--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bugün tanık yarın sanık!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Süleyman Demirel, 28 Şubat davasında tanık olarak dinlenecekmiş.

Bu bir aşama..

Öncek tanık.

Sonra sanık.

Sonra da mahkumiyet alması, işten bile değil..

Görev de, 28 Şubat mağdurlarına düşüyor..

•

“Onu niye dinleyeceğim ki?”

“Ne gerek var ki..”

“Bir o mu eksik kaldı?”

“Bu kadar tanık dinledik ya!”

“Koskoca cumhurbaşkanını mahkemeye mi çağıracağız.”

“Yok canım o kadar da uzun boylu değil!” türünden, cevaplarla, Demirel’in tanık olarak dinlenmesi talebi reddedilmediğine göre..

Sıra, Demirel’in sanık sandalyesine oturmasına, gelmiştir artık..

•

Demirel’in tanıklık yapacağı duruşmada. Müdahiller hazırlıklı olmalı..

Erbakan Hocamız hayatta olsaydı, ondan isterdik..

O, rahmet-i Rahman’a kavuştu.

Hayattaki yol arkadaşları, bire bir yaşadıklarını, Demirel’e sormalılar..

Örneğin 28 Şubat Milli Güvenlik Kurulu toplantısına katılan bakanlar, ordaki konuşmaları, Demirel’in tavrını, kendisine sormalı..

“Niçin askerden yana tavır almıştınız? Size bir tehdit yapılmış mıydı?”

Hemen sonrasında..

“Erbakan Hoca’nın MGK kararlarını imzalaması için niçin baskı kurdunuz? Size de bir baskı kurulmuş muydu? 1997 şartlarında da olsa, MGK’nın meslek liselerinin orta kısmı ile ne ilgisi vardı? İHL’lerin orta kısımları, niçin kapatılmak istenmişti?”

Bunlar, mevzu açıcı sorular.

Böyle böyle gideceğiz.

Öyle bir hal gelecek ki..

Alınan cevaplar sonrasında artık savcı da diyecek ki: “Biz esas dava açacağımız kişiye dokunmamışız. Bu adam tanık falan değil. Bizzat işin içindeki baş sanıklardan biri.. Dosyayı bana veriniz.. 2 gün içinde ek iddianamemi hazırlayıp sunacağım.”

•

Demirel’i tanıklıktan sanıklığa geçirecek sorulardan birisi de, “Başbakan Necmettin Erbakan istifa ettiğinde, niçin hükümet kurma görevini, Tansu Çiller yerine, Mesut Yılmaz’a verdiniz?”

Biliyorum, Demirel bu soruyu, defalarca cevapladı..

“Mevcut başbakan, ülke genelindeki huzursuzluk sebebi ile istifa ettiğini bildirmişti. Onun yardımcısını, hükümet kurmakla nasıl görevlendirebilirdim?” dedi.

Dedi de.. 

Bu cevap politik cevaptı..

Şimdi hukuki cevap lazım..

Bu politik cevabı, mahkemede de tekrarladığında, “Ne?” demeli müdahiller.. Ve de savcı..

“Ne diyorsun Sayın Cumhurbaşkanı? Anayasa’nın hangi maddesinde, istifanın gerekçesine göre, yeni hükümeti kurmakla görevlendirilecek ismin belirlenmesi var? Laga luga yapma.. Demokrasi tarihinde, bir tanecik örnek göster, ikinci sıradaki siyasi partinin genel başkanı dururken.. Üçüncü sıradaki siyasi partinin genel başkanına, hükümet kurma görevinin verilmesine!”

Demirel, o örneği veremeyecek..

Darbenin esas mihengi noktasının, hükümet kurma görevlendirmesinde Demirel’in eli ile icra edildiği ortaya çıkacak..

Hemen ardından, “iddianame” gelecek..

“Tanık Sami Süleyman Demireeeel” diye bağıran mübaşir..

Artık, “Sanık Samiii Süleymaaan Demireeell” diye bağırmaya başlayacak..

•

Sorulsa Süleyman Demirel’e: 

“İstanbul 2. Asliye Ceza Hakimi Mustafa Kutluk hakkında, Başbakan Necmettin Erbakan’dan istediğiniz neydi? O isteğin arkasında kim vardı? 36 yıllık siyasi hayatınızın geldiği o noktada, bir hakimin nereye atanacağının, Cumhurbaşkanını ilgilendirmeyeceğini, bilmiyor muydunuz? Yoksa işbirliği içinde olduğunuz darbecilere ‘Hayır’ demeye cesaret mi edemiyordunuz?” 

Makul cevap veremeyecektir..

Sonucu da, “İyi de, sanıklığı da hakketti ama!” olacaktır. 

**

Sorulduğunda Demirel’e: 

“Başörtülü olarak milletvekili seçilen Merve Kavakçı’ya hangi işbirlikçilerinizle aldığınız karar gereği hakaret ettiniz? Kimden aldığınız cesaretle tehditte bulundunuz?”

Vereceği cevap, darbecilerin 28 Şubat toplantısından iki sene sonra bile, hâlâ hükümetler üzerindeki baskısını sürdürdüğünü ispat edecektir..

Savcıya da, “iddianameye Demirel’i eklemek görevi” düşecektir!

**

Hukukçu arkadaşlar diyecekler ki; “Amma uçmuşsun.. Cumhurbaşkanları, sadece vatan hainliği ile suçlanabilir.. Başka hiçbir suçla yargılanamaz!”

İyi de, biz de onu diyoruz zaten..

Mahir Kaynak’ın arşiv sayfamıza alıntılanan “Darbelerin mimarları, hep dış güçlerdir” tespitini alın..

28 Şubat darbesindeki Demirel’in rolünü bu tespite ekleyin..

“Dış güçlerin yaptırdığı darbede rol almak, vatan hainliği değil de, nedir?” diyerek, iddianameye son noktayı koyun!

Benden bu kadar.. Gerisi Demirel’e soruları yöneltecek müdahiller ve iddianameyi hazırlayacak savcıya düşüyor..

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle