Kir ve nur iç içe

24 Şubat 2019 Pazar

Her şey iç içe, hak ve batıl savaşları her dönem olduğu gibi günümüzde de tüm dünyada ve özellikle de İslam dünyasında tüm acımasızlığı ile devam ediyor. İpler kötü niyetli insanların elinde olduğu sürece bu karışıklık devam edecek gibi. Bizler böyle günlerde doğru izi nasıl takip edebiliriz sorusu ile muhatap durumundayız.

Doğru kavramı evrensel olmakla birlikte, bugün kime ve hangi şartlara göre soruları ile boyut değiştirmiş durumda. Amerika ve batının doğrusu dünyanın geri kalanında doğru şöyle dursun evrensel bir kavram bırakmadı. İnsanlık adına her türlü değeri tuz buz eyledi. Doğruya ulaşmak için sürülen izlerin içi öyle iğfal edildi ki ar damarı çatlamış insanları bile çileden çıkarır derecede vahimlikler günlük rutinimiz oldu. Gözleri kör kulakları sağır ve dilleri lâl olmuş ucubelerle iç içe yaşayıp gidiyoruz.

Kavramların ve ortak değerlerin kördüğüm olduğu ve çözüm ihtimalinin iyice azaldığı günlerden geçiyoruz. Dünyanın çivisi kopmuş ya da koparılmış. Dün savunduğumuz ve uğruna canımızı seve seve vereceğimiz değerlerin, bugün içinin oyularak boşaltıldığını görebiliyoruz. Büyük zannedilen cüce devlet reislerinin hâli pür melali ortada. Her yaptığını doğru olarak satabileceğini zanneden Amerikan gâvurunun Venezuela’da yediği herzeleri nasıl yorumlamak gerekir?

Ülkemizin doğusunda adı konulmamış fiili bir savaş büyük oranda başarılmış olsa bile komşu sınırlarımızda tüm acımasızlığı ile devam ediyor.. Devletimize milletimize ve bütünlüğümüze dinamit koyan bu savaşı farklı kulvarlara çekerek demokrasi, hak, hukuk mücadelesine devşirmek isteyen güruhlar var. İt izi sürenlerle at izi sürenlerin yolunda hiçbir benzerlik yok. Yol açısı 180 derece. 

Dünün benzer günlerinde dedelerimiz ne yapmış diye bakmak en doğrusu gibi geliyor bana. Hak batıl savaşı sadece günümüze has bir mücadele değil. İnsanlık tarihi ile beraber başlamış. Kıyamete kadar da sürecek. Dedelerimiz böyle günlerde az konuşmuş çok iş yapmış. Söz gümüşse sükût altın sözüne uygun davranarak önlerine çıkartılan badireleri bir bir aşmasını bilmiş. 

Değerli dostlar gün, gözlerimizi dört açma günü. İhanet şebekeleri her türlü kutsalımızla acımasızca oynamaya ve onları değersizleştirmeye var gücü ile devam ediyor. İzleri birbiri içerisinde öyle oynatıyor ki, şeytana pabucunu ters giydirir tarzında.

Cambaza bak oyunu sahnelerde. Rahmetli Necip Fazıl’ın Sakarya türküsünde tanımladığı oluklardan akanlar bile karıştırılmış. Kir ve nur nerede ise iç içe akar olmuş. Sınırın nerede başlayıp bittiğini doğru tahmin etmek ise her gün biraz daha zorlaşıyor.

Kurtulanlardan olmanın tek yolu niyetlerimizdeki samimiyet. Aynalar ise samimiyetimizin kurtuluşumuz için yeterli olup olmadıklarında en doğruyu söyleyen doğrucu Davudlarımız. Gerçekler, onunla yüzleşebilenlere acı da olsa doğruyu gösterebilir. İki dünyamızı berbat etmeden aynalarla yüzleşerek içimizde taşıdığımız gerçek niyetlerimizle halleşelim. 

Halleşelim ki, bu dünyadan göçmeden önceki son çıkışımız bizi ebedi âlemde hayal ettiğimiz güzelliklerle buluştursun. Yoksa evet yoksa farkında dahi olmadan kaybedenlerden oluruz. Böyle bir son ile bu dünyadan göçen insanlardan eyleme bizi Allah’ım duasına toplu âminler diyerek makalemi sonlandırıyorum.

Bugünlük de bu kadar. Kalın sağlıcakla.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Ahmet AratAhmet Arat3 ay önce
    Hocam nasıl kurtulacağız bu acizlikten.Etrafım kir pis pas içinde nasıl olacak hocam?
  • Muhammet GençMuhammet Genç3 ay önce
    Efendim adini söylemeye utaniyorum(P....lik) müslüman mah....Aylardır yillardır bizden görünenlere.(Ş .S) YAZIKTIR BU MİLLETE

Günün Özeti