--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Botoks Nazlı 7 bin kişiye itiraz etti, sayı milyona çıktı!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Botokslu Nazlı abla, 7 bin kişinin dinlendiği iddialarına itiraz ediyordu..

Abartılı rakam olduğunu ileri sürüyordu..

TİB’den bir açıklama geldi..

Ben o açıklamanın da tam sayıyı yansıttığını zannetmiyorum..

Çünkü mahkemenin verdiği dinleme kararı sayısı ile, dinleme sayısını karşılaştırdığımızda, sanki mahkeme kararı ile dinlenen her kişinin sadece iki defa dinlendiği sonucu çıkıyor..

Hiç mümkün mü, mahkeme kararı alacaklar. İki konuşmasını dinleyip, bırakacaklar!

Dolayısı ile, 250 bin mahkeme kararından bahsedildiğine göre, her mahkeme kararı gereği 20 konuşma dinlense, 5 milyon konuşmanın dinlenmiş olması lazım..

Ama neresinden bakarsanız bakınız, dinleme sayılarının yüz binlerle ifade edildiği artık çok açık..

Resmi rakamlarda, asgarisi ortaya çıkınca..

Botoks Nazlı abla hemen çarketti.

“7 bin kişi dinledi iddiasının altından çok önemli bir dosya çıktı” diye yazdı..

Önce şu sayıyı bir kesinleştirelim..

Dosyanın önemini boşver, on binlerce, yüz binlere dinleme yapıldığını artık kabul ediyor musun, botoks Nazlı..

Gerçi sen kabul etsen de, etmesen de, bu bir gerçek..

Dolayısı ile, botoks Nazlı’nın yalancılığı, sahtekarların avukatlığını yapmaya soyunduğu tescillenmiş oldu..

Sırf kendisine bir paye verilmediği için hükümet aleyhtarlığı safına geçtiği kesinleşti..

Bu tespiti yaptıktan sonra..

Gelelim, “Dinlemelerin çok önemli bir dosya için yapıldığı” iddiasına..

Çok önemli dosyada, 900 tane x..

200 tane gazeteci..

Bakanlar..

Milletvekilleri..

Daha gerisini saymayayım..

Öyle mi, botoks Nazlı?..

“İhanetin çapı çok büyük” diyecek, Nazlı..

İhanetin çapı büyük ise, daha iyi ya.

Bir sürü kaseti üretilen Başbakan’ın kasetleri (sürekli dinledikleri için, müthiş bir “kelime bankası” oluşturmuşlar, istedikleri konuşmayı kelimeleri yan yana getirerek montajla üretiyorlar) gibi..

“Çapı büyük” dediğiniz “Selam” dosyası için de, o 200 gazetecinin.. Bakanların.. Onlarca milletvekilinin örgüt faaliyetleri kapsamındaki konuşmalarını bize dinletsene botoks Nazlı..

Dinlet de, görelim, örgütün vahametini.. 

•

Botoks Nazlı, o dosya kapsamında MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın dinlenmesini bile, “normal gibi” göstermeye kalkıştı..

Kim dinliyor Hakan Fidan’ı?

Kimdir, bu ülkenin istihbarat teşkilatının başındaki ismi dinleyen memur?

Adını, sanını bilmediğimiz birisi değil mi?

İsrail’den mi, yoksa ABD’den mi hesabına para yattığını bilmediğimiz, ismi gizli bir memur değil mi? 

Böylesi vahameti, bir insan nasıl kabul edebilir?

MİT Müsteşarı olabilmek için, onlarca aşamadan geçmeniz lazım..

Ama o dinlemeyi yapan memur, belki de 2 yıllık bir polis memurudur..

Bu mudur, botoks Nazlı’nın gazetecilik ahlakı?!

•

Darbe tahrikçisi gazetelerin hemen tamamının dünkü nüshasında, Mustafa Sarıgül’ün reklamları tam sayfa yayınlandı..

Abilerin ablaların Zaman’ı dahil..

Yine aynı gazetelerin hemen tamamında (Zaman hariç) CHP’nin de bir reklamı vardı..

Kemal Kılıçdaroğlu’nun da bir resminin olduğu reklam..

O reklamın ebadı ise, yarım sayfadan birazcık büyük..

Bu ne anlama geliyor?

Mustafa Sarıgül büyüktür, Kemal Kılıçdaroğlu’ndan.. 

Hatta Mustafa Sarıgül büyüktür, CHP’den..

•

Zaman gazetesinde tanıtılan tek CHP’li aday Sarıgül değil..

Başakşehir’in CHP’li adayı da, Zaman’ı tercih etmiş..

Burda bir durup soralım, Said-i Nursi’nin naaşını, mezarı bile olmasın düşüncesi ile denize attıranlar, kimlerdi?

Şimdi Zaman gazetesinde reklamları yayınlanan partinin, o günkü yöneticileri değil mi?

Bunlar, Said-i Nursi’nin yolundan gidiyorlar, öyle mi?

Hem Said-i Nursi’ye bağlı olduklarını söyleyen ve hem de o büyük insana bir mezarı bile çok görenlerin reklamını yapan Zaman’a, bu günah yeter de artar bile..

•

Said-i Nursi’ye ihanet eden Zaman’ın dünkü manşeti: “3 kişiyi boğazını keserek katleden sanıklar serbest..”

Çarpıtmada da, kimse ellerine su dökemiyor, bunların..

Niye çarpıtma?

Biliyorsunuz ama, hatırlatayım..

Olay 2007’de yaşanmış. Aradan 7 yıl geçmiş.. Zaman’ın övgü ile bahsettiği yargıçlar, bir karar verememişler..

Altı üstü, 3 kişinin bir odada öldürülmesi..

7 yıl uzatacak neyi var, bu cinayetin?

Ver müebbet cezaları.. Bitir dosyayı..

Zaman’daki arkadaşlar, bunu eleştireceğine,..

Sanki hükümet cinayet sanıkların bıraktırmış gibi hava estiriyor..

Yalan, dolan. 

Varsın biraz da, Zaman’cılar oyalansın, bu dünyada..

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle