Bir heykel uğruna 1/34 Roboski!
Süslü cümlelerle, bize insan hakları, sosyal devlet, hukuk devleti ve daha nice kavramlar eşliğinde akıl vermeye kalkanlar..
Demokratik söylem savunucuları..
“İnsan hakları” bağlamında konuştuklarını söyleyen Kürt kardeşler..
Ağzından “insan hakkı” kelimesinden başka bir şey dökülmediğini sandığımız, Selahattin Demirtaş’lar.. Hasip Kaplan’lar. Altan Tan’lar..
Bizi de etki alanı içine çekmeye çalışan dindar Kürtler..
Yıllarca laikçilere hizmet edip, son yıllarda ise sırf AK Parti karşıtlığı sebebi ile, Kürt istismarcılığına soyunan Hasan Cemal’ler, Cengiz Çandar’lar, Mehmet ve Ahmet Altan’lar...
Bizi “ırkçı Müslüman” yaftası ile tanıtmaya kalkışan, mazlumlar ekseninde dernekleşen Müslümanlar..
Söyler misiniz, “Nedir Mahsum Korkmaz’a ait heykel işi?”
“İlk kurşunu, TC’nin karakoluna sıkan kişi” imiş!
İlk kurşunu sıkmış da, iyi halt etmiş!
Geldiğimiz noktada görüyoruz işte, ihtilafı işin içinden iyice çıkılmaz hale nasıl getirmiş!
Binlerce, on binlerce Kürt ve Türk insanımızı kaybetmişiz.
Yüzlerce milyar dolarlık milli serveti heba etmişiz.
Bölge zaten geri kalmıştı.. Olduğu yerde saymaya devam etmiş.
“İlk kurşunu sıkanın heykelini yapma” yerine..
İlk kurşunu sıktığı karakolun önüne, “Türk-Kürt kardeşliğine ihanet anıtı” dikilse, daha isabetli bir hareket olurdu da..
İşin orası, bir kenara...
Adamlar bir de..
Daha sorun tamamen ortadan kalkmamış iken..
Sadece çözüm noktasında iyiniyetli girişimler var iken..
Durduk yerde, ilk kurşunu sıkan teröristin heykelini dikiyorlar..
Haydi diyelim, kendinizi tatmin anlamında diktiniz.
Mahkeme karar vermiş, indirilecek. Daha hâlâ karşı çıkmanın ne alemi var?
•
Karşı çıktınız da ne oldu?
Bir insan öldü..
Değer miydi, bir heykele.
Değer miydi bir “can”a..
Sabah akşam “Roboski, Roboski” diyordunuz..
Roboski’de, kasten işlenen bir cinayet, şu ana kadar ispatlanamadı.
Kazaen vurulan gençler var..
Buna rağmen, Doğan medya grubundaki Özgür Mumcu’lardan tutun.. Ezgi Başaran’lara kadar. Demirören grubundaki Ruşen Çakır’lardan.. Sanem Altan’lara kadar..
Sırrı Süreyya’lar.. Daha niceleri... Niceleri..
“Roboski’de ölen gençlerin hesabı” diye söze başlayıp, “Roboski’de öldürülen çocuklar” diye devam ederken..
Buyrun..
Roboski’de 34 Kürt ölmüştü.
Şimdi bir heykel uğruna..
Hem de kasten diyebileceğimiz bir inatla..
Bir Kürt genci öldü..
Bile bile..
Roboski’nin 1/34’ü demek bu..
Bir kişi de ağır yaralı imiş..
Allah korusun, o da vefat ederse..
1/16 Roboski olacak..
Kasten..
Taammüden.
•
Ama bakıyoruz..
Yukarda saydığımız sınıftaki insanlardan.. Açık açık isimlerini veridiğimiz sözde aydınlardan tek kelimelik bir açıklama yok.
Kimse meydana çıkıp, “Mahsum Korkmaz’ın heykeli uğruna can veren kardeşimiz” diye söze başlayıp, edebiyat döktürmüyor..
İstismarı yapıyorlar..
Sonra kenara çekiliyorlar.
Giden can, gariban Kürt vatandaşın canı..
Onlara ne ki!
•
Dindar Kürt kardeşlerimize de bir çağrım var..
“Roboski” dediniz..
“Onlar çocuk ya.. Çocuk” dediniz..
“Siz de hiç mi Allah’a hesap verme korkusu yok? Vicdanınızda hiç mi bir kıpırdama yok?” dediniz.. Tesettürlüler bunu söyledi.. Beş vakit namaz kılan dindar kardeşler bunu söyledi.
Ne oldu dün?..
Bir Kürt genci öldü..
Ne uğruna?
“Kürtçe konuşma hakkı” için mi?
“Cezaevindeki oğlunun ziyaretine giden 80 yaşındaki anam, Türkçe bilmiyor diye, oğluna sadece bakışarak döndü evine, bu ne biçim devlet” diyerek, bir mazlumiyetin giderilmesi için mi?
“Karakollarda işkenceler yaşanmasın” amacı ile mi?
“Oğlumu karakoldan akşam aldılar. Sabah vakti, cesedini yol kenarında bulduk. Sorumlular bulunsun” dediniz de, bu uğurda mı?
Evet, dün ölen Kürt kardeşimiz, temel insan haklarından hiçbirisi için can vermedi..
Bir heykel için can verdi..
O ölümün sorumlusu..
Roboski için Başbakan’ı sorumlu tutan ahlaksızların tamamıdır..
Kazaen yaşanan bir olayı Başbakan’ın üstüne yıkıp..
O teröristin heykelini, ne pahasına olursa olsun devletin ordan indireceğini bildiği halde, o gösteriyi organize eden herkestir..
Kürtleri, gereksiz yere sokağa çeken, tüm siyasiler, gazetecilerdir..
Not: Yazı bitmek üzereyken bir uzman çavuşumuzun da aynı olayda şehit olduğunu öğrendim. Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum.







