelleyemez” diye kaç kişiye cevap vermişimdir..

Ama artık geldiğimiz noktada, gerçekten vahim bir tablo ile karşı karşıyayız.

Ne oldu da, alnı secdeli insanlar, böyle birbirlerine karşı taraf oldular. Ortada (bizim bildiğimiz kadarı ile) hiçbir şey yokken..

Ve insanlar, bizlere bakıp “Hani sizler kardeştiniz.. Hani Kuran-ı Kerim, sizi kardeş yapıyordu.. Nedir bu haliniz” diye kıs kıs gülüyor..

Gerçekten, nedir bu?

Bir dershane için mi tüm bu yaşananlar..

Dershaneler kapanır.. Üniversiteler açılır.. Üniversiteler kapanır, liseler açılır..

Bizzat Hocaefendi bunu söylemiyor muydu?

Kaldı ki, sular durulduğunda, okullara verilecek teşviklerle, dershanelerin tüm artılarının, okul çatısı altında sizlere verileceğinden şüpheniz mi vardı?

Hiç mi güvenmiyordunuz, siyasi iktidardaki kardeşlerinize.. 

Gerçekten merak ediyorum:Uydurulan fişleme bilgilerini,“bitirme” palavralarını, sizler doğru mu kabul ediyorsunuz?

Korkarım endişem, yavaş yavaş gerçekleşiyor gibi..

“Eskiden durduğumuz siyasi noktadayız” diyordunuz ama..

Artık bazı evlerde, farklı siyasi çizgilerin sözü edilmeye başlandı..

Birebir duyduklarımız bunlar..  Sizin bilginiz olabilir.. Olmayabilir..  Size rağmen bile olabilir.. 

Ama gerçek bu.. 

Tabii ki herkes hürdür..

Ama, dindar insanlar daha yeni yeni birazcık rahatlamış iken, bu hakların tümünü tersine çevirecek bir değişikliğin vebalini, kim göğüsleyebilir?

Yarın, bu  tartışmaların nerden çıktığını unutup... Tartışmanın sonraki aşamalarını aktarıp, kendimizi haklı çıkarmaya mı kalkışacağız..

Örneğin “polislerin şu kadarının niye tayinleri çıktı” diyerek, haklılık mı kazanmak isteyeceğiz?

Bedava gezi skandalını izah edemeyen savcının, yakın tarihe kadar samimiyetine inandığınız siyasi iktidarı alaşağı etmek için yaptığı operasyonu unutup...

O polislerin, kendi amirlerinden gizledikleri soruşturmayı, savunma hakkı vermedikleri sanıkların aleyhine kampanya oluşması için, basına sızdırdıklarını görmezden gelip, haklılık ispatına mı girişeceğiz?.. 

Çok büyük vebal altındayız..

Tüm dindarların dinlerini yaşama hakları.. Tüm neslimizin, tüm çocuklarımızın dinlerini öğrenme hakları.. 

Maalesef tehlikede..

Ben şu an kendimce gördüklerimi, gördüğümü sandığım tehlikeleri, size aktarmak istedim..

İnşaallah sonumuz hayır olur.. 

Selam ve dua ile.

Bu vesile ile, mevlid kandilinizi tebrik ederim.

Hayırlara, yeni doğumlara vesile olmasını Cenab-ı Hak’dan niyaz ederim.

Ali Karahasanoğlu”

Virgülüne dokunmadığım yukardaki maili, isterim ki bugün gelinen noktada, hem muhatabımız, hem de Gülen grubunun sempatizanları, bir defa daha değerlendirsin!

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle