Şarlatan doktorluk ve bilim

20 Ocak 2019 Pazar

İstanbul Tabip Odası geçen hafta konu ile ilgili basın açıklaması yaparak şarlatan doktorların 10 özelliğinden bahisle durumdan vazife çıkardı. Meslekte tecrübem ve yaşım gereği konuşma yazma yorum yapma ve hatta tenkitte bulunma hakkımın var olduğunu düşünerek bu konularla ilgili makalelerim oluyor.

Geçen haftaki makalemde tam bu konuya parmak basarak yetkilileri ve meslektaşlarımızı bilgilendirmiş ve özellikle genç doktorlarımıza aman ha dikkat demiştim.

Farklı kesimlerden ve hastalarımdan olumlu çok sayıda tenkit almam nedeni ile bu hafta da meseleyi enine boyuna örnekler ile detaylandıracağım.

Hekimlik, insanlık tarihi ile birlikte var olmuş ve kutsiyeti nedeni ile cazibesini hiç kaybetmemiş ve insanlık yaşadığı sürece de etmeyecek bir meslek. Tarihi akışına baktığımızda hekimlerin sadece hastalarla ilgilenmediği biyoloji, sosyoloji, jeoloji, astronomi, mantık, din ve hatta filozofi ile iç içe olduklarını da görüyoruz.

Son yüz yılda bilimsel gelişmelerin etkisi altında kalarak Ortodoks batı tıbbı olarak tanımlayabileceğim bir zırh ile etkinlik alanını daraltan ve bilimsellik yaftası at gözlüklerini takarak insan gibi bir muammanın hastalıklarına çare ve çözüm üretmek gibi bir paradoksla mesleğimizin önünün tıkandırıldığına şahit oluyoruz.

Bu tıp öyle sert ve katı kurallarla kuşatılmış ve adeta bir din haline getirilmiş ki, kendinden olmayan her şeyi reddederek bugünlere kadar geçerliliğini devam ettirdi. Kurallarına uymayanları da şarlatanlık gibi muğlak aşağılayıcı bir dille yargılayıp etkisiz hale getirdi.

Mızrak uzun süre çuvalda tutuldu. Ancak bugün mızrak çuvala sığmıyor.

Bu dininin en büyük savunucusu ve koruyucusu olan tıp endüstrisi, günümüzde öyle affedilmez hatalarla insanlarımızın sağlığı ile oynadı ki, özellikle Amerikan menşeli bir kısım doktorlar bu kadarına pes diyerek çok sayıda bilimsel makale ve kitapları ard arda yayınlayarak yaptıkları affedilmez hataların affedilmesi için günah çıkarmaya başladı.

Mucize diye piyasaya sürülen yüzlerce binlerce kimyasal ilaç toplatıldı.

Mahkemelerde hak arayan mağdurlar milyonlarca dolar tazminatlar kazanmaya başladı.

Ağrı kesicilerin ağrıyı artırdığı, depresyon ilaçlarının intiharlara sebep olduğu, kan sulandırıcıların beyin ve iç kanamalarla hastaların ölümüne sebep olduğu, kanser ilaçlarının hasta hücrelerle beraber sağlıklı hücreleri de öldürdüğü gibi onlarca, yüzlerce gerçeklikle yüzleşmeler görüntülü ve yazılı medyanın etkisi ile kamuoyunda infiallere sebep oldu.

Bu arada; durumdan vazife çıkarıcı tıp dışı hekimlik mesleği ile ilgisi olmayan cahil cesaretlisi insanlar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de itibar görmeye başladı. 

Bu acı gerçeklikten dolayı tedavi ve ilaç yan etkilerinden korkan hastalarımız biz hekimlerden umutlarını kesince etkisi ve yetkisi olmayan uyanıklar güruhunun ağına düşüp Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan oldular.

Endüstriyel tıp, sosyal medya ve reklam sektörünün acımasız gerçekliğinin efsunladığı birçok insan, sağlıklı iken çakma bir sürü hastalık adı türetilerek hasta haline getirildi. Bu sağlıklı hastalar bilimsellik adı altında tedavilerle gerçek hastalar haline dönüştürüldü. Bu paradoks günümüzde elan toplumumuzda sık yaşanılan bir gerçeklik.

Burada yediğimiz gıdaların iş ve aş stresinin üfürmeleri, sosyo-ekonomik yaşanmışlıklar yaşanılan sürecin tuzu biberi ve garnitürü oldu.

Tabip odası yukarıda özetlemeye çalıştığım yaşanılan gerçeklikleri tamamı ile yok sayarak işi sadece toplumun cehaletine ve dini hassasiyetlerine bağlayıp on maddede şarlatanlık diye kendi içerisinde bile tutarlı olmayan maddelerle durumdan vazife çıkarmış.

Hekimlik arı misali olmalı örneklememi sık tekrar ederim.

Bal arısına vahiyle şifa haznesi bir gıdayı ürettiren Rabbimiz, bizlerin de arı misalindeki gibi şifayı ararken at gözlükleri ile bakmamamızı öğütlüyor.

Şifa bazen basit bir tebessüm ile bazen sırtın sıvazlanması ile bazen de daha detaylı özverili bir emeğin ürünü olarak gelebilir. Biz hekimlere düşen asıl görev: Haddimizi ve hududumuzu iyi bilerek hastalarımızın her bir hücresindeki hikmeti iyi belleyerek ve önce zararlı olmadan yararlı olmaya çalışmaktır.

Dünyanın doğusundan batısına görme imkânım oldu. Çin’de batı tıbbı tedaviler öne geçerken Amerika’da adım başı gördüğüm bitkisel storlar ve geleneksel tıp ofisleri sağlık arayışının tüm dünyada bütün hızı ile devam ettiğini müşahede ettim.

Birçok TV kanalı sağlık programına davet ediyor. Programın içeriğinde maalesef üzüm yemekten daha çok bağcıyı dövecek gerçeklikler olduğundan dolayı bu mesleği bu kadar ticarileştirmeyelim temennisi ile geri çeviriyorum.

Bugünlük de bu kadar.

