--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bu nasıl yandaşlık ise!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Akit’in dik duruşunu.. Hiçbir hesap gözetmeden.. “Doğruya doğru.. Yanlışa yanlış” deyişini hazmedemeyenler..

Atacak çamur bulamayınca..

“Yandaş” diyorlar..

Buyrun; yandaş gazetenin başına bu hafta neler gelmiş, aktarayım..

Bütün bir yılın, bütün bir ayın iki olayı sanmayın.. 2-3 günde bir, değişik versiyonları ile tekrarlanan olaylar bunlar..

Uludere’de, vahim bir hata ile, 34 insanımızın terörist sanılarak öldürülmesini hatırlıyorsunuz.

Hemen akabinde, hükümetin üç üyesi, Uludere’ye gitmek istiyor.. İlçenin kaymakamı, taziye için geliyor..

Böylesi bir ortamda, BDP milletvekili Hasip Kaplan, hükümetin üç üyesini kastederek “Gelmesinler.. Burada herkes silahlı.. Bakanların buraya gelmesi, provokasyon olur” diyor.. Ardından kaymakam, linç edilmeye kalkışılıyor.

Şenoba Belediye Başkanı, Hasip Kaplan’ın, kaymakama yönelik olayları tahrik ettiğini iddia ediyor, bu yönde resmi makamlara ifade veriyor.

Tezgah büyük..

Hükümetin hiçbir kastı olmadan.. Tamamen askerin hatası sonucu, 34 insanımız can vermiş. Böylesi bir durumda, hükümet üyeleri taziyeye gitmek istiyor.

Bölgede akan kan üzerinden siyaset yapan bir milletvekili ise, “Gelmeyin” diyor.

İlerde, “Taziyeye bile gelmediler” diyebilmek için.. 

Kim hatırlayacak; Hasip Kaplan’ın  “Gelmeyin” dediğini!

Hesap, işte bu idi..

O ortamda, Akit, Hasip Kaplan için, eleştirisel bir haber yapıyor..

Hasip Kaplan da hemen mahkemeye gidiyor..

Yandaşız ya..

Davayı kazanırız değil mi?

Avucumuzu yaladık.

Didiniyoruz, “Hasip Kaplan hakkında, belediye başkanının iddiaları var. Yerel savcılıktan getirilsin” diye..

Yazılıyor tezkere.. “Böyle bir soruşturma yok” diye cevap geliyor.

Kendi imkanlarımızla, tarih vererek, farklı ayrıntılar vererek tekrar tezkere yazdırıyoruz.

Bu sefer de, Hasip Kaplan’ın sanık olduğu, ilgisiz bir soruşturmanın bilgisi yollanıyor..

“Bölgedeki adliyeden hayır yok. Hasip Kaplan korunuyor” diye düşünüyor, bu sefer de “Nasıl olsa dokunulmazlığının kaldırılması için TBMM’ye müracaat edilmiştir” diye TBMM’den konuyu öğrenmeye çalışıyoruz.

İlk akla gelen isim Cemil Çiçek olur ama..

Kendisi Anayasa’ya yoğunlaştığı için, rahatsız etmiyoruz.. AK Partili başka isimlere, “Şöyle şöyle bir dosya geldi mi” diye soruyoruz.

“Bilemeyiz ki.. Nasıl bulacağız ki. Bulsak da veremeyiz ki!” türünden, akla ziyan bahanelerle oyalanıyoruz.

Yandaşız ya..

Böylece, AK Parti sırtını dönmüş oluyor!..

Diyeceksiniz ki, “Olsun, mahkemeler de sizden..”

Siz öyle sanın.. 

“Biz sorduk, vermediler ama,  TBMM’den siz sorun” diyoruz..

“Ben bir dosya ile bu kadar uğraşamam” diyor hakim ve 6.000 TL tazminatı hükmedip, kapatıyor dosyayı...

Sorarsanız bana..

“AK Parti’ye sitemin var mı?”

Gönlümde olsa bile..

“Yok” derim size..

Bu hükümet ki, bu ülkenin çocuklarının “derin tezgah” ile can vermesine, en azından bir yıldır engel oldu.. Yeni yeni Uludere’ler yaşanmasını önledi..

“Mağduriyetlerimiz helal olsun” der geçeriz. 

İhale aldığımız, avanta kaptığımız için değil!

Bu ülke çocukları için!

İkinci örnek, aynı gün yaptığımız ikinci temyiz dosyamız..

Elazığ İHL’de 7 kızımız, Milli Güvenlik dersi imtihanına başörtülü oldukları için alınmamış. Almayan da, istihbaratçı bir albay.

Tarihi merak ediyorsanız, çok uzak değil..

Ocak 2012!.

“Albay terörü” demişiz.

O da bize davayı açmış..

“Haber net. Hem de olay İHL’de yaşanmış. İHL idarecileri, yandaş gazete lehine şahitlik eder.. Dava reddedilir” diyorsunuz değil mi?

Siz demeye devam edin.

Biz geceyarılarına kadar, temyiz dilekçeleri hazırlamaya devam edelim..

İHL idarecileri gelip, “Biz albayın bir yanlışını görmedik. Kızlarımızdan bazılarının Milli Güvenlik karne notu sıfır.. Bu doğru.. Ama niye sıfır, bilmiyoruz” dediler.

Hatta, “Bu kızlardan bazıları takdir alacak derecede başarılı imişler. Milli güvenlik dersinden, niye sıfır alsınlar ki? Başörtü mü sebep” diye sorulan soruya da “Bilmiyoruz” diye cevap vermişler..

Böylece..

7 kızımızın niçin sıfır aldığı anlaşılamamış!.. Ve Albayımız haklı çıkmış.. O davada da, “4.000 TL’nin tahsiline” denilmiş.

Yandaşa bakın yandaşa..

Neler geliyor yandaşın başına..

Tekrar sorun bana: “AK Parti’ye.. Bile bile yalancı şahitlik eden Elazığ İHL’deki idarecileri görevde tutan AK Partili bakana kızgın mısın?”

Değilim.. 

Çünkü o haberden sonra.. Bu hükümet, Milli Güvenlik Derslerini kaldırdı.. Kızlarımız açısından o sorun da, çözülmüş oldu.. 

Bizi mi soracaksınız?

Oyuna giren, kol sallar.. Yapacak bir şey yok.. 

Madem “İnananların yüz akı olacağız” dedik..

Bazı riskleri de, göğüslemek zorundayız.. 

Yok öyle, herşeyi başkalarından beklemek!

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle