Üstad üzerinden algı tüccarlığı

06 Ocak 2019 Pazar

Dostlar sapla samanın iyice birbiri ile karıştığı bu günlerde akl-ı selim ile hareket edenlerin söylediklerine ve söylemediklerine kulak vermemiz gerekiyor.

Son günlerde yazılı ve görüntülü basının gündeminde iftira ve karalamalarla adından sıkça söz edilen Üstat Mehmet Şevket Eygi beyle Ramazan Bingöl kardeşimin ev sahipliğinde bir grup arkadaşla beraber kahvaltıda buluştuk.

Yediklerimiz içtiklerimiz bizde kalsın. Son günlerde üstadımız üzerinden oluşturulan polemikle durumdan vazife çıkartıcı güruh ile ilgili biz sorduk kendileri her zamanki zarafet ve nezaketi ile cevap verdi.

Konu ile ilgili geçen hafta kaleme aldığı makalesini hatırlatarak bu yaşımda bu alçaklığı bana reva görenler ve buna hak vererek, dahlim olmayan bir yafta ile mobbing yapanlarla mahkemey-i kübradan önce hukuki haklarımı kullanarak hesaplaşacağını belirterek bu şerefsizliği yapacak kadar alçalanlara hakkını hiçbir zaman helal etmeyeceğini söyledi.

Konuya vâkıf olmayanlara kısaca meseleyi arz ederek yazıma devam etmek istiyorum. Emekli bir ordu mensubu, geçtiğimiz hafta Feto elebaşısı ile üstadın özel harp dairesinde birlikte çalıştıklarından bahisle üstadımızın tertemiz olan geçmişini kirletmek istemiş ve bunu da kirli basının iftiracıları tarafından sakız gibi çiğneterek kafaları karıştırmıştı.

Gerçekten de kafalar öyle karıştı ki, bizim mahallede yazan çizen, bazı angut kafalıların bile araştırmaya soruşturmaya dahi gerek duymadan atıp tutmalarına sebep olmuştu. Sosyal medyada gündem oluşturup sağduyu sahibi insanların bile acaba diyerek birbirleri ile fısıldaştığı bu alçakça girişimin müsebbibleri için söylenecek tek şey belalarını bulsunlar demekle iktifa edeceğim.

Bizim mahallede kalem oynatan ve birçoğu için de haklarında gıyaben olumlu not verdiğimiz ve üstadımıza isimlerinden bahsettiğimizde bunlar da mı diye sorma ihtiyacı hissettiği kişilerin kaleminden de aynı minval üzere sorgulamalar olunca doğrusu pes demekten başka söyleyecek bir şey bulamıyorum.

Yaftalamanın oluşturduğu iz ile bazı insanlar üstadımızın geçmişten günümüze gazetecilik yıllarında halkımız arasında olumlu imaj bırakmış tutum ve davranışlarını bile sorgulatır hale geldi.

Tüm bu ve benzer soru işaretli meselelerle ilgili üstadımız geçen hafta köşesinde kaleme aldığı makalesinin başında ve sonunda tekrar eylediği altı sıfatı tekraren bir kez daha yüksek perdeden söyleyerek müfterileri bir kez daha ispata davet etti.

Onların amacı elbette üzüm yemek değil. Tek hedefleri bu güne kadar ak pak kalmış geçmişinde hiçbir kir olmayan muhterem üstadımızla, adını buraya yazarak sayfamı kirletmek istemediğim yaratığı aynı kefeye koyup suyu bulandırmak.

Bu ve benzer haber süslü ve soslu kirli bilgiye aslında birçoğumuz aşınayız. Ancak bu kadar açık, alçak ve fütursuz mesnetsizine de pes doğrusu demek geliyor içimden.

Gerçi bu güruhun mazisinde bu kadarına rahmet okutacak haber değeri sıfır olan çok halt etmeler var.

Birçoğumuzun malumu olmasına rağmen birkaç tanesini hatırlatarak makalemi sonlandırmak isterim.

Kirli haber yapmada üstat olan malum gazetelerden birinde geçmişte cami hocasının çalınan keçisi şöyle haber edilmişti. “Hoca keçi çaldı”.

Günümüzde asparagas haber yapmak çarpıtma ve algı operasyonlarının altına imza atmak o kadar sıklaştı ki, yoğurdu üfler olduk.

Yakın geçmişte insanlarımız olmadık şeylerle yaftalanabiliyor ve hatta beşinci kol faaliyetlerine meze yapılarak buharlaştırılabiliyor veya itibarsız hale getirilebiliyordu.

Basın ahlâkı, etik, hak-hukuk gibi kavramlarda düne göre karnemizdeki kırık not sayısı azalsa da, tamamen düzeldiğimizden bahsetmek hâlâ pek mümkün gibi görünmüyor.

Bugünlük de bu kadar.

Kalın sağlıcakla.

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Aziz KotanAziz Kotan5 ay önce
    Sayın yazar ,makalemize yorum yapanlar yazınızın tamamımı niçin okumazlar doğrusu merak ediyorum.Makalenizde açıl seçik belirtmişsiniz mahkeme sürecini buna raağmen yorum yapan bir kişi niye mahkemeye vermiyor diye suçlamaya devam ediyor.Ne zaman adam gibi adam veya insan gibi insanlar olacağız doğrusu kaygılıyım.
  • hüseyinhüseyin5 ay önce
    Ali bey kardeşim derin bir yapı malzeme üretmeye uğraşıyor. Üstad ile uğraşanların akıbetleri dünyada daha feci olmuştur ve olur. herkesin susturulduğu geçmişte risaleleri engelleyememişler bugün bütün dünyaya yayılmıştır. havlayanlara taş atmaya uğraşma dinde hassas akli muhakemede noksandırlar. anlamazlar uğraşılmaz Yüce yaradan hakimdir alimdir ve de cebbardır.
  • KerimKerim5 ay önce
    Niye başkası değil de Mehmet Ş. Eygi? MŞE çok önde biri değil ki hedef alınsın. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Ayrıca MŞE beddua etmekten başka bir şey yapmıyor. Bunu iddia edeni niye mahkemeye vermiyor? Hem de FG ile birlikte çalıştığını itiraf ediyor zamanında. Bu ithamı silmek için gerekli gayreti göstermiyor. Özel harp dairesi açıklama mı yapacak “bu bize çalıştı” diye. O zaman bu işlerin içinde olanların açıklaması yeterli görülür.
  • Bir okurBir okur5 ay önce
    Gerçek üstad Kur'an'ı Kerim dır . Hz Ali ranh " ilim bir nokta idi cahiller ÇOĞALTTI"risaliyeyi nuru yazdıranın ilmi üç buçuk ay evet sizin kitaplarınız da böyle yazıyor. O peygamber ezberleme ye çalışması bile yasak idi çünkü cebrailin okuduğunu unutamazsın diye ayet var. ala suresi 6 - Bundan böyle sana Kur'ân'ı okutacağız da unutmayacaksın.
  • Asaf UtkuAsaf Utku5 ay önce
    Ali hocam Mehmet Şevket hocamı yıllardır takip ederim.Müfterileri lanetliyorum
  • Ali Ali 5 ay önce
    Üstad kim kime denir.? Tevhid'i sakat olan üstad mı oluyor sakat tevhid'liye üstad mı deniliyor. ? Baş üstadıniz ilan Nur cemaatinin liderine 600 sayfa reddiye yazmış Abdullah tekhafizoglunun yazdıklarını red edemediniz Kastamonu liyakasini piyasadan kaldırdınız . Risaliyeyi nura yazılan reddiye yi yazanAbdullah tekhafizoglunu yalan yazdı ise yalanlayin. Bilin ki bir sürü reddiye varkitap piyasada

Günün Özeti