Müfredatlar problemli ve 15 Temmuz ruhundan uzak
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’mizi kalkındırmış, demokratikleştirmiş, insan hakları ihlallerini azaltmış olmalarına rağmen eğitimde istenen yere gelemediklerini söyledi.
Başbakan Binali Yıldırım hükümet programına ders müfredatlarında yenilik vadetti ama birçok dersi programında eski müfredat tekrarlanıyor. Eski müfredatlar darbe sonrası dönemlerde yazıldı, militarist bir gözle dünyaya bakıldı.
BAKIŞ AÇISI
Her şeyden önce Anayasa’nın 42. Maddesi ve 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’na dayandırılan eğitim perspektifi çağdaş değil. Eğitim sistemi tek tipçi, ideolojik, dayatmacı, farlılıklara izin vermeyen bir anlayışa sahip. Programlarda toplumun temel değerlerine aykırı ifadeler var.
Mesela tarih, İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük programlarında eski aynen tekrarlanıyor. Cumhuriyet öncesi dönem kötü, çirkin ve yanlış olarak nitelendiriliyor ve atalarımızı karalama zihniyeti devam ediyor.
Geçen hafta İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi programındaki problemleri yazmış ve dersin Cumhuriyet Tarihi olmasını teklif etmiştim.
Ülkemizin en büyük eğitim sendikası olan EĞİTİM-BİR-SEN çok kapsamlı bir çalışma yapmış, “Gecikmiş Bir Reform Müfredatın Demokratikleştirilmesi” adı altında kitaplaştırmış, çok daha iyi bir teklifte bulunuyorlar:
“Bu ders kaldırılmalı, içeriği tarih dersi konuları içinde verilmeli.”
İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük hem 8. sınıf hem de 12. sınıfta okutuluyor. Programda hedeflenen kazanımlar 8. sınıf öğrencisinin çok üstünde. Öğrenci psikolojisi, düşünme ve anlama seviyesi dikkate alınmalı.
Problemli programlar sadece tarih dersleri ile sınırlı değil.
MÜZİK PROGRAMI
Müzik dersi programında yerli bestekârlara yer verilmiyor. Varsa yoksa Batı müziği. Itrî gibi dahi bir bestekâr, 3. Selim gibi bestekâr bir hükümdar programda yer bulmalıydı. Dinî müzik, tasavvuf müziği programa hiç girmemiş.
DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ PROGRAMI
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi programı tekrarlarla dolu. 4 ve 9. sınıfların, 5 ve 10. sınıfların, 7 ve 12. sınıfların, 8 ve 11. sınıfların “inanç” alanındaki üniteleri birbirleriyle hemen hemen aynı başlık ve içeriğe sahip. Benzer paralellikler bütün sınıflardaki öğrenme alanları ile üniteler arasında kurulabilir.
Avrupa ülkelerinde din dersi ilkokul birinci sınıfta başlıyor, bizde 4. sınıfta. Türkiye’de öğrenciler Avrupa’daki öğrencilerden daha az din kültürü dersi alıyor. Lisede din kültürü ve ahlak bilgisi dersi bir saat. Almanya’da iki saat. Lisede ders saati en az iki saat olmalı.
ÖLÇME-DEĞERLENDİRME
Eğitim sistemi ezberci ve sonuç endeksli. Hâlbuki eğitimde öğrencinin çaba ve gayreti, öğrenme azmi, öğrenme süreci de değerlendirilmeli. Öğrencilerin farklı bireyler olduğu, farklı öğrenme şekilleri olduğu, öğrenme hızlarının farklı olduğu dikkate alınmalı.
TEOG, YGS, LYS gibi merkezi sınavlar bu farklılıkları görmüyor, ölçme ve değerlendirmede öğretmenin rolü sınırlanıyor hatta merkezi sistemlere devrediliyor. Bu sebeple de öğrenme süreci ve öğrencinin gayreti, kişisel farklılıkları dikkate alınmıyor.
EĞİTİMDE YAPILAN İYİ ŞEYLER
AK Parti iktidarları eğitimde önemli yeniliklere imza attı. Kılık kıyafet dayatmasını kaldırdı, Andımız söylenmez oldu, milli güvenlik dersi kaldırıldı, 19 Mayıs kutlamalarına öğrencilerin katılma mecburiyeti kalktı, okullarda okutulacak kitapların Tebliğler Dergisi’nde tavsiye edilme mecburiyeti kaldırıldı, değerler eğitimi ders programlarına girdi ve önemli hâle getirildi. Seçmeli de olsa Kur’an, siyer ve temel dini bilgiler dersleri kondu.
Ders programlarındaki en önemli yenilik; değerler eğitiminin önemsenmesi ve öğrencilere bilginin yanı sıra değerler sisteminin benimsetilmeye çalışılması.
YAPILMASI GEREKENLER
Eğitimde programlarında yapılan değişikliklerin çoğu darbe sonrası dönemlere rastladığı için eğitim programları sivil bir anlayışla değil, askerî mantıkla yapıldı. Milli Eğitim Bakanlığı ilk defa sivil bir anlayışla ders programları yapmaya çalışıyor ama yukarıda işaret edildiği gibi özellikle tarih, inkılap tarihi ve Atatürkçülük programlarında sivil anlayıştan çok uzak.
Eğitim programları sivil bir anlayış, demokratik değerler, çeşitlilik, veli katılımı sağlanarak yapılmalı. Öğrenciler sanki velilerin değil, devletin. Veli görüşleri önemsenmeli.
Ahlak, adalet, erdemler, dürüstlük, insan sevgisi, milli ve manevi değerlere bağlılık, bilimsellik, kültürel değerlere saygı, sorumluluk, kalkınma ve ilerleme, çalışkanlık, bilim ve teknolojide dünya ile yarışma prensipleri müfredatlara girmiş, çok önemli bir gelişme.
Cemil Meriç, tarih düpedüz bir ideolojidir, der.
Tarih dersleri ideoloji olmaktan çıkarılmalı, tecrübe ve bilginin paylaşıldığı derslere dönüştürülmeli.
Eğitim çocuklarımıza ilim öğretmeli, onları düşündürmeli, onlara güven vermeli, yeteneklerini geliştirip geleceğe hazırlamalı.
Bilim ve teknoloji yarışında Japonya, Çin, Güney Kore, Singapur büyük hamle yaptı. 2012 ve 2015 PISA sınavlarında fen bilimleri ve matematik birinciliği Asyalılar kazandı.
Eğitim sistemi Batı endeksli olmaktan çıkarılmalı.
Kısaca MEB, “MÜFREDATIN DEMOKRATİKLEŞTİRİLMESİ” çalışmasını çok iyi okumalı.
Eğitim sistemi sivilleşmeli, demokratikleşmeli, yerlileşmeli, dünya ile yarışacak erdemli nesiller yetiştirmeli.







