--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bu YARSAV’cılar kendilerini ne zannediyor?

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Bir tarafta illegal YARSAV’ın başkanı Murat Arslan..

Diğer tarafta YARSAV’dan illegal türeyen Yargıçlar Sendikası’nın başkanı Faruk Eminağaoğlu..

Adalet Bakanı’na laf yetiştirmeye kalkışıyorlar.

Kasım kasım kasılıyorlar..

Bakan, kendilerine suçlamada bulunmuş.

“Cemaatle işbirliği içinde oldukları”nı iddia etmiş..

Zinhar, böyle bir şey yokmuş!

••

Affedersiniz kuzum, siz kendinizi ne sanıyorsunuz?

Dün ne idiniz ki, bugün ne olasınız?

Onlar biliyorlar, dün ne olduklarını..

Ben bilmeyen arkadaşlara hatırlatayım.

Bu YARSAV ile Yargıçlar Sendikası, bir zamanlar yargı camiasının tek temsilcisiydi.

Daha doğrusu kendilerini öyle tanıtıyorlardı.. 

Hükümet aşağıya.. hükümet yukarıya.. 

Bakan aşağıya, bakan yukarıya..

“O iş” olmaz, “bu” hiç olmaz..

Siyasi iktidarı baştan aşağıya dizayn etmeye kalkışıyorlardı..

“Başörtü üniversitede olmaz..”

Yeter mi bu arkadaşlara..

Yetmez..

İlahiyat fakültelerinde de, başörtü olmaz..

“Ama orada din tahsili yapılıyor” diyecek olursunuz..

Sadece demiş olursunuz.

“Biz ne diyorsak, odur” deyip, kestirip atarlar..

“Lisede de başörtü olmaz..” dediler mi..

Üyeleri buna karar verdi mi....

Ona da, İHL dahil, kimse itiraz edemez..

“Yargı kararı, kimse eleştiremez” diye, onu da topluma kabul ettirirler..

Yeter mi?

Bunlara yetmez.. 

İHL mezunları, hukuk fakültesine gitmek isterse.. Tıp fakültesine gitmek isterse.. Puanları 40-50 civarında kesilir derler.. 

İtiraz.. Karar düzeltme.. Bütün yargı mekanizması ellerinde olduğu için, “Hukuk bunu gerektiriyor” der, hepsini reddederler..

Di..

2010’a kadar..

••

O zaman da sorardık..

“Kimsiniz siz kardeşim?”

Kibirlerinden, cevap bile vermezlerdi..

“Biz, 12 binlik yargı camiasının temsilcisi olarak ....” diye söze başladılar mı..

Artık akan suları durdururlardı..

Söylemleri böyle olduğu gibi..

Yargıtay’daki temsil oranlarına baktığınızda. HSYK’ya baktığınızda.. Danıştay’a baktığınızda.. Önemli başsavcılıklara, ağır ceza başkanlıklarına baktığınızda..

Hemen hepsi, bu arkadaşların elinde idi.

O zamanlar araştırma yapmıştım..

75 kişilik Danıştay’da neredeyse 40 kişi YARSAV’a üye idi..

Geri kalan 35’inin de muhafazakar kişiler olduğunu sanmayın sakın..

Onların da yüzde 80’i yine solculardandı.. 

Solculardan ama kendini belli etmek istemeyenlerden.. Veya YARSAV ile yoğurt yeme usulü hakkında farklı bir metodları olduğu için, derneğe katılmayanlardan.. 

Sonuçta yüksek yargının yüzde 90’ı YARSAV zihniyetinde insanlardan oluşuyordu..

Biz dil döküyorduk..

Arkadaşlar, yok böyle bir dünya.. yok böyle bir Türkiye.

Nedir sizin bu haliniz?

Toplumda yüzde 30’luk bir siyasi söylemin yargıdaki uzantısısınız.. 

Hatta o siyasi söylemden daha şirretçe açıklamalarınız var.. Yasakçılıkta o siyasi söyleme nal toplatırsınız..

Ama yargının üst kurumlarında, yüzde 90’ını adamlarınızdan oluşturmuşsunuz..

Bu “adalet” değildir..

Bu “hak” değildir.

O zamanlar bize “Zıt Erenköy” diyorlardı..

Nasıl olsa, kurallar onlardan yana.. Sistemi kurmuşlar.. HSYK, Yargıtay üyelerini, Yargıtay üyeleri tekrar HSYK üyelerini seçiyordu.

Böylesi bir usulde, siz yargıyı, YARSAV’ın elinden nasıl kurtarabilirdiniz ki?

Taa ki, 12 Eylül 2010 referandumuna kadar.

O referandum ile, bu kısır döngülü seçim sistemi değiştirildi..

Ve kimin kaç santimlik boyu olduğunu gördük.

Tüm hakim ve savcıların katıldığı seçimde, YARSAV’cıların aldıkları oy oranı, yüzde 20 civarında idi..

“Biz.. Biz.. Biz” diyen o YARSAV’cıların tüm havaları fos çıkmıştı..

••

Şimdi tekrar piyasaya çıktılar..

Hava atıyorlar.. Kendilerini vazgeçilmez görüyorlar..

Bakana laf atıp, cemaat ile hiçbir ilişkileri olmadığını iddia ediyorlar..

O zaman soralım bu çok bilmişlere..

“Be akılsızlar.. Siz 2010’daki HSYK seçimlerinde kazanamadığınız üyelikleri, şimdi tek başınıza, nasıl kazanacaksınız?”

Öyle ya..

1960’lardan gelen.. 1980’lerden gelen.. 1991’lerden gelen yılların kadrolaşması ile.. Her yeri elinde tutan bir örgütün vaadleri ile....  

Yine de yüzde 20 oy alan bir örgüt..

Şimdi nasıl yüzde 40-50 oranında oy alacağını iddia edebiliyor?

İzah edebilecek bir akıllı varsa, söylesin..

Yüzde 20 oy, nasıl yüzde 40’lara, yüzde 50’lere çıkacak?

Da, HSYK seçimlerini kazanacaklar?.

Bunun arkasında cemaat yok ise, bir mantıklı izah versinler..

Biz de, “YARSAV doğru söylüyor. Seçimi tek başlarına kazanma ihtimalleri var” diyelim..

Hodri meydan.

Ya cemaatlesiniz..

Ya da 2010’dan daha kötü sonuca mahkumsunuz!

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle