Kitap okuma hızımız ve Kütüphanecilik Haftası
Müslüman bir ülkede kitap ve Kütüphanecilik Haftasından söz etmek abes ama var.
Kütüphanecilik Haftası vesilesiyle kitap okumanın önemini vurguluyoruz.
Aslında Müslüman her gün sabahleyin kalkar, abdestini alır, namaza durur ve okumaya başlar. Hemen hemen her evde Kur’an-ı Kerim var, asıl okuma kitabı Kur’an’dır lakin çoğumuz Arapça bilmiyoruz ve okuduğumuz Kur’an’ı anlama konusunda birçoğumuz gayretsiziz.
Geçen sene Kutlu Doğum Haftası’nda Hatay’ın Yayladağı ilçesinde bir konuşma yaptım ve dinleyicilerimizden her gün iki sayfa mealiyle Kur’an okuma sözü aldım. Bu metotla Kur’an okumaya başlayan bir insan, 600 sayfalık Kur’an’ı 300 günde bitirir. Böylece sene bitmeden 65 gün önce Kur’an’ı baştan sonra mealiyle anlayarak okumuş olur. Anlayamadığı konuları veya daha çok bilgi sahibi olmak istediği âyetlerin tefsirine bakması elbette çok faydalı olur. Bazı günler işlerin yoğunluğundan okuyamayanlara, “Size 65 gün izin yazıyorum, okuyamadığınız günleri izin günlerinizde telafi edersiniz” dedim.
Dinleyicilerim gülümsedi, 65 gün izinli olmak hoşlarına gitti.
Kutlu Doğum Haftası’na iki ay kala Yayladağı Müftüsü Alaaddin Türkoğlu Hocam aradı. Söyledikleri çok hoşuma gitti ve hâlâ kulağımda çınlar:
“Hocam, emniyet amirimizde kulağını çınlattık. Geçen yıl geldiğinizde salonda size söz verenlerden. Kur’an’ı mealiyle okumayı bitirmiş. Bu vesileyle seni andık.”
DÜZENLİ OKUMAK VE KİTAP FUARLARI
Düzenli okumak çok önemli. Düzenli namaz kılanlar, kıyamda düzenli okurlar.
Okumanın ibadet olduğuna inanan bir toplumda okumayı teşvik etmek çok kolay fakat uzun seneler kitap okumayı teşvik edenler, okumanın ibadet olduğunu söylemediler hatta materyalist ve pozitivist düşünce akımlarına kapılıp kitaplarda Allah’ı ve milletimizin kutsallarını inkâr etmeyi marifet saydılar. Bu yüzden millet, öğretmenlerin ve Batıcı aydınların tavsiye ettiği kitaplara şüpheyle baktı.
Dönem değişti. Hafta sonu Bursa’da kitap fuarındaydım. Birçok yeni okuyucuyla tanışma ve sohbet etme fırsatı buldum. Ailece kitap fuarına gelenlere ve aile boyu kitap satın alanlara şahit oldum. Manevi değerlere sahip öğretmenlerimizle tanışıp sohbet ettik. Birçok okuyucu, Akit’teki yazılarımı takip ettiklerini söylediler. Fuarda en çok öğrenci ve öğretmenlere kitap imzaladım. Son romanım 15 Temmuz Diriliş Destanı ve Başarıya Götüren Yol en çok ilgi gören kitaplarım oldu.
Okullarda “motivasyon, başarı, eğitim, yetenek ve zekâ geliştirme” seminerleri veriyorum. Eğitimciler seminerlere önem veriyor; birçok okulda “okuma saati” var, okumayı teşvik ediyorlar. Hele imam hatiplerde öğrencilerin kitaba susuzluğu görülmeye değer.
Bursa kitap fuarı, İstanbul’daki CNR kitap fuarından daha canlı ve hareketli geçti.
Bu hafta Konya’daki Mevlana Kültür Merkezi’ndeki kitap fuarına katılacağım.
Anadolu’da birçok belediye kitap fuarları organize ediyor, çok şükür, okuma kültürü yaygınlaşıyor.
KİTAP OKUMA İSTATİSTİKLERİ
İstatistikler, ülkemizde son senelerde kitaba ilginin arttığını gösteriyor.
Financial Times yazarı David Barchard 1986 yılında Türkiye üzerine yazdığı kitapta şöyle demiş:
“50 milyonluk Türkiye’de basılan kitap sayısı, 9 milyonluk Yunanistan’da basılan kitapların sayısı kadar.”
Türkiye’de 2013’te kişi başına 7.1 kitap,
2014 yılında 7.3,
2015’te 8,
2016’de 8.4 kitap düştü.
1990 senesinde İran’da 6289 yeni kitap basıldı.
1992 yılı Türkiye’sinde 6151 idi.
Bu rakam 1998- 2000 Türkiye’sinde 5-6 bin idi.
2007’de Türkiye Okuyor hamlesi gerçekleştirildi.
Basılan yeni kitap sayısı 2013’te 47.352 oldu.
2015’te 50.752, 2016 yılında 56.414.
Toplam olarak basılan kitap sayısı:
2013’te 536.259.040, 2014’te 561.103.770, 2015’te 670.751.618, 2016’da 666.865.579 adet.
Japonya, Almanya, İsveç, Norveç gibi ülkelerle kıyaslandığında okuma hızımız iyi değilse de geçmiş senelere göre çok iyiyiz. Bu iyileşmede siyasi istikrarın büyük etkisi var. Türkiye istikrarı sürdürmeli, koalisyonlara, olağan dışı hükümet değişikliklerine gitmemeli.
Okumak, tefekkür demek. Tefekkür ise ibadet ve sevap. Daha çok okuyup ilmimizi artırarak sevap kazanma yarışına hız vermeliyiz.
Not: Değerli okuyucularım 30-31 Mart, 1 Nisan tarihlerinde öğleden sonra Mevlana Kültür Merkezi’ndeki kitap fuarında okuyucularla sohbet edip kitaplarımı imzalayacağım. Davetlisiniz.







