Altında ezber bozan hareket: 201 tonluk giriş piyasayı sarstı
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Altın piyasasında ağustos ayında dikkat çekici bir hareketlilik yaşandı. Fiziki altına dayalı borsa yatırım fonlarına 201 tonluk net giriş gerçekleşirken, bu rakam tarih boyunca kaydedilen en yüksek üçüncü aylık giriş oldu. Söz konusu seviyenin daha önce yalnızca küresel finansal krizin yaşandığı Şubat 2009 ve Kovid-19 pandemisinin başlangıcı olan Mart 2020'de aşıldığı belirtildi. Altın fiyatındaki geri çekilmeye rağmen büyük yatırımcıların pozisyonlarını koruması, piyasadaki alım iştahının güçlü kaldığına işaret etti.
Dünya ekonomisini sarsan kriz dönemlerini aratmayan tarihi bir altın hareketliliği finans piyasalarına damga vurdu. Fiziki altına dayalı borsa yatırım fonlarına (ETF) ağustos ayında tam 201 tonluk net giriş yaşanırken, büyük yatırımcılar fiyat geri çekilmelerine aldırış etmeden rekor alım iştahıyla altın stokladı.
Haberler'de yer alan bilgiye göre, Ağustos ayında fiziki altına dayalı borsa yatırım fonlarına (ETF) 201 tonluk net giriş yaşanarak piyasa tarihinin en yüksek üçüncü aylık hareketi kaydedildi. Küresel kriz ve pandemi dönemlerini aratmayan bu taleple birlikte dev yatırımcıların pozisyonları rekor seviyelere yaklaşırken, tüm gözler ABD'den gelecek kritik enflasyon verilerine ve Fed'in atacağı faiz adımına çevrildi.
Ağustos ayında fiziki altına dayalı borsa yatırım fonlarına 201 tonluk net giriş yaşanarak altın fonları tarihinin en yüksek üçüncü aylık girişi kayıtlara geçti. Küresel finansal kriz ve pandemi dönemlerinin ardından görülen bu devasa hareketlilik, altındaki fiyat geri çekilmesine rağmen büyük yatırımcıların alım iştahının korunduğunu gösterdi.
TARİHİN EN YÜKSEK ÜÇÜNCÜ AYLIK GİRİŞİ
Altın piyasalarında ağustos ayında yaşanan 201 tonluk net fon girişi, finansal piyasalar tarihine geçti. Bu rakamın aşıldığı yalnızca iki dönem bulunuyor:
Şubat 2009: Küresel finansal kriz dönemi
Mart 2020: Kovid-19 pandemisinin başlangıcı
Ağustos ayındaki rekor giriş; Rusya-Ukrayna savaşının patlak verdiği Mart 2022 ile ABD Merkez Bankası'nın (Fed) parasal genişleme programını açıkladığı Eylül 2012 dönemindeki giriş seviyelerini geride bıraktı.
VADELİ İŞLEMLERDE İKİNCİ EN YÜKSEK SEVİYE
Profesyonel para yöneticilerinin vadeli işlemler piyasasındaki pozisyonlanması da benzer bir tablo ortaya koydu. Altındaki net uzun pozisyonların parasal büyüklüğü, veri kayıtlarının tutulmaya başlanmasından bu yana görülen ikinci en yüksek seviyeye ulaştı. Bu alandaki tarihi rekor ise Ocak 2026’da kırılmıştı. Mevcut altın fiyatının ocak ayındaki zirve noktasının yaklaşık 1.000 dolar altında seyretmesine rağmen büyük yatırımcı pozisyonlarının rekor seviyelere yakın kalması, piyasada fiyattaki düşüşlere karşın alım iştahının sürdüğünü kanıtladı.
SATIM/ALIM ORANINDA 6 AYIN EN DÜŞÜK SEVİYESİ
Talep artışıyla birlikte satım/alım (put/call) opsiyonu oranı son 6 ayın en düşük seviyesine geriledi. Ortaya çıkan bu gösterge, yatırımcıların bir yandan kısa vadeli risklere karşı korunma pozisyonlarını korurken, diğer yandan orta vadeli olası yükseliş hareketlerinden faydalanmayı hedeflediğini gösterdi.
PİYASALARIN GÖZÜ KRİTİK ABD ENFLASYON VERİLERİNDE
Altın üzerindeki kısa vadeli en büyük baskı unsuru olarak Fed'in faiz politikası öne çıkıyor. ABD’de ağustos ayında tarım dışı istihdamın 162 bin kişi artması ve işsizlik oranının %4,1 seviyesinde sabit kalması, Fed’in eylül toplantısında 25 baz puanlık faiz artırımı yapabileceği beklentilerini güçlendirdi.
Piyasalar bu hafta ABD'den gelecek iki kritik veriye odaklandı:
10 Eylül Perşembe: ABD Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE)
11 Eylül Cuma: ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)
Enflasyon verilerinin beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi durumunda Fed'in faiz artırma ihtimali kuvvetlenecek. Verilerin beklentilerin altında kalarak fiyat artışlarında yavaşlamaya işaret etmesi halinde ise altın piyasası için yeniden yukarı yönlü bir hareket alanı doğabilecek.