--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Balbay’a 3 günde tahliye.. Örtülü avukata 8 aydır bekleme!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
 Dün akşam saatlerinde, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Mustafa Balbay hakkında verdiği tahliye kararının hemen öncesinde, yazılı ve görsel basında, internet medyasında tahliye ortamı zaten hazırlanmıştı..
Herkes görüş serdediyordu: “Anayasa Mahkemesi’nin kararından sora, hakim tahliye kararı vermezse, suç işlemiş olur.”
Bu görüşü, Balbay için veriyorlardı..
Oysa Anayasa Mahkemesi’nin ne karar verdiğini, aslında kararı verenler de bilmiyorlardı..
Başkanı’nın ağzından “İyi okuyun haa” diye yerel mahkemeye de, Yargıtay üyelerine de imalarda bulunuyorlardı ama..
Daha ortada, gerekçeli karar yoktu..
Kısa kararda da..
“Uzun tutukluluk sebebi ile anayasayı ihlal var” diyordu ama..
Kendisinin dört ay önce verdiği kararda, “Tutukluluk süreleri ile ilgili yasama meclisi bir yıl içinde yeni düzenleme yapmalı” diyordu..
Şimdi bir yılı da bekleyemediler..
Söz konusu olan “darbeci” ise, gerisi teferruattır..
Bu da öyle bir şey..
Dahası var..
Gerekçeli karar ortada yok..
Gerekçeli kararın taslağı da yok..
Tahliye kararından sonra haberler geliyor: “Anayasa Mahkemesi 1. Bölümü, gerekçeli kararın taslağı hakkında çalışmalarını tamamlıyor.”
Gerekçe yok ise..
Yerel mahkeme, tahliye kararını neye dayanarak verdi?
Medya üzerinden verilen talimatlara göre olmalı..
Diyorlardı ya..
“İyi okusunlar” diye..
Tutukluluk devam edecek olsa.. İyi okumaya ne gerek var.
Demek ki, “Tahliye edin” deniliyor..
Bunu anlamayacak ne var?
Darbeci olsa da..
Dindarları bir kaşık suda boğdurmak için, paşalarla iş kotarmış olsa da..
“Çetin Doğan, Tayyip Erdoğan’ın karizmasını YAŞ’ta nasıl çizdi ama.. Ben de şimdi ‘Genç subaylar rahatsız’ diye bir manşet attım mı.. Sıkıysa, başörtüye özgürlüğü getirsinler.. Sıkıysa, katsayıyı kaldırsınlar.. Genç subaylar rahatsız.. Duydunuz mu mürteciler” dese de..
Şimdi tahliye olduktan sonra..
AK Parti hükümetini devirmek için, “Nerede kalmıştık” diye, yeni ortaklarla operasyona devam edeceğinden, adımız kadar emin olsak da..
Bir kişinin cezaevinde olmasından, ben şahsen hiç sevinç duymadım.. 
“Allah’ından bulsun” der, geçerim..
Benim itirazım neye?
Benim itirazım, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararın daha gerekçesi bile belli olmadığı halde, hemen üç günde darbeci Mustafa Balbay’a tahliye kararı çıkıyor da..
34 yıla mahkum olmuş darbeci için, Anayasa Mahkemesi’nin kısa kararı bile yeterli oluyor da..
Bu ülkenin zencilerine, uzun uzun yazılmış Danıştay kararları bile, haklarını kullanmak için yeterli olmuyor.
Neyi kastediyorum?
Saadet Partisi Genel Başkanı’nın başörtülü eşi Zübeyde Hanım’ın ve onun şahsında yüzlerce başörtülü bayan avukatın, bir avuç yasakçı hakimin elinde oyuncak olmasına..
Balbay için Anayasa Mahkemesi karar vermiş ise..
Başörtü için de Danıştay karar vermiş.
Ama Ankaralı hakimimiz, başörtülü avukatı, duruşmaya yine almıyor.
Hani Balbay için demeç üstüne demeç veriyorlardı ya: “Tahliye etmeyen hakim suç işler” diye.. 
Onlardan bir tanesi bile... “Başörtülü avukatı, Danıştay kararına rağmen duruşmaya almayan hakim suç işler” demiyor!
HSYK bir türlü karar veremiyor..
“Danıştay kararını iyi okusun” diyen yürekli bir yüksek mahkeme hakimi çıkmıyor!
Profesörler görüş açıklayamıyor..
Hukukçular “Bu ne rezalet” diyemiyor..
Birisinde 34 yıla mahkum olmuş bir sanık var. 
Adam darbeci!..
Ben demiyorum, dün tahliye kararını veren mahkemenin kendisi “Bu adam darbeci. 34 yıl yatmalı” diyor..
Ama dün de aynı mahkeme, “34 yıl ceza vermiş olsam da, bu adamı serbest bırakıyorum” diyebiliyor..
Değil bugün için..
Tüm cumhuriyet tarihinde, bir tanecik örnek göstersinler:
34 yıl ceza alıp da, Yargıtay aşamasında serbest kalan bir tanecik sanık örneği  göstersinler.
Kapatacağım konuyu..
Ama, darbeci olunca, 34 sene ceza verdiğiniz adamı bile tahliye edin..
Söz konusu başörtü olunca..
Danıştay kararına rağmen, “Ben Danıştay kararını dinlemiyorum” diyen zorbaların keyfine boyun eğin..
İşte benim yandığım konu bu..
Bir yanda 34 yıl ceza almış bir mahkuma bile yapılan kıyaklar..
Bir yanda ise, hiçbir suç işlememiş başörtülü avukatların, zorba hakimlerin keyfi ile, çaresiz bekleyişleri!

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle