Ümit azim gayret ve yeniden diriliş destanı
Kanuni İmam Hatip Ortaokulunda öğrencilerebaşarı prensipleri ve zekâ gelişim metotları anlattım. Fikir, his ve heyecan dolu bir konuşma yaptım.
Konuşmadan sonra sahnenin kenarındaki masaya oturdum, isteyen öğrencilere kitap imzalayacaktım.
Ömer yanıma geldi, yüzünde şirin bir tebessüm var, gözlerinin içi gülüyor:
“Hocam sizi tanıdığım için kendimi şanslı hissediyorum. Yetenekli olduğumu anladım.”
Eliyle masanın üstünde duran Başarıya Götüren Yol isimli kitabı gösterdi. Gülümseyen gözlerle devam etti:
“Kitabınızı okumadan önce yetenekli olup olmadığımı bilmiyordum, kendimden haberim yokmuş. Kitabınızı okudum ve sizi dinledim. Başarılı kişilerden bir eksiğimin olmadığını anladım. Derslere özgüvenle çalışıyorum, başarılı olmak için gayret ediyorum. Artık yetenekli olduğumu biliyorum.”
Öğrencilere, herkesin 100 milyar nörondan meydana gelen bir beyne sahip olduğunu, kimseden bir eksikleri olmadığını anlattım. Kısaca şunları söyledim:
“Başarılı insanların sahip olduğu donanıma siz de sahipsiniz. Bir beyin, iki el, iki ayak, iki göz, iki kulak, bir yürek siz de var. Herkes deha potansiyeline sahiptir. Kur’an bu potansiyele “yeryüzü halifesi” der.
Başarılı insanlar beyinlerini kullanarak başarı merdivenlerini tırmanırlar, başarısızlar kullanmadıkları için başarısızdırlar. Yeteneksiz insan yoktur, yeteneklerini keşfedip geliştirmeyen çoktur.
Karar verin, hedef belirleyin ve çalışın.
Kullanılan organ güçlenir. Daha sık kullanıldığı için sağ kol, sol koldan güçlüdür. Solunu sık kullananlarda sol kol daha kaslıdır.
Öğrendikçe, ilminiz arttıkça zekânız gelişir, daha çok sevap kazanır ve daha başarılı olursunuz.
Reynos, “çalışın dehanız varsa ortaya çıkar yoksa da çalışın, çalışmak dehanın yerini tutar” der.
“Ey dipdiri meyyit! İki el bir baş içindir;
Davransana eller de senin baş da senindir!
Ye’s, (ümitsizlik) öyle bir bataktır ki düşme, boğulursun!
Ümide sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!”der Mehmet Akif.
90 roman yazan Honore de Balzac çok güzel bir prensip edinmiş:
“Gerçek sihirli lamba çalışmadır. Ben çalışırken dinlenirim, dinlenirken çalışırım.” der.
Kur’an, insan için sadece çalıştığının karşılığı vardır, buyurur.
“En büyük keramet, çalışmaktır.” der Hacı Bektaş Veli.
Fevkalade okuma, yazma ve çalışma tutkusu olan Rizeli Yavuz Bahadıroğlu yüzden fazla roman ve hikâye kitabına imza attı.
Mardinli Prof. Aziz Sancar tutkulu çalışması sayesindeNobel bilim ödülü aldı.
18 ciltlik İslam Bilim Teknoloji Tarihi yazan, İstanbul’daki Gülhane Parkı’nda İslam Bilim Teknoloji Tarihi müzesi açan Bitlisli Prof. Fuat Sezgin günde 17-18 saat çalışırdı, 27 dil bilen Fuat Sezgin başarısını çalışkanlığına borçlu olduğunu söylerdi.
Sekiz dil bilen ve havan topu icat eden Fatih Sultan Mehmet Han, gece sabahlara kadar okur, yazar, deney yapardı. Büyük tutkuları ve büyük hedefleri vardı. İstanbul’u almaya karar verdi. 28 defa kuşatılmış, alınamamış, kalın surlarla çevrili İstanbul’u padişah olur olmaz kuşattı. 53 gün süren uzunca bir kuşatmadan sonra şehri fethetti.
Başarılı insanların hayatını okuyun, onları örnek alın, örnekler işimizi kolaylaştırır. Kendinize, benim başaranlardan neyim eksik, deyin, fevkalade yetenekli olduğunuzu unutmayın.
Allah çalışana verir, planlı ve programlı çalışın.
Hans’a, Abraham’a, Yakop’a veren Allah; Hasan, İbrahim ve Yakup’a da verir.
Üşenmeyin, ertelemeyin, vazgeçmeyin!
Kur’an, inanıyorsanız en üstün sizsiniz, buyurur ve bize üstün Müslüman olmamızı emreder. Üstün Müslüman olmak için çalışın.
Okulda üstünlük notla ölçülür. Yüksek notlar almak için gayret edin.”
Sohbetten sonra danışmanım Yusuf Ali yanıma geldi, konuşmayı beğendiğini söyledi.
-Sınıf birincisi olma kararı aldın mı, dedim.
-O benim, demez mi?
-O zaman okul birinciliğine gözünü dikmelisin.
-Onun için çalışıyorum.
-İstanbul birinciliği sana yakışır, onun için gayret etmelisin.
-Edeceğim, hele de sizi dinledikten sonra.
Çok mutlu oldum. Teşvik eder, hedef gösterir, başarma azmi verirsek çocuklarımız bizi geçme, büyük işler başarma kararı alıyorlar. Umutsuz konuşmalar yapmak, gençlerden şikâyet etmek yerine onlara ümit vermeli ve büyük hedefler göstermeli, güzel örnekler anlatmalı, örnek olmalı.
Kazım Karabekir, İttihatçı ve Batıcıların, “Türkler adam olmaz.” diyerek psikolojik savaş yürüttüklerini söyler. Azgın azınlık yüz yıldır, bizden adam olmaz, savaşı yürütüyor.
Bin yıl tarih yapıp, tarih yazan millet adam olmazsa kimse adam olamaz. Yeniden ayağa kalkıyoruz:
“Bir dev gibi bir dağ gibi doğrulacağız.
Yeni bir ruh doğacak toprağımızdan!
Dünya yeniden tanıyacak bizi heyecanla!
Burma bıyığımızdan, kalpağımızdan!”
Teşekkür ve Beyin Vitamini: Okullarına davet etme nezaketi göstererek beni öğrencileri ile tanıştıran Kanuni İmam Hatip Ortaokulu müdürü Ercan Yıldız, rehber öğretmen Tuğba Demirel ve meslektaşlarıma, fevkalade misafirperverlikleri için bin teşekkür eder; idealizm, iyimserlik ve başarma azimlerini tebrik ederim.
Özgüven ve başarma azmi kazanmak isteyen okuyucularımaBaşarıya Götüren Yol’u tavsiye ederim.