Kalın sağlıcakla. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • mhmtmhmt4 ay önce
    Bazı yorumcular çokbilmiş olduğu için makaleyi yanlış anlayıp da saçmaladığımızı sanıyorlar. Ama şunu göremiyorlar. Şarlatanlık sadece tıpta değil her alanda yapılıyor. Adı ne olursa olsun yapılan şarlatanlık para akıtıyor yani kazandırıyor. Yoksa şarlatanlık neden yapılsın. Demogoji ise direksiyonudur. Raydan çıkılmışsa sağ ve sol fark etmiyor bataklıklar bu yüzden destek varsa büyüyor. Tıpta, eğitimde, tarımda, dış iç ticarette, yani aklınıza gelen her ortamda yol açılırsa şeytanlar yani şarlatanlar çevik zekalarıyla ortamı hem dine hem kendilerine hem de bilime uydurarak yolunu buluyorlar. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az. Deveye boynun eğri, demişler; nerem doğru ki, demiş. Bu işler lafla düzelmez. Sistem yalakalığı artırıyorsa, yalana dolana iitiyorsa, dini tüccarlık olarak yaşanmayı sağlıyorsa, kolay yoldan köşeyi döndürüyorsa, haramı helale sokuyorsa, ... kolayca düzelme olmaz. Elif gibi dosdoğru olup yaşamaya geçilmeden, caydırıcı cezalar olmadan düzelme olmaz. Allah yar ve yardıımcımız olsun.
  • FerhatFerhat4 ay önce
    17. Yüzyilin sonlarinda fransiz inkilaplabindan sonra dünyayi kontrolü altina alan siyonist, ateist ve masonik küresel gücler sadeceavrupada siyaseti ve ekonomiyi kontrol altina almadilar ayni zamanda bilimi, egitim alanini ve teknolojiyi de kendi cikarlari dogrultusunda sekillendirmeye basladilar. Sözün dogrusu her alanda masonik ve ateist AB ve bunun gibi olusumlardan medet umdugu müddetce ve bunlatin ilmine ve bilimsel arastirmalarina bagli kaldigi müddetce her türlü hastalik ve musubet bize de bulasip bizide harap edecektir malesef. Hukuk sistemimizden tutun ekonomi ve ticaret anlayisi, bilim ve ilimde her alanda kendi milli ve manevi degerleri dogrultusunda hareket etmedigimiz müddetce harab olmaya mahkumuz.
  • Arif AktürkArif Aktürk4 ay önce
    Değerli yazar makaleni dikkatli okumayan yorumcuların torumları ağırlıklı olmuş.Bu arkadaşlara bu makaeyi daha dikkatli okuyunuz diyorum.Çünkü tesbitler ve öneriler birlkte değerlendirildiğinde anlam daha anlaşılıyor
  • herkese böyle mi açık olunuyor?herkese böyle mi açık olunuyor?4 ay önce
    Peki, emir gibi tiplerin yormalarını niye buraya koyuyorlar ki, anlamı yorum!
  • doktora dikkat!doktora dikkat!4 ay önce
    Ali Bey, hastanelerde zaman zaman sahte doktorlar yakalanıyor! (bunlar piç feto gibi ilk mektep üçten terk tipler oluyorlar genellikle)Bu mesleğe anında uyum sağlamak böyle kolay bir iş mi ki hemen bu kılığa girip icar-i faaliyette bulunabiliyorlar?
  • birisibirisi4 ay önce
    bir de kan sulandırıcıların beyin kanamasına sebep olabileceğini belirtmişsiniz. pıhtı atınca başka tedavi formülü yok bildiğim kadarıyla. az dozda kullananda bile pıhtı atabiliyor. kleksan iğne ile pıhtı açıldı mesela.
  • birisibirisi4 ay önce
    depresyon ilaçlarının zararından siz de söz etmişsiniz. geçen bir programda şiddet gösteren birinin antidepressan içtiği söylenince nevzat tarhan içmeseydi daha kötü olacaktı demekki demişti. bu sözü cımbızla çektim.şizofreni tedavisinde kullanılan ilaçlar basit antidepressanlardan çok daha etkili. bir tanesinin intihar duygusunu tetiklediğine ben de şahit oldum. ama mevcut ilaçlar bunlar. ne yapılabilir onu araştırıp yazarsanız faydalanırız.
  • Dikkatli okuyucuDikkatli okuyucu4 ay önce
    Yazarların makalelerine yorum adı altında makalenin içeriğini okumadan yazanları yorumları inceleyenler okuyarak değerlendirdikten sonra okuyucu istifadesine sunsa daha doğru olacak.Emir isimli yorumcu ne makaleyi okumuş nede verilmek istenen mesajdan haberi var .Kaba tabir sallamış işkembeden çıkanları dökmüş.Yazık ki çok yazık
  • Ahmet ünlüAhmet ünlü4 ay önce
    Değerli yazar makalenizin altına imzamı atıyorum.Yetkililer ders alsında bitsin bü yanlışlar
  • Ali rızaAli rıza4 ay önce
