--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Önce medeniyet değerlerimize sahip hünerli öğretmen yetiştirmeli

Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
10

 

Prof. Yusuf Tekin’e Milli Eğitim Bakanlığı görevinin hayırlı olmasını diliyorum. Uzun süre Milli Eğitim Bakanlığı müsteşarlığı yapan Bakan Tekin eğitim çevrelerinin tanıdığı bir isim. Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle Türkiye Yüz Yılı’nın ilk milli eğitim bakanı, elbette kendisinden çok şeyler bekliyoruz.

Cumhurbaşkanımız çeşitli konuşmalarında eğitim ve kültür alanında istenilen ilerleme ve verimliliği sağlayamadığımızı ifade etti. Ekonomi, sağlık, yol, köprü, baraj, savunma sanayi alanlarında görülen iyileşme eğitim ve kültür alanında yakalanamadı.

Eğitim erdemli ve hünerli nesiller yetiştirme sanatıdır. Bir nesil 20 senedir. Bugün eğittiğimiz gençler ancak 20 sene sonra alanlarında verimli hale gelebilir 

Eğitimin beyni öğretmendir. Öğretmenlerimizi erdemli ve donanımlı yetiştirmeliyiz ki eğitimde kaliteyi yakalayabilelim. 

Büyük şair Mehmet Akif iyi bir öğretmende bulunması gereken nitelikleri tek beyitte toplar:

“Muallimim diyen olmak gerektir imanlı;

Edepli, sonra liyakatli, sonra vicdanlı.”

Eğitim Fakültelerinin Mehmet Akif’in saydığı nitelikte öğretmen yetiştirmediğini söylemek malumu ilam olur. Böyle bir hedefin olmadığını söylemek daha isabetli bir tespit olur. 

Eğitime kalite kazandırmanın en kestirme yolu, kendi medeniyet değerlerimizle örtüşen bir öğretmen yetiştirme sistemi geliştirmek.

Eğitim sistemimizin kuramcıları ve örnekleri Batılı. Jean Piagets, Jan Jack Rousseau, İmanuel Kant, Freud, Maslow, Kohlberg, Maria Montessori vb.

Taklitçi bir anlayışla yerli ve milli eğitim sistemi kurulamaz. 

Batılı örnekleri anlatarak gençliğimize medeniyet değerlerimizi benimsetemeyiz. 

Eğitim Fakülteleri hocalarını yetiştirmek çok önemli bir mesele. Eğitime kalite kazandırmaya çalışmalarına oradan başlamak lazım.  Sonra öğretmenlerde mutlaka bulunması gereken özellikleri belirlemeli ve ona göre sistem geliştirmeli. 

Eğitimi evlatlarımıza medeniyet değerlerimizi kazandıracak şekilde inşa etmeliyiz. Kopya eğitim sistemi ile milli ve manevi değerlere sahip nesiller yetişmez.

Eğitim sistemi demokratik olmalı, tek dünya görüşü dayatmamalı.

Fen bilimleri dersleri sadece materyalist görüşü dayatıyor. İslam inancına sahip milletimizin bakış açısını kapsamıyor, dışlıyor.  

Eğitim Fakültelerinde sadece Batılı eğitim kuramlarını ve kuramcılarını öğretmemeliyiz. Önce kendi medeniyet değerlerimizi, kuramlarımızı ve kuramcılarımızı öğretmeliyiz. Dünyadaki başka mütefekkirlerin fikirleri ile eğitim kültürümüzü zenginleştirmeliyiz.

Batılı materyalistlerin hayata ve insana verdiği anlam ile Müslümanların hayata ve insana verdiği anlam çok farklı. Körü körüne Batıyı taklit etmek bizi medeniyet değerlerimizden uzaklaştırır. 

İstiklal Savaşı’nı kazandık fakat düşmanlarımızı taklit ederek onlara benzedik, kendi değer yargılarımızı kaybettik. 

İbn Haldun, mağluplar asıl yenilgiyi galiplerde kendilerinde bulunmayan meziyetler var zannedip onları taklide başladıkları zaman tadarlar, der.

Aliya İzzet Begoviç; benzeri bir tespitte bulunur:

“Savaş, savaşta yenilince değil, düşmana benzeyince kaybedilir.”

Batılı eğitimciler insanı hayvan kabul eder; Nietzsche, insan düpedüz hayvandır, der.  

Kur’an, insanı yeryüzünün en değerli varlığı, Allah’ın dünyadaki kıymetli bir misafiri kabul eder. 

Ateist felsefeciler, ölüm sonrası hayat ile ilgili tek cümle kuramazlar, hiçbir şey vaat etmezler.

Kur’an, ölümün fani dünyadan baki hayata göç olduğu müjdesini verir. 

Hz. Mevlana, ölüm gününü şeb-i arus (düğün günü) yani sevgiliye kavuşma kabul eder. Anadolu’nun bilgesi Yunus Emre ölümü dosta kavuşma olarak görür:

“Sala verilen kastımıza / Gider olduk dostumuza.

Namaz için üstümüze / Duranlara selam olsun.”

Auguste Comte gibi filozoflar ölümü yokluk oluş sayarlar. 

Kur’an’a göre hayat bir imtihandır, insan ilim öğrenerek erdemli insan olmak için dünyaya gönderilmiştir, burada iyilik yaparak kemale ermeli ve cenneti hak etmelidir. 

Hz. Muhammed (sav) çok başarılı ve çok sevilen bir eğitimci idi. 23 senede bir kıta dolusu insanı eğitti. Kötü insanları iyi insanlara dönüştürdü. Onun verdiği eğitimle bedeviler, dünya medeniyeti kurdular.

İslam medeniyetinin mimarı Hz. Muhammed’dir. Onun eğitim anlayışını ve eğitim metotlarını öğretmenlerimize benimseten bir eğitim sistemi inşa etmeliyiz.

Eğitim Fakültelerine “Eğitimde Hz. Muhammed (sav) Modeli” dersi konmalı. 

Hz. Muhammed (sav) Kur’an okuyarak insanları erdemli hâle getirdi. Öğretmenler Kur’an’ın getirdiği müjdeleri bilmeli, tavsiye ettiği erdemlere sahip olmalı. Medeniyet değerlerimize sahip olmayan kimse öğretmen olmamalı.

Değerli akademisyenler ve eğitimciler Prof. A. Halim Ulaş, Prof. Sefa Saygılı, Dr. Ali Akben, Duran Çetin, Mustafa Duran, Burhanettin Saygılı, Ahmet Demirel ile “Eğitimde Hz. Muhammed (sav) Modeli” isimli bir eser kaleme aldık. Suffe Okulu ve Bize Verdiği İlhamlar alt başlığını taşıyan kitap; en başarılı ve en sevilen Öğretmen Hz. Muhammed’den (sav) ilham alarak eğitimin problemlerini çözebileceğimizi ortaya koyuyor. 

Milli Eğitim Bakanımızın bu eseri, öğretmenlere tavsiye etmesini temenni ederim.

Öğretmenlerimiz hizmet içi eğitimlerle Kur’ani değerler ve Hz. Muhammed’in (sav) eğitim anlayışı konusunda bilgilendirilmeli. 

Medeniyet değerlerimizi benimseyen ve dünya ile yarışma ideali taşıyan yetiştirmedikçe eğitimde istediğimiz kaliteyi yakalayamayız.

Prof. Yusuf Tekin’in eğitime kalite kazandıracak adımlar atacağını ümit ediyorum. 

 

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Numan Küçükaşcı

15 Haziran 2023 14:59

(devam) İdarenin baskısı en anlaşılır olanı: "mevzuat hazretleri"...Talebelerinki en merhametsizi: Hocam bizim sınıf bizim kontrolümüzde istediğiniz kadar rahat olun...sizin tavsıyelerinize muhtacız hayata sizin bize vereceğiniz "perspektiften" bakmalıyız ki..." ; İşte tam bir tuzak...Eğer za'fınız bu ise suç üstü yakalandınız hem de itiraftan başka kurtuluşunuz çok zor...Meslekdaşlarınızın da sizi yakın takibe alıp tehdit etmesi hakkıdır:"gözlerim üzerinizde; sizi adım adım ta'kib ediyorum.Nefesimi ensenizde hissedesiniz de muhtemel bir hataya düşmeyesiniz..."Talebelerinizin velileri yok mu hele onların tek silahı sizi belli mercilere şikâyet...bu şucu, bu bucu... Bizim bunların vereceği eğitime ihtiyacımız yok...tabii elde belgeleri de var...tavsiye ettiğiniz kitap dergi veya çeşitli materyaller...O merciler tarafından sorgulanırsınız, savunmanız istenir....

Numan Küçükaşcı

15 Haziran 2023 14:39

Mevzuat hazretlerini ne yaptınız muhterem hazırun; hiç biriniz bunu konunun ilk olarak ele alınması gerekli ana mes'elesi olarak görmemiş. Öncelikle bunu değiştireceksiniz ki manileri tek tek aşabilelim. Seneler evvel dört sene kadar tahammül edebildiğim bir muallimlik tecrübem var. Baskının ("mobing" mi ne diyorlar şimdikiler?) her türlüsü ve her yönden ve her "kesimden"...

Güven AVLİ

8 Haziran 2023 16:22

Güzel bir yazı olmuş teşekkür ederiz gereğini bekleriz yetkili merciler den saygilar

aklıselim

8 Haziran 2023 15:25

Köy enstitüleriyle ateist zihniyetli öğretmenler yetiştirildi. Bu öğretmenler yeninesil memur ,yönetici ve bürokrasiyi oluşturdu Bugün devlet memurlarının %80 i bu zihniyetten oluşuyor. Hükümetin olumlu işlerini engelleyen ve kara propoganda yapan bu CHP zihniyetidir.Öncelikle eğitim fakültelerinin öğretim üyesi kadroları milli ve manevi değerlere bağlı hocalardan oluşturlmalı Eğitim müfredatı islam medeniyeti ve tarihini öğretmeli mukayeseli Batı ve islam medeniyeti dersleri okutmalı. Son 150 yıllık yakın tarih öğretilerek inkilap tarihi dersleri kaldırılmalıdır. Eğitim fakültelerinin kontenjanları azaltılıp her mezunu atanmalı Eğitim fakültelerinin giriş puanları yükseltilerek kaliteli öğrenciler alınmalı.sayın bakanımızdan laf değil uygulama bekliyoruz. Emekli öğretmen

Öğretmen

8 Haziran 2023 13:09

Sayın yazar 38 yıl öğretmenlik yaptım. Senin zihniyetindeki öğretmenlerin geneli bilgisiz,pısırık, bencil,arkadaşını satan,paragöz,öğrenci tarafından sevilmeyen kişiler. Önce kendinizi düzeltin.

Kocayusuf

8 Haziran 2023 14:37

38 yıl öğretmenlik yapan kişi, biraz erdemli ve edepli olur. Bu ne saygısız ve ilkel ifadeler!?

Mustafa Amasyalıoğlu

8 Haziran 2023 12:35

Muhterem Hocam, her satırınız, her cümleniz, 24 ayar altın değerinde... Allah (c.c.), bu Millet-i Merhûme'ye/Aziz Milletimize, Yaşayan-Kur'an olmayı nasîb eylesin...

adem

8 Haziran 2023 12:30

evet katılıyorum "Önce medeniyet değerlerimize sahip hünerli öğretmen yetiştirmeli", sonrası... sonrasını da ben söyleyeyim; sonrada bu öğretmenlere fakirlik sınırının altında maaş verip geçim sıkıntısına düçar etmeli

Hayrettin HATUNOĞLU

8 Haziran 2023 12:17

Muhterem Hocam, medeniyet değerlerine sahip hünerli öğretmen artık bulamasın. Öğretmenler öğrencilerin gözünde saygıya, hürmete layık insanlar olmaktan çoktan çıktı. O sizin dediğiniz değerlere sahip öğretmenler kalmadı. Aileler çocuklarına her okula gidişlerinde ''Aman yavrum, öğretmenlerine saygılı ol, dersleri dikkatli dinle arkadaşlarınla iyi geçin.'' tembihini yapar; sonra dua ederek uğurlarlardı. Ben öğretmenlik yaptığım yıllarda öğrencilerle karşılaştığımda saygı ile selam verir hal hatır sorarlardı. Bize kendilerini sevdirirlerdi. Biz öğretmenlerde onların başını okşar hal hatır sorardık. Onlar bizi biz onları motive ederdik bunu karşılıklı olarak yapardık. Şimdi öğretmenlerle öğrencileri geyik muhabbeti yapıyor. müstehcen fıkralar anlatan bu muhabbeti yapan öğretmenler ''Kafa Adam'' olarak takdir ediliyor. Eskiden öğretmenleri aynen anne-babamızı, Allah'ı hem sevip hem de korktuğumuz gibi sever ve onlardan korkardık da Şunu çok iyi bilirdik sevgisi olanın gazabı da vardır. ''AĞZINDA BAL OLAN ARININ, ARKASINDA DA İĞNESİ VARDIR:''

Hayrettin HATUNOĞLU

8 Haziran 2023 11:49

Muhterem Hocam, medeniyet değerlerine sahip hünerli öğretmen artık bulamasın. Öğretmenler öğrencilerin gözünde saygıya, hürmete layık insanlar olmaktan çoktan çıktı. O sizin dediğiniz değerlere sahip öğretmenler kalmadı. Aileler çocuklarına her okula gidişlerinde ''Aman yavrum, öğretmenlerine saygılı ol, dersleri dikkatli dinle arkadaşlarınla iyi geçin.'' tembihini yapar; sonra dua ederek uğurlarlardı. Ben öğretmenlik yaptığım yıllarda öğrencilerle karşılaştığımda saygı ile selam verir hal hatır sorarlardı. Bize kendilerini sevdirirlerdi. Biz öğretmenlerde onların başını okşar hal hatır sorardık. Onlar bizi biz onları motive ederdik bunu karşılıklı olarak yapardık. Şimdi öğretmenlerle öğrencileri geyik muhabbeti yapıyor. müstehcen fıkralar anlatan bu muhabbeti yapan öğretmenler ''Kafa Adam'' olarak takdir ediliyor. Eskiden öğretmenleri aynen anne-babamızı, Allah'ı hem sevip hem de korktuğumuz gibi sever ve onlardan korkardık da Şunu çok iyi bilirdik sevgisi olanın gazabı da vardır. ''AĞZINDA BAL OLAN ARININ, ARKASINDA DA İĞNESİ VARDIR:''

Ali Erkan Kavaklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle