--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

21 milyonun oy verdiği mi 209 kişinin oy verdiği mi?

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

İşe bakın ya..

Utanmazlığa bakın..

77 milyonluk Türkiye’de, topu topu 209 avukatın oyu ile Barolar Birliği başkanı olan bir zat..

Kalkmış, 21 milyon 260 seçmenin oyunu almış Cumhurbaşkanı’na laf yetiştiriyor..

Kimsin ya sen?

Necisin?

Kaç kuruşluk halk desteğin var?

Bırak kendini..

Desteklediğin partilerin, kliklerin, kuruluşların ne kadarlık seçmen desteği var?

Dur bakalım.

Hiç mi olmasın birazcık dur.

Birkaç yıl geçsin..

Ne bileyim, birkaç ay geçsin..

Hiç mi olmasın, birkaç hafta geçsin ya..

Halk, Cumhurbaşkanı’nın kaç oyla o makama geldiğini unutsun.

14 partinin bir araya gelip aday gösterdiği adamın aldığı oyun, neredeyse iki misli oy alarak cumhurbaşkanı seçildiğini, halk birazcık unutsun.. 

Sonra çıkar böyle afra tafra yaparsınız..

•

Tepeden konuya girdim, kusura bakmayın..

İnsan sinirlerine hakim olamıyor bazen..

Küçük küçük notlarla, özetleyeyim olayı..

Tartışma, Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun, Yargıtay’da 1 Eylül günü, adli yıl açılış töreninde konuşma yapıp yapmayacağı ile ilgili..

Aslında çok önceden, Tayyip Erdoğan açıklamıştı, “Bu tür konuşmalar yapılacaksa, ben orada yokum” diye..

Buna rağmen, Yargıtay Başkanlar Kurulu toplanıp, Barolar Birliği Başkanı’nın da konuşma yapacağı bir program hazırlamışlar..

Feyzioğlu’nun son Danıştay kuruluş yıldönümündeki saygısızlığından dolayı yaşananların bir daha tekrarlanmaması için, dün tekraren hatırlattı, yeni cumhurbaşkanımız, Tayyip Erdoğan: “Barolar Birliği Başkanı konuşacaksa, ben yokum” dedi..

Kaypaklık yok. Zik zak yok.

Bir öyle bir böyle “yanar dönerlik” yok..

Ne ise o, Tayyip Erdoğan..

“O varsa ben yokum” diyor..

Hani bence “Konuşturmayın..” demeye bile hakkı var ama..

Erdoğan bunu söylemiyor..

Sadece, “O konuşacakca, ben yokum” diyor..

Zorla mı kardeşim..

Tercihinizi yapın..

Ya 209 avukatın oyu ile oturduğu koltuğun sarhoşu olan Feyzioğlu..

Ya da 20 milyonun üzerinde seçmenin oyunu alan cumhurbaşkanı..

İstediğinizi seçin..

•

Bazı arkadaşlar, bu sözlerimi biraz sert bulabilir..

Emin olun, çok yumuşak ifadeler bunlar..

Niye?

Konunun hukuki boyutunu izah edeyim.

Hem siz hak vereceksiniz..

Hem de, Yargıtay Başkanı, Barolar Birliği Başkanı ve destekçileri..

Söylediklerini bir daha tartacak ve eminim o konuşma için ısrar etmeyecekler..

Nedir hukuki boyut?

Önce kanuna bakalım..

Yargıtay Kanunu 59. madde.. 

Başlığı “Adli yılın açılışı” şeklinde.

Madde metni de şöyle: “Madde 59 – Her adli yıl Ankara’da bir törenle açılır. Yargıtay Birinci Başkanı bir konuşma yapar. 

Açılış konuşmasının metni ve tören gündemi üzerinde daha önceden Başkanlar Kurulunun düşüncesi alınır.”

Sonrasında, Barolar Birliği Başkanı’nın bir konuşma yapacağı.. Süresinin Yargıtay Başkanı’nın konuşması kadar olacağı.. ve benzeri bir ifade var mı, kanunda?

Yok..

Açalım, yönetmeliğe bakalım..

Yargıtay İç Yönetmeliği 78. maddesi de şöyle: “Adlî yıl düzenlenen törenle ve Yargıtay Birinci Başkanının yapacağı bir konuşma ile açılır.

Açış konuşmasının metni ve tören gündemi üzerinde daha önceden Başkanlar Kurulunun düşüncesi alınır.”

Burada var mı, Barolar Birliği Başkanı’nın bir konuşma yapması ile ilgili düzenleme?

Yok..

O halde?

Nereden çıkarıyorsunuz, Barolar Birliği Başkanı’nın konuşmasını?

Teamülden çıkarıyorlarmış.

Hadi oradan..

Teamülden medet uman, önce kendisi teamüllere saygılı olsun..

Başbakan’a nasıl hitap edileceğini öğrensin.

Haddini bilsin..

•

Şunu da hatırlatayım..

Teamül de palavra..

Daha önceki yıllarda, batık bankaların avukatlığını yapan bir Barolar Birliği Başkanı, BDDK ve TMSF’nin kararlarını, adli yıl açılış töreninde, “Nazi uygulaması” olarak takdim etmişti.

Yani hortumcuları, Yargıtay kürsüsünden savunmuştu.

Bir başka başkan, bir mafya liderinin adamının aldığı kanunsuz krediye onay vermiş, ardından da o suçunu, yine Yargıtay kürsüsünden “İrticaya bakın irticaya” diyerek örtbas etmek istemişti.. 

O yıllarda “Önce konuşma metnini ver, bir inceleyelim.. Sonra konuşursun” bile denilmişti, Barolar Birliği Başkanı’na..

Açtırmayın bizim ağzımızı..

Söyletmeyin doğruları.

Oturun oturduğunuz yerde.

Haddinizi bilin

Saygılı olun, millete ve milletin seçtiklerine..

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle