Kişilik kazanma mücadelesi ve roman
Duran Çetin’in Aylaynırlı Kızı adlı romanını bir günde okudum; heyecanlı, düşündürücü, ders verici. Liseli Selin’in kimliğini kazanma mücadelesini anlatıyor.
Nefisle hesaplaşma çok zor bir serüven. Bu sebeple Gönüller Sultanı Peygamberimiz (sav), senin en büyük düşmanın nefsindir, buyurmuş.
Selin, internet düşkünü, Facebook’ta kendini başkalarına beğendirme tutkusu olan bir kız. Okul arkadaşı Sena’nın etkisiyle kimliğini sorgulamaya başlar. Selin’in iyi bir Müslümana yakışan kimlik kazanmak için kendisiyle yaptığı hesaplaşma sırasında belli kilometre taşları görürüz.
En önemlisi, Allah’a inanıyorum, öyleyse çevremde arkadaşların beni beğenmesi için değil, Yüce Mevla’nın rızasını kazanmak için çalışmalıyım.
İkincisi, Peygamberimi (sav) seviyorum; öyleyse onun sünnetine sarılmalıyım.
Üçüncüsü, ahirete inanıyorum, ölümü öldürmek mümkün değil, o zaman ahiret azığı hazırlamalıyım, ibadetlerimi yapmalıyım.
Dördüncüsü, ölümün kapımı çalacağını biliyorum, öyleyse tevbe kapısını aşındırmalıyım.
Beşincisi, cehennemin varlığına inanıyorum, o zaman beni cehenneme düşürecek davranışlardan ve modalardan yılandan, akrepten kaçar gibi kaçmalıyım.
Altıncısı, cennete gitmek istiyorum, o hâlde müminleri cennete götüren iyilikler yapmalıyım, namaz kılmalıyım, sadaka vermeliyim, muhtaçlara yardım etmeliyim. Kendimi başkalarına beğendirmek için yaptığım süslerden, modalardan vazgeçmeliyim.
Selin kendisiyle roman boyunca hesaplaşır. Kendini başkalarına beğendirme duygusundan kurtulmaya çalışır. Zaman zaman bunalır, “Kendimi çözemedim” der.
“Saklı dert veya nefsin kölesi olmak, çevrede beğenilme, kendini beğenme…” Bunların hepsi nefsin hileleridir ve insanı erdemli insan olmaktan alıkoyar.
Zevklerin oltasına takılan insan istediğini yapar. Dilediğini yapan nefsinin kölesi olur. Nefsine söz geçiremeyen hesap günü hesabı veremeyecektir.
Kendini arkadaş çevresine beğendirmeye çalışan Selin, derslerini ihmal etmekte, öğretmenleri ve ailesi ile problemler yaşamaktadır.
Sena, arkadaşına hem ders çalıştırır hem de özentiden kurtulması için kitap okumasını tavsiye eder. Öğretmenlerin uyarı ve telkinleri netice verir, Selin kendini kendi olmaktan çıkaran özentilere son vermeye ve nefsinin esaretinden kurtulmaya karar verir.
Kurtulmak nefisle mücadelede anahtar kelimedir. Aslında birçok insan neyin iyi neyin kötü olduğunu bilir ama kesin karar verip kötülükleri terk etmek zordur. Kötü alışkanlıkları terk etmek için azim ve irade gereklidir. Arkadaş çevresi mühim rol oynar zira insan sosyal bir varlıktır, çevresinden etkilenir. Nihayet Selin, Sena ve Feyza ile arkadaş olur, onların yardımıyla nefsine rest çeker.
Kötü alışkanlıklardan kurtulma, namaz ve ibadetlere başlama konusunda kendisiyle yaptığı mücadele günlerce sürer. Selin’in kendisiyle hesaplaşma anını şöyle anlatır usta kalem Duran Çetin:
“Kurtulmalıydım birçok şeyden. Nefsime uymaktan kurtulmalıydım mesela. Televizyon seyretmekten, telefon bağımlılığından, süslenme hastalığından, arkadaşlarıma kıyafetimin üstünlüğünü kabul ettirme yarışından, güzel görünme takıntısından, gözlerimin altını ve üstünü boşamaktan…”
Bunu yapamazsam…
“Kaçtığımız ölüm bizi yakalayacak elbette. Hayat treni istesek de istemesek de ilerlemeye devam edecek. Bizden öncekiler terk etti bu treni, biz de terk edeceğiz. Bizden önce ölmeyeceğini düşünen milyarlarca kişi gitti. Onların da bizim gibi hayalleri vardı, onlar da dünyaya dalmışlardı. Hayallerinin peşinde koşarak ya da istediklerini yerine getirmenin geçici mutluluğunu yaşamak için akşamı, yine dünya sevgisiyle sabahı ediyorlardı. Derken beklenmedikleri şey geliverdi bir gün. Ölüm meleği karşılarına çıktığında bir şey diyemediler. Dilleri tutuldu, söyleyecek bir şeyleri de yoktu. Beklemedikleri bir durumdu. Ölümü kim bekler?.. Ölüme ihtimal bile vermiyorlardı. Gidenlerin hepsinin geri gelmek istediği yerdeyiz. Bunun kıymetini bilmek gerek…”
Lezzetleri acılaştırıp tahrip eden ölümü çok hatırlayınız, buyurur Gönüller Sultanı Peygamberimiz (sav). Romancı, ölüm hakikatini hatırlatarak Selin’e yol gösteriyor.
Duran Çetin usta bir kalem, tecrübeli bir öğretmen. Romandan birçok ana fikir çıkarılabilir:
1. Eğitimciler her şeyden önce sabırlı olmalı, öğrenciler zaman içinde olgunlaşır.
2. Öğrenciler özellikle ergenlik döneminde kimlik kazanma mücadelesi sırasında birçok yanlış yapabilir. Bu dönemde hoşgörülü olmalı, onlara yardım etmeli, anlayışlı olmalı.
3. Nefisle mücadele ömür boyu sürer. Hz. Yusuf, muhakkak ki nefis kötülüğü emreder ancak merhametli Rabbim müstesna der. Hiç kimse nefis ve şeytanla mücadeleden muaf tutulmamıştır. Bu iki ezeli düşmanla ömür boyu savaşacağız. Gençler nefis ve şeytanla savaşırken onlara doğru metotlarla rehberlik yapmak gerekir.
Duran Çetin, romancı üslûbuyla gençlere olgunluk ve erdemlere giden yolu gösteriyor. Aylaynırlı Kız’ı orta ve lise öğrencilerine ve onlara rehberlik etmek isteyenlere tavsiye ederim. (İrtibat, Beka yayınları, 0212 5124343; www.bekakitap.com)