    Hocam diline ssğlık çok doğru bir teşhis
  • mhmtmhmt4 ay önce
    Allah razı olsun. Doğruyu konuşanı kimse sevmez. Dosdoğru yaşamak kolay değil. Allttaki yorumcu bile okuduğunu anlamamış. Sizin doktor olduğunuzu bile anlamadan yorum yapmış. Allah akıl fikir versin. Çözüm nerede? Elif gibi olmaktadır. Dosdoğru olup yaşamaktadır. Dinimiz imanımız para olmuş ise kokusunu alırsak suyunu da çıkarırız. Neden tuz koktu denir? Büyücülük üfürücülük kahinlik kısa yoldan köşeyi dönmek değil mi? Hele din de tüccarlık olursa değme keyfine. Gelsin yatlar, katlar, o şehir bu şehir, o lokanta bu diskotek, felekten çalmaları uyuşup uçmalar,... Ne zamana kadar ... Para suyunu çekene kadar. Olmadı, sil baştan. Sen doğruyu yapıp sadece gerçeği söylüyorsan senden uzak dururlar. Medyada sesini duyurman içinse torpil gerekli. Seni büyütecek büyükler seni podyuma çıkarmalı. Onlardan daha doğru bile bilsen onların tüccar ekibinden olmadıkça adının baş harfini bile telaffuz etmezler. Çünkü boru değil, onlar da din satıyorlar! Din önemli! Yakınlarsa daha önemli! Dini meslek olarak görenler iman etmiş olanlar değil, para edenin o topraklarda Hıristiyanlık, bu topraklarda İslam olduğunu bilenlerdir. Maliyeti az, kazancı çok iş!Her yer tutulmuş, dükkanlar kapılmış, markalar hüküm sürmekte, AVM’ler ve holdingler büyük götürmekte. Senin sesinden korkanlar ilk önce onlar olurlar. Çünkü seni de kendileri gibi tüccar zannederler. Onlar anlattıkları ya da savundukları dine bile uymazlar. Onların inkarda ileri gidenleri oldukça malgöz, art niyetli, ikiyüzlü, sahtekâr, aldatıcı, yalancı, yolsuzluk zanlısı, pişkin, hizipçi, saldırgan, bölücü, nefsini ilah edinmiş kibirli kimselerdir… Onların gölgesinden korkanlarsa kendilerine dokunmadığını düşündükleri hiç bir zulme ses çıkaramayan bencil korkaklardır. Banknot ya da sikke kafalılar tarih boyunca kendilerine yarayacak sloganlar üretmekten geri kalmamışlardır. Sol kesimde dünyayı imar eder. Gününü gün eder. Bizim hayvanlardan ne farkımız var diyerek günü birlik doyuma ulaşır. Simülasyon, sanal zeka, evrim, ışınlanma, reenkarnasyon ile kafalar karışık, karıştırılır. Çorbalar her kesimde. Bataklığa bir girdin mi artık çıkışa ulaşma yerine girdaba kapılıp gidersin. Kolunu kaptıran gövdeyi de başı da kaptırır. Artık haram helal birbirine karıştığında kafalarda bulanıklaşır. Her şey mübahtır, her şey serbesttir. Modernlikte budur. Dünyaya bir kez geldin o zaman dünyadan zevk almaya bak, her haltı ye. Bu yaşama ise en doğru yaşama olarak vurgulayor. Yattı balık yan gidiyor. Demogoji kurtarıyor. Allah yar ve yardımcımız olsun.
  • VirüsVirüs4 ay önce
    Virüs yine bütün kanallara dadanmış, "beni profesör yapın, ne olur" diye zırlıyor, yerli yersiz..
  • emiremir4 ay önce
    Tabipler birligine sarlatan diyorsun sen kimsin be kose yazarcigi misyonun egitimin nedir bu hakaret etme gucunu nerden aliyon malem musveddesi senden iyi sarlatan olmaz bu kosede sallayip duruyon
  • Yaşlı DoçentYaşlı Doçent4 ay önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız;Malumunuz, Profesör olmak için Doçent olarak 5 yıl beklemek gerekmektedir. Oysa 25-30 yıl boyunca Üniversitelerimizde öğretim elemanı olarak çalışmış; 10 binlerce öğrenci mezun edip deneyim kazanmış Yaşlı Doçentler olarak, koskoca 5 yılı boşu boşuna tüketip biyolojik ve psikolojik olarak ezilme sürecine girmemek adına; yaşlılıkta beklenmesi bir ömür kadar uzun olan söz konusu bu 5 yıllık bekleme süresi belasından, emeklilik hakkını elde etmiş biz Yaşlı Doçentleri kurtarmanızı saygılarımızla istirham ediyoruz.
  • tarıktarık4 ay önce
    bu anlatılanlar sadece sağlık yönü. işin uzmanları mesleklerinin tamamen yalan olduğunu anlatır. tabi ki milyonda biri anlatır. örneğin dünya düzdür. araştırın görürsünüz, ya da bekleyin ilerde görürsünüz. şaka gibi değil mi ama gerçek. cahil biri değilim iü end. müh. mezunuyum

Günün Özeti