--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Gözümüzün önünde bunca mucize varken

Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
8

Almanya’da din dersine giriyordum. Derste Allah’ın insanları önemsediğini beyin, göz, kalp gibi mucize organlarla donattığını; parmak, yüz, avuç içi, göz retinası, beyin hücreleri gibi organlarımıza özel imza attığını anlattım, ekledim:

“Parmak izimiz biricik kimseye benzemez, yüzümüz çok özel, kimse plaka takmaz, göz retinamız bize özeldir. Beyindeki 100 milyar sinir hücresi özeldir, fabrikasyon hücre yok. İnsan çok özel ve değerli. Bu sebeple Yüce Mevlâ peygamberler göndererek kendisini bize tanıtmış, bizden kendisine kulluk etmemizi istemiş ve peygamberleri mucizelerle desteklemiş.”

Cem adında haylaz bir öğrencim vardı. 7. sınıf, ergenlik çağına yeni girmiş, uzun boylu, başında kavak yelleri. İtiraz etmeyi ve derste tartışma çıkarmayı çok severdi. Dersteki monotonluğu bozduğu ve dikkatleri toplamaya yardım ettiği için onun itiraz ve sorularına hoşgörü ile yaklaşırdım. 

Cem, elini kaldırmadan itirazı bastı:

“Mucize diye bir şey yoktur. Peygamberler de insan, nasıl mucize gösterecekler?”

Sınıf dikkat kesildi, herkes mucize konusunda ne diyeceğime odaklandı. 

Gülümsedim, elimdeki kitabı masaya bırakıp arka sırada oturan Cem’e doğru yürüdüm.

Allah, elçisini yarı yolda bırakmaz yavrum. Onları özel yeteneklerle donatır, yardım eder, mucizelerle destekler. Mucizesiz peygamber olmaz, ben bile size mucize gösterebilirim” dedim.

-Haydi, göster diye gürledi Cem.

Saatime baktım, dersin bitmesine kısa bir süre kalmıştı. Mucize konusunu anlatmak ve Allah’ın yerleri ve gökleri mucizelerle doldurduğunu anlatmak önemli bir konu. Cem’e gülümsedim:

Bu derste olmaz, zaman yetmez, gelecek ders gösteririm.”

O sınıftan ötekine, bir dersten başkasına derken konuyu unutmuşum. Ertesi hafta sınıfa girince Cem ayağa kalktı, yüksek sesle:

-Mucize gösterecektiniz, getirdiniz mi?

O an söz verdiğimi hatırladım. Cem’i tahtaya çağırdım. Yaz, dedim:

Mucize: İnsanların yapmaktan aciz kaldıkları, yalnız Yüce Allah’ın yapabildiği ve yarattığı fevkalâde, harikulâde hâl ve hareket.”

-Sınıfa dön ve kollarını havaya kaldır!

Cem tebeşiri bıraktı, ellerini kaldırdı!

-Arkadaşlar, iyi bakın! Ellerimiz mucizedir, kimse el yapamaz.

-Hocam, bu kadar basit idi de geçen ders neden söylemediniz?

Gülümsedim, anlatmaya devam ettim:

“Parmak ucumuz mucizedir, avuç içimiz mucizedir, kimsenin parmak izi, avuç içi başkasına benzemez. Yüzümüz mucize, yüzde Allah’ın imzası var, çok özel tasarlanmış. Tıpkı ressamın resmin köşesini imza attığı gibi Allah yüzlerimize imza atmış. Hayat çok önemli mucize Allah’ın mührünü taşır.

Gözlerimizin yaratılışında simetri var. Kollarımız ve ayaklarımız birbirine eşit. Saçlarımız uzar, kirpik ve kaşlarımız uzamaz. Yüzümüz ölçülü. Göz kapaklarımız gözümüzü tozdan, topraktan, mikroplardan korumak için tasarlanmış, otomatize edilmiş, irademizi beklemeden kapanır, açılır, gözümüzü harici tehlikelerden korurlar. 

Beynimiz mucize, her hücresi özel. Beyin 1 kg su, 150 gr yağ, 130 gr protein, 15 gr şeker, 10 gr tuzdan meydana gelir. Bu beş maddenin hepsi cansız, akılsız, bilgisiz. Beyin ise canlı.

Entropi yasasına göre cansız maddeler kendi başlarına organize olup canlı varlık yaratamazlar. Cansız maddelerin beyinde canlanması mucizedir. Su, protein, yağ, şeker ve tuzun düşünmesi, hayal etmesi, öğrenmesi, öğretmesi, bilgiyi hayata geçirmek için tasarımda bulunması mucize eylemlerdir. 

Düşünce, hayal, bilgi metafiziktir, madde değildir. 

Beynin bilinçli olması mucizedir. Allah’ın eseridir. Hayatı veren odur, cansız varlıkları o canlandırır.”

Ders boyunca anlattım. Öğrencilerimin çok hoşuna gitti, mucize konusu anlamışlardı. Cem’e sorusu için teşekkür ettim, derste aktif olduğu için memnundu.

Medyada “Ateizm, deizm yayılıyor, gençler ateist oluyor” şeklinde algı operasyonları yapılıyor. Ateizm, hayatı, bilinci, suyun nasıl var olduğunu izah edemez. Cansız maddelerin nasıl canlandığını, beynin bilgiyi hafızaya kaydetmesini, anlamasını, yorumlamasını, yeni düşünceler üretmesini açıklayamaz. Ateizm ölüm ötesi için hiçbir şey vaad etmez.

Çocuklarımıza değer vermeli, onları önemsemeli, onlara sevgi ve ilgi göstermeliyiz. Değerli olduklarını hissettirmeliyiz. Allah’ın bize değer verip yarattığını, dünyaya misafir olarak gönderdiğini, peygamberler ve kitap göndererek cennete davet ettiğini anlatmalıyız. 

Ateizm ölüm sonrası için hiçbir vaatte bulunmazken hayatı bize veren Allah, ebedi hayat vaad ediyor. Kendisini tanıyıp kulluk edenleri cennetle müjdeliyor, isyan edip inkâr edenleri cehennemle tehdit ediyor. 

Peygamberimiz (sav) bir kişi idi, öğretmen olarak geldi, kıtalar dolusu insanı Kur’an okuyarak ikna etti. İnananların işi kolay. Önümüzde böylesine güzel bir örnek var. 

Ateizm çıkmaz sokak, varlıkların nereden geldiğini açıklayamıyor. 

Kur’an aklı ikna ediyor, kalbe huzur veriyor. Müslümanların işi kolay. Hayat, bilinç, düşünce, evrendeki düzen, gözümüzdeki simetri… Milyarlarca mucize gözümüzün önünde. 

Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri peşinden gelmesinde, insanlara fayda veren şeylerle yüklü olarak denizde yüzüp giden gemilerde, Allah’ın gökten indirip ölü toprağı canlandırdığı suda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında; rüzgârı, yer ile gök arasında emre hazır bekleyen bulutları yönlendirmesinde düşünen bir toplum için Allah’ın varlığına deliller vardır.” (Bakara,65)

Çocuklarımızı sevelim, ilgi gösterelim, okutalım, bilgilendirelim ve sahip çıkalım. 

 

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Hayrettin HATUNOĞLU

27 Ocak 2022 22:13

Son 20 yılda eğitimin bütün ilke ve kuralları yok edildi. Öğretmen öğrenci arasında saygı ve sevgi kalmadı. Öğrenciler okula sokak serserisi, öğretmenler maganda kıyafeti ile gelmeye başladılar. okullarda disiplin, ciddiyet, öğrenme yok edilerek test sorusu ezberleyip üniversiteye girme yarışı başlatıldı. kitap okuyan, kompozisyon, şiir yazan; düşünen, proje üreten öğrenci yerine diplomalı cahil yetiştirme ön plana alındı.

A.Yücel

27 Ocak 2022 21:49

Erdi kardeşim, Allah belaların büyüğünü peygamberlerine vermiş onlar da Allah'tan gelene razı olmuşlar. Çarmıha çekilen de İsa as değil.

Hayrettin HATUNOĞLU

27 Ocak 2022 21:17

Son 20 yılda eğitimin bütün ilke ve kuralları yok edildi.

said

27 Ocak 2022 19:47

Anlatılanlar hepsi Allahın sanatıdır ve kudret mucizesidir. Peygamberlere verilen olağan üstü olaylar da kudret mucizesidir, Nebisine bir ikram hediye taltif ve inkarcılara şamardır.

Salihce

27 Ocak 2022 17:06

Gençler çok önemli. Ve çoğu kayıp . Ahirimiz sıkıntılı !

fatih

27 Ocak 2022 10:18

ESSELAMU ALEYKUM ... evet benim de kafama hep bu kılların uzaması konusu takılırdı.. saçlar sürekli uzar, sakallar sürekli uzar ama misal kollardaki kılları kesince belli bir boya kadar uzar ve dururlar .. bunu dubaide iranlı bir doktor hanıma sordum dermatolog, hemen yanımdan uzaklaştı.. sonra istanbulda tanıştığım dermatolog bir doktor hanıma sordum, kıl köklerinden kaynaklanıyor dedi.. peki dedim nasıl oluyor, belli bir boya kadar uzayıp durmayı kıl kökleri nasıl yönetiyor dedim.. aynı durum misal köpek kullarında da var dedi doktor ve Allah böyle taktir etmiş, yaratmış dedi ... bu doktor hanım kapalı değildi, modern bir hanımdı ..

Erdi

27 Ocak 2022 08:35

Benim anlamadığım tanrı peygamberini yalnız bırakmıyorsa isa çarmıha gerilürken Zekeriya ve Yahya öldürülürken neden bir şey yapmadı?

Mucize nedir?

27 Ocak 2022 04:28

Bu anlattıkların Allah’ın kudretidir. Mucize farklıdır; mesela peygamberimizin (as) Ayı parmağı ile ortadan ikiye bölmesi mucizedir.

Ali Erkan Kavaklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle