--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Çağrı kağıdı”na itiraz, ‘temyizsiz ceza’ya sessiz destek!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Kemal Kılıçdaroğlu’na savcılık çağrı kâğıdı gönderince!

Hemen kıyamet koptu..

Akit’in Yazıişleri Müdürü’ne, Niğde’deki bir hakim, oturduğu yerden 10 bin liralık cezayı kesti..

Sosyal demokratlarda tık yok.

İllegal basın konseyinde tık yok.

Gazeteciler Cemiyeti’nde tık yok..

“Hoop n’oluyoruz.. İfade almadan. İddianame düzenlenmeden.. Duruşmaya davet etmeden.. Dağ başında mıyız; bir hakim dosya üzerinden ceza veriyor” diyen kimseyi duymadık..

Ve ikiyüzlülüğü yaşayıp gördük..

Samimiyetsizliği, bire bir iki canlı örnekle, canlı olarak izledik..

•

Kemal Kılıçdaroğlu’na çıkartılan çağrı kağıdı ile..

Akit yazıişleri müdürüne verilen ceza..

Aslında o kadar ibretlik ki..

Birisinin ne kadar gaddarca bir hukuk anlayışı sergilendiği halde, herkesin suskun kaldığı..

Diğerinde de, olabildiğince masum bir hata olmasına rağmen, kızılca kıyamet koparıldığı.. 

Onlarca ayrıntısı ile irdelenecek numunelik örnekler..

Ceza hukuku ile ilgilenenler bilir..

Şüpheliler için çıkarılan “çağrı kağıdı”, artık rutine bağlanan, çoğu savcılıkta kâtiplerin yaptıkları bir işlem..

Ama sıradan olan bu işlem, CHP Genel Başkanı için hazırlanınca.. 

“Bu nasıl olur? Bu savcı da kim? CHP Genel Başkanı’na çağrı yazısı nasıl hazırlanır?” diye başladılar, bir bardak suda fırtına kopartmaya....

İşleyişi gerçekten bilmiyorlarsa, ben öğreteyim, kendilerine..

Bana verilen ceza ile, kıyaslayarak anlatayım..

Benim aldığım ceza..

Söz konusu ben olayım. Bir başkası olsun. Bambaşka birisi olsun.. Hiçbir kişi için yapılması mümkün olmayan bir kanunsuzluk..

Dolayısı ile, hataen verilecek bir karar kesinlikle değil..

Sanık Ali de olsa. Kemal de olsa, o cezanın verilmesi, hiç mümkün değil..

CHP’li arkadaşlar, bana verilen cezaya, hiç itiraz etmiyorlar..

“Basın mensubu arkadaşımıza haksızlık edilmiştir” demiyorlar.

Ama.. Kemal Kılıçdaroğlu’na gönderilen “çağrı kağıdı”nı, büyük kanunsuzluk olarak takdim ediyorlar.. .

Dikkat buyrun..

Birisi “çağrı kağıdı”..

Diğeri kesinleşmiş ceza..

“Kesinleşmiş ceza” dediğimin, para cezası olduğunu da sanmayın.

Ödenmediğinde, 3 ay 10 gün, hapis cezasına çevriliyor.. Ve cezaevine gidip, yatıyorsunuz..

Benim de, para cezasını ödemeye hiç niyetim olmadığına göre, 3 ay 10 günlük hapis için, bavulu şimdiden hazırlamam gerekir.. 

•

Bana verilen cezada, “çağrı kağıdı” yok..

Hakime hanım, cezayı direkt kesip yollamış..

Dolayısı ile, Kılıçdaroğlu’na çağrı yazısını gönderen savcının, gidip elini öpmeliyim..

Ceza falan verilmemiş. “Ne diyorsun” diye savunma hakkını kullanmak üzere, çağrıda bulunulmuş..

Daha ne istiyor, Kemal bey?

•

Derlerse ki, “Kemal bey milletvekilidir. Dokunulmazlığı vardır. İfadeye de çağıramazlar.”

Anayasal açıdan, “doğrudur” derim..

Fakat, bir hata olduğu da açık..

76 milyonun içinde (yuvarlak hesap söylüyorum) 75 milyon 999 bin insana, şikayet olduğunda bu çağrı yazısını göndermek, kanunun emri....

Sadece milletvekillerine, bu yazıyı göndermek kanuna aykırı.. 

Dolayısı ile, savcıların her çıkartacakları çağrı yazısında, “Bu kişi, 75 milyon 999 bin kişinin içinde mi? Yoksa 550 kişilik listede mi?” diye araştırma yapmasını beklemek, pek haklı olmasa gerek..

Şüphelinin dokunulmazlığı olup olmadığı araştırılmadan, hataen çağrı yazısı hazırlanmış olabilir..

Anlaşılınca hemen iptal edilmesi de, hata olduğunu gösteriyor.. 

Ama bana verilen cezayı, bakın üst hakim de iptal etmedi..

Şimdi buyrun söyleyin; “Yargı bize mi çalışıyor? CHP’ye mi?”

•

Kemal Bey’e çıkartılan çağrı kağıdına itiraz edenler, şu açıdan da samimi değiller..

Kemal Bey’e çağrı kağıdı gönderilmesinden çok daha vahimi.. Aynı dokunulmazlığa sahip olan Başbakan’ın telefonunun dinlenmesi.. 

“Kılıçdaroğlu’na çağrı kağıdı gönderilemez” diyenler.. Başbakan’ın illegal dinlenen telefon kayıtlarının, hem de montajlı halini üç aydır grup toplantılarında dinletiyorlar!

Hani savcı, milletvekiline çağrı kağıdı gönderemezdi?.

Çağrı kağıdı gönderemeyen savcı, Başbakan’ı nasıl dinliyor? Dinlemekle yetinmeyip, teknik takip nasıl yapıyor?

•

Kemal Bey’in çağrı kağıdı anında iptal edildi..

Başbakan’ın dinleme kayıtları ise, hem de montajlanarak piyasaya sürüldü..

Aradaki farkı görüyor musunuz?

Birileri Başbakan için “diktatör” mü diyordu?

Türkiye’de diktatörler, muhalefet partisinin başkanı kadar “hak”ka sahip olamıyor demek ki!

 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle