“Çuvalla para aldık” başlığı atanlar, ahirete inanıyor mu?
Bakan “Çuvalla para aldık, önlerini kesmeyelim” diyor..
“Çuval çuval parayı alan”ın şahıslar değil, devlet olduğunu herkes biliyor..
Söyleyen de, söylenen de, dinleyen de..
Ama alnı secdeden kalkmayan paralelciler, hiç utanmadan sıkılmadan, başlık atıyorlar: “Bayraktar: Çuvalla para aldık, önlerini kesmeyelim.”
Eeee.
Kim almış çuval çuval parayı..
Bakan kendisi mi?
Başbakan mı?
Başbakan’ın ailesi mi?
AK Parti mi?
Yoksa devletin kendisi mi?
Devlet, bir arsayı satıp, çuval çuval para almış..
“Şimdi arsanın satıldığı kişinin önünü kesmiş gibi olmayalım” deyince..
Burdan “suistimal” mi anlıyorsunuz?
Yoksa “devlet adamı ciddiyeti” mi?
Niye yalan söylüyorsunuz.
Niye iftira ediyorsunuz?
İmanın zerresi de mi kalmadı, kalplerinizde sizin?
“Çuvalla para aldık” başlığı ile, bir Müslümana nasıl iftira atıyorsunuz?
Hiç mi utanmıyorsunuz?
•
Haberin içinde ise.. “Çuval çuval para alan”ın devlet olduğu anlaşılıyor.
Kendileri montajlı mıdır değil midir bilmiyorum ama..
Kendi verdikleri tapede bile “çuval çuval para”nın devlete gittiği belli.
İllegal de olsa, yapılan dinlemedeki bakana atfen ifadeler, iddiaya göre aynen şöyle: “Çünkü orada sattık çuvalla da para aldık onlardan. Şimdi sanki önlerini biz kesiyormuş gibi sıkıntı oluyor ya.”
Yerin sahibi belli..
Ahmet-Mehmet değil..
Kamu..
Dolayısı ile, parayı alacak olan da belli..
Kamu..
Hatta tümü ile de satılmamış.
TOKİ payı da var, işin içinde.
Yani yapılan yerde, TOKİ de hissedar..
Bir imar rantı oluşuyorsa, yarıya yakını da, TOKİ’nin kasasına girecek..
Ama başlık şöyle: “Bayraktar: Çuvalla para aldık..”
Ve benim de sorum şu: “Bu haberi yapanda.. Yayınlayanda.. Azıcık ahiret inancı var mı? Varsa, bu haberden dolayı tövbe etti mi?”
•
Kentbank ile ilgili birkaç dokundurmam olmuştu.
Dün Taraf gazetesinde, “derin operasyon” amaçlı bir haber çıktı..
İddiaya göre, 17 Aralık operasyonlarından sonra, Kentbank ile ilgili yeni bilgiler ortaya çıkmış..
Ne ola ki bu yeni bilgiler?
O yeni bilgilerden hiç zırnık koklatılmıyor ama..
“Yeni bilgiler” ifadesi ile, kamuoyunun konuya dikkati çekiliyor..
Ve sonra, haber içinde tam bir Süzer grubu reklamı yapılıyor..
Ne imiş?
“Süzer grubu, Türkiye Cumhuriyeti devletinden 4.1 milyar dolar kazanmış” da..
Bu alacağından vazgeçmiş!
Gözlerim yaşardı..
4.1 milyar dolar değil..
4.1 TL alacağından vazgeçer mi Süzer grubu?
Hiç sanmıyorum..
Daha önce kısaca dokunduğum.. Sonra aktüel konulara dalıp, unuttuğumuz notları önüme aldım..
AİHM sadece “hak ihlali” var demiş.
“Dostane çözüm” teklifinde bulunmuş.
Ama ortada, “4.1 milyar dolar ödeme yapın” diye bir karar yok..
Amerika’daki istihbarat teşkilatı ile yakından bağı olan bazı isimlerin yönetimindeki Taraf gazetesi ne diyor, peki?
Birlikte okuyalım:
“Süzer Grubu da, AİHM’e giderek Türkiye’ye Kentbank’a el konulduğu için, 4.1 milyar dolarlık tazminata mahkûm etti. Süzer Grubu ise, sürpriz bir şekilde iki yıl önce, 4.1 milyar dolarlık tazminat talebinden vazgeçti.”
İki küçük not daha vereyim..
Hepsini birlikte değerlendirelim..
Birinci notum, 17 Aralık günü, Mustafa Süzer’in, Pensilvanya’da Fetullah Gülen’in misafiri olduğu..
İkinci notum da, bu öğretim yılı başında açılışı yapılan Fatih Koleji Sami Çakır Anadolu-Fen Lisesi’nin yapımını Süzer grubunun üstlendiği.. Cemaate ait okul, Süzer grubu tarafından yapılmış, sizin anlayacağınız..
Şimdi buyrun, burdan yakın..
Kimin eli, kimin cebinde belli değil..
Bir yandan, Süzer grubunun kazanmadığı bir tazminat miktarı, kazanılmış gibi gösteriliyor..
Bir yandan da.. 17 Aralık operasyonu ile birlikte, Kentbank yolsuzluğu ile ilgili olarak bazı belgelere ulaşıldığı iddia ediliyor..
Değerlendirmeyi size bıraktım ama..
Zor bir konu olduğunun farkındayım.
Bir ipucu vereyim..
“Kötü polis-iyi polis” hikayesini bilirsiniz..
Taraf gazetesini bir tarafa, paralelcileri de diğer tarafa koyun..
Yorumu daha rahat yapacaksınız!







